eğer bir çocuksan her yıl farklı bir insan olursun. genellikle sonbaharları, okulda eğitim yeniden başladığında, yaz tatili keşmekeşini ve uyuşukluğunu üzerinden atıp bir üst sınıfta yerini aldığında böyle hissedersin. değişikliği en kesin haliyle kaydettiğin zamandır bu. sonrasında hangi yılda ya da ayda olduğunu bilmezsin; ama değişim eskisi gibi devam eder. uzun bir süre boyunca geçmiş senden kolayca ve sanki otomatiğe bağlamış gibi düzenli bir şekilde akıp gider. geçmişin sahneleri yok olmazlar da, gündem dışı kalırlar. sonra keskin bir dönemece çıkagelirsin ve ardında bıraktığın olan bitenler taptaze yeni sürgünler verip ilgini, hatta bir şeyler yapmanı ister, elden bir şey gelmediği aşikar olmasına rağmen.
alice munro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
alice munro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6.03.2020
çocuk
alice munro
eğer bir çocuksan her yıl farklı bir insan olursun. genellikle sonbaharları, okulda eğitim yeniden başladığında, yaz tatili keşmekeşini ve uyuşukluğunu üzerinden atıp bir üst sınıfta yerini aldığında böyle hissedersin. değişikliği en kesin haliyle kaydettiğin zamandır bu. sonrasında hangi yılda ya da ayda olduğunu bilmezsin; ama değişim eskisi gibi devam eder. uzun bir süre boyunca geçmiş senden kolayca ve sanki otomatiğe bağlamış gibi düzenli bir şekilde akıp gider. geçmişin sahneleri yok olmazlar da, gündem dışı kalırlar. sonra keskin bir dönemece çıkagelirsin ve ardında bıraktığın olan bitenler taptaze yeni sürgünler verip ilgini, hatta bir şeyler yapmanı ister, elden bir şey gelmediği aşikar olmasına rağmen.
eğer bir çocuksan her yıl farklı bir insan olursun. genellikle sonbaharları, okulda eğitim yeniden başladığında, yaz tatili keşmekeşini ve uyuşukluğunu üzerinden atıp bir üst sınıfta yerini aldığında böyle hissedersin. değişikliği en kesin haliyle kaydettiğin zamandır bu. sonrasında hangi yılda ya da ayda olduğunu bilmezsin; ama değişim eskisi gibi devam eder. uzun bir süre boyunca geçmiş senden kolayca ve sanki otomatiğe bağlamış gibi düzenli bir şekilde akıp gider. geçmişin sahneleri yok olmazlar da, gündem dışı kalırlar. sonra keskin bir dönemece çıkagelirsin ve ardında bıraktığın olan bitenler taptaze yeni sürgünler verip ilgini, hatta bir şeyler yapmanı ister, elden bir şey gelmediği aşikar olmasına rağmen.
31.07.2017
avuntu
alice munro
bir keder yoktur
bir kayıp, bir ihanet yoktur
yarası sağalmayacak
öyleyse avunsun ruhun
ayırsa bile mezar
sevenle sevileni
paylaştıkları hayattan
gördün mü yağmur dinmiş
ve o güzelim güneş ışıldıyor
çiçekler nasıl da güzelleşti
nasıl da güzel bir gün bugün
üstünde fazla düşünme
ne sevginin ne de görevlerin
uzun zamandır unuttuğun dostlar
yaşamla ölümün
her şeyi sonuçlandırdığı yerde
bekliyor olabilirler seni
kimse uzun süre yas tutmayacak ardından
dua etmeyecek, özlemeyecek de seni
yerin hep boş kalacak
orada olmadığın zaman
30.06.2017
uzun lafın kısası
epiktetos: insan isterse karga bile mutluluk getirir.
alice munro: insanlar ne zaman, "söylemek istemezdim" deseler, aslında söylemeye can atıyorlardır.
jack london: acı en iyi öğretmendir.
balzac: yasalar; büyüklerin, zenginlerin işlerine engel olmaz; tam tersine, korunması gereken küçüklerin yakasına yapışır.
gerard de nerval: en akıllı ve sakıngan insan bile, görünüşe kapılarak aldanır.
mary wollstonecraft: dünyada yoksunluğunu çektiğimiz şey hayırseverlik değil, adalettir.
karl marx: sahip olduklarınız ne kadar çoksa, siz o kadar azsınız.
alessandro manzoni: bu dünyanın sunmuş olduğu nimetlerden biri de, insanların birbirini tanımadan karşılıklı kin güdebilmeleridir.
octavio paz: okumak, insanın kendine giden, aklının ucundan geçmeyen yollar bulmasıdır.
stendhal: neler yapabilirmişim, bir ben bilirim. başkaları ise, çok çok, "belki yapardı" diye düşünür, o kadar.
robert owen: en iyi yönetilen devlet, en iyi ulusal eğitim sistemine sahip olan devlettir.
charles baudelaire: her hastanın yatak değiştirme tutkusuna kapıldığı bir hastanedir bu yaşam. kimi soba karşısında çekmek ister acısını, kimi pencere kıyısında iyileşeceğini sanır.
alice munro: insanlar ne zaman, "söylemek istemezdim" deseler, aslında söylemeye can atıyorlardır.
jack london: acı en iyi öğretmendir.
balzac: yasalar; büyüklerin, zenginlerin işlerine engel olmaz; tam tersine, korunması gereken küçüklerin yakasına yapışır.
gerard de nerval: en akıllı ve sakıngan insan bile, görünüşe kapılarak aldanır.
mary wollstonecraft: dünyada yoksunluğunu çektiğimiz şey hayırseverlik değil, adalettir.
karl marx: sahip olduklarınız ne kadar çoksa, siz o kadar azsınız.
alessandro manzoni: bu dünyanın sunmuş olduğu nimetlerden biri de, insanların birbirini tanımadan karşılıklı kin güdebilmeleridir.
octavio paz: okumak, insanın kendine giden, aklının ucundan geçmeyen yollar bulmasıdır.
stendhal: neler yapabilirmişim, bir ben bilirim. başkaları ise, çok çok, "belki yapardı" diye düşünür, o kadar.
robert owen: en iyi yönetilen devlet, en iyi ulusal eğitim sistemine sahip olan devlettir.
charles baudelaire: her hastanın yatak değiştirme tutkusuna kapıldığı bir hastanedir bu yaşam. kimi soba karşısında çekmek ister acısını, kimi pencere kıyısında iyileşeceğini sanır.
31.05.2017
uzun lafın kısası
charles baudelaire: bu dünyada her şeyden cinayet sızıyor; gazeteden, duvardan, insan yüzünden.
epiktetos: beni zengin yapan, toplumda edindiğim yer değil, kendi yargılarımdır, kendi yanımda taşıdıklarımdır. yalnızca bunlar tam anlamıyla bana aittir ve elimden alınamazlar.
gerard de nerval: bize kalan tek sığınak, kalabalıktan gitgide uzaklaşmak için durmadan tırmandığımız fildişi kuledir.
alice munro: insan ilk kitabını bastırınca bir süre kendini bir bok sanıyor.
karl marx: felsefeciler dünyayı farklı yollardan yorumlamışlardır; ama yapılması gereken, dünyayı dönüştürmektir.
mary wollstonecraft: bir şeyi kendisi olduğu için sevmedikçe, hiçbir şeyi hiçbir zaman iyi yapamayız.
alessandro manzoni: bir felaketin ardından, ertesi gün, sıkıcı bir ruh durumuyla uyanmak çok acı vericidir.
octavio paz: insan ancak devrimci bir toplumda kendini gerçekleştirebilir ve kişiliğini bulabilir.
robert musil: aşk ve şiddet; alacalı bulacalı, büyük, suskun bir kuşun iki kanadından daha uzak değildir birbirine.
stendhal: nasıl ki tuttuğumuz güzel bir balık bir iki günde bayatlayıp ziyan olursa bir toplumun ruhu da iki yüz yılda ölür gider.
voltaire: bir masumu mahkum etmektense bir suçlunun serbest kalmasını göze almak yeğdir.
15.06.2013
bazı kadınlar
alice munro
bir erkeğin odayı terk ettiğinde, o odadaki her şeyi geride bıraktığını unutma. bir kadınsa, odadan dışarı çıktığında, o odada olmuş her şeyini beraberinde götürür.
insan ilk kitabını bastırınca bir süre kendini bir bok sanıyor.
hayatımmış, yaşamımmış, aşamalarmış; bir şey keşfettiysem o da kişiliğimin kokuşmuş olduğudur. amacımmış. bokummuş. maneviyatımmış. entelektüelliğimmiş. içeride hiçbir şey yok. sadece dışarısı var, ne yaptığın, hayatın her bir dakikası. bunun farkına vardığımdan beridir mutluyum. kişilik denilen şu aptal meseleyi geride bıraktım.
hayatınız boyunca bir şeyin olduğu sadece birkaç yer, hatta tek bir yer vardır, bir de diğer yerler.
sofya kovalevskaya: matematik okumamış birçoğu onu aritmetikle karıştırıp kuru ve sıkıcı olduğunu düşünür. ne var ki gerçekte bu bilim esaslı bir hayal gücü gerektirir.
bir tane önemli kadın ismi söyle bana. erkekleri baştan çıkarıp öldürmek dışında, dünyaya bir faydası, etkisi olmuş birini söyle. onlar doğuştan geri ve benciller ve bir fikir, kendilerini adayabilecekleri makul bir fikir benimsemeyegörsünler, anında isterikleşip kibirleri yüzünden her şeyi mahvederler.
matematik doğal bir yetenektir, aynı kuzey ışıkları gibi. dünyada başka her şeyden, makaleler, ödüller, meslektaşlar ve diplomalardan azadedir.
bir erkeğin odayı terk ettiğinde, o odadaki her şeyi geride bıraktığını unutma. bir kadınsa, odadan dışarı çıktığında, o odada olmuş her şeyini beraberinde götürür.insan ilk kitabını bastırınca bir süre kendini bir bok sanıyor.
hayatımmış, yaşamımmış, aşamalarmış; bir şey keşfettiysem o da kişiliğimin kokuşmuş olduğudur. amacımmış. bokummuş. maneviyatımmış. entelektüelliğimmiş. içeride hiçbir şey yok. sadece dışarısı var, ne yaptığın, hayatın her bir dakikası. bunun farkına vardığımdan beridir mutluyum. kişilik denilen şu aptal meseleyi geride bıraktım.
hayatınız boyunca bir şeyin olduğu sadece birkaç yer, hatta tek bir yer vardır, bir de diğer yerler.
sofya kovalevskaya: matematik okumamış birçoğu onu aritmetikle karıştırıp kuru ve sıkıcı olduğunu düşünür. ne var ki gerçekte bu bilim esaslı bir hayal gücü gerektirir.
bir tane önemli kadın ismi söyle bana. erkekleri baştan çıkarıp öldürmek dışında, dünyaya bir faydası, etkisi olmuş birini söyle. onlar doğuştan geri ve benciller ve bir fikir, kendilerini adayabilecekleri makul bir fikir benimsemeyegörsünler, anında isterikleşip kibirleri yüzünden her şeyi mahvederler.
matematik doğal bir yetenektir, aynı kuzey ışıkları gibi. dünyada başka her şeyden, makaleler, ödüller, meslektaşlar ve diplomalardan azadedir.
29.10.2012
nefret, arkadaşlık, flört, aşk, evlilik
alice munro
insanlar ne zaman, "söylemek istemezdim" deseler, aslında söylemeye can atıyorlardır.
çitler insanı her zaman bir yere götürür.
anlattığında birini sarsacak bir şeyler biliyorsan, anlatırsan ve karşındaki sarsılırsa baş döndürücü bir iktidar hissine kapılman kaçınılmazdır.
bazı insanlar hiçbir zaman kendini suçlu hissetmez. bazı insanlar hiçbir şey hissetmez.
bir kadın için akıllı demek soğuk demektir.
bir bebek, ana rahmindekinden başka hayat bilmez; sıcak, karanlık, sulu mağarasında yaşarken yakında içine düşeceği koskoca aydınlık dünyadan tamamen bihaberdir. bizler de yeryüzünde yaşarken, tamamen bihaber olmamakla birlikte, ölüm badiresini atlattıktan sonra içine gireceğimiz ışığı hayal edemeyiz katiyen.
insanlar ne zaman, "söylemek istemezdim" deseler, aslında söylemeye can atıyorlardır.çitler insanı her zaman bir yere götürür.
anlattığında birini sarsacak bir şeyler biliyorsan, anlatırsan ve karşındaki sarsılırsa baş döndürücü bir iktidar hissine kapılman kaçınılmazdır.
bazı insanlar hiçbir zaman kendini suçlu hissetmez. bazı insanlar hiçbir şey hissetmez.
bir kadın için akıllı demek soğuk demektir.
bir bebek, ana rahmindekinden başka hayat bilmez; sıcak, karanlık, sulu mağarasında yaşarken yakında içine düşeceği koskoca aydınlık dünyadan tamamen bihaberdir. bizler de yeryüzünde yaşarken, tamamen bihaber olmamakla birlikte, ölüm badiresini atlattıktan sonra içine gireceğimiz ışığı hayal edemeyiz katiyen.
13.02.2009
çocuklar kalıyor
alice munro
insanların para saklamak için seçtiği yerler şaşırtıcıdır. en mantıklı ve akıllı insanların bile.
insan çocukken başka yerlerde uyuduğu geceleri asla unutmaz.
eğer çok kötü bir şey yaparsan ve kimse fark etmezse daha da kötü hissedersin; cezalandırıldığında hissedeceğinden çok daha kötü hissedersin.
hasta bir insan, ölmekte olan bir insan, aklını her türlü çerçöple doldurup o çöpleri en ikna edici şekilde düzenleyebilir.
insanlar rezalet mi çıkardılar, isteyeceğin en son şey el altında bir bıçak olmasıdır.
insanların para saklamak için seçtiği yerler şaşırtıcıdır. en mantıklı ve akıllı insanların bile.insan çocukken başka yerlerde uyuduğu geceleri asla unutmaz.
eğer çok kötü bir şey yaparsan ve kimse fark etmezse daha da kötü hissedersin; cezalandırıldığında hissedeceğinden çok daha kötü hissedersin.
hasta bir insan, ölmekte olan bir insan, aklını her türlü çerçöple doldurup o çöpleri en ikna edici şekilde düzenleyebilir.
insanlar rezalet mi çıkardılar, isteyeceğin en son şey el altında bir bıçak olmasıdır.


