mesa selimovic etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mesa selimovic etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30.11.2021

uzun lafın kısası

alain:
yeryüzünde can sıkıntısı çeken bir adamdan daha korkunç bir varlık yoktur.

andre gide: herkesin hile yaptığı bir dünyada gerçek insan bir şarlatan gibi görünür.

ayn rand: insani içgüdülerin eksikliği hep yoksullarda ortaya çıkıyor. insanın hayırseverlik inceliklerini bilmek için paralı doğmuş olması şart.

doris lessing: zaman, düşünce yapraklarımızın unutuluşa doğru taşındığı bir ırmaktır.

jodi picoult: bir insanın sizin için doğru olduğunu, söylemek zorunda olmadıkları söylediklerinden daha da önemli olduğu zaman anlıyorsunuz.

john fowles: insan sürekli bir eksikliktir, sonsuz bir yoksunluktur, bireysel şeylere görünüşte sonsuz bir kayıtsızlık içinde bulunan görünüşte sonsuz bir okyanusta sürüklenmektedir.

kierkegaard: insan sadece başkaları için değil, kendi için de bir gizem olmalı.

mario puzo: kadınlar erkekler gibi gelmezler; onlarınki erkeğinki yanında vızıltı kalır. erkek torbasını patlatırken beyni de gümler. erkek gerçekten yapar bu işi, kadın yapamaz.

mesa selimovic: her şeyin başlangıcı ve sonu olan zaman üzerine yemin ederim ki, herkes her zaman zarar içindedir.

cenap şahabettin: meşe gölgesinde filizlenen yosunlardan çoğu, kendilerini meşe fidanı sanırlar.

goethe: hiç kimse sanmasın ki gençliğin ilk izlenimlerini aşabilecektir.

halil cibran: meşe ile çınar birbirlerinin gölgesinde büyümezler.

31.12.2020

uzun lafın kısası

"eğer hedefine doğru giderken yolda durup sana havlayan her köpeğe taş fırlatırsan hiçbir zaman hedefine varamazsın." (türk atasözü)

balzac: deha her şeye benzer, hiçbir şey ona benzemez.

emrah serbes: insanın bambaşka biri olmayı isteyeceği bir an gelir, gerçekten bambaşka biri olmayı isteyeceği bir an gelir.

irvin yalom: ölümle yüzleşmek anksiyete doğurur; ama aynı zamanda hayatı zenginleştirecek bir potansiyel de taşır.

lucretius: başkalarının başına gelen kötülükleri seyretmek bize keyif verir.

mesa selimovic: yükseldiği ölçüde yalnızlığa gömülür insan. 

orhan pamuk: orijinalliğin, özgünlüğün formülü son derece basittir: daha önce bir araya gelmemiş olan iki şeyi bir araya getirmek.

sadık hidayet: sonunda en şiddetli cezaya çarptırılırız ve boğucu bir gün ortasında kanun adına bizi tutuklayan kişi bıçağını saplar kalbimize; köpek gibi geberir gideriz. cellat da suskundur, kurban da.

şükrü erbaş: insanların ilgi ve güven dilendiği bir devletin ne onuru, ne iyiliği ne de varlığının bir değeri olabilir.

cenap şahabettin: yüksek tepelerde hem yılana hem kuşa rastlayabilirsin; ama biri sürünerek, öteki uçarak yükselmiştir.

goethe: önemli olan, kusursuz olanı görebilmek ve onu dışavurmaya cesaret etmektir.

william blake: hapishaneler yasanın taşlarıyla inşa edilir, kerhaneler dinin tuğlalarıyla.

2.03.2019

özlem

meša selimović

yükseldiği ölçüde yalnızlığa gömülür insan. 

tatlı söz; kökü yerin derinliklerine, dalları da göğe doğru uzanan güzel bir ağaç gibidir. 

dünyada nedenini aramak, açıklamak gereği olmayan biricik şey sevgidir.

çevremizdeki mutsuzluğun nedeni, herkesin layık olduğu düzeye erişememiş olduğunu düşünmesi ve karşısındakini rakip kabul etmesidir. insanlar hayatta başarı sağlayamayanları küçümser, kendilerinden üstün olanları da çekemezler. huzuru arıyorsan küçük görülmeye, savaşı kabul ediyorsan nefret etmeye alışmalısın.

lanetlenmiştir insan, geçmediği yolların özlemini çeker her zaman. 

her şeyin başlangıcı ve sonu olan zaman üzerine yemin ederim ki, herkes her zaman zarar içindedir.

23.12.2017

derviş ve ölüm

meša selimović

yalnız kendine sadıktır insan.

her türlü kuraldan daha geniştir yaşam. ahlak yalnızca bir imgelem, yaşam ise olup biten şeylerdir. insan yaşamına günahtan çok, günah işlememek için alınan önlemler zarar getirmiştir.

düşünen değil, eyleme geçen insandır.

aylak insan, her zaman iyi insanlar ve sevimli yerler arayabilir; onun duru ruhu, geniş gökyüzüne, özgür yollara açıktır; bu yollar insanı hem hiçbir yere götürmez hem de her yere götürür.

gerçek yaşlılığın başlangıcı yerleşmektir.

felaket ve kötülükleri her zaman herkes bilir, gizli kalan yalnız iyiliklerdir.

insan denen yaratık korktuğu için güçlü olmak ister, onun eski bir özelliğidir bu. gerçek şu ki büyük bir zorbadır insan. gerçeğe en uzak kalanlar ise zorbalardır. 

mum bitmek üzereyken daha iyi yanar. 

adaletsizliklerin hepsi aynıdır; oysa insan kendisine yapılan adaletsizliğin en büyük olduğunu sanır.

suçsuz bir insanı öldüren, bütün insanları öldürmüş gibi olur.

ölüme aracılık eden umut, nefretten daha büyük bir can alıcıdır. o, arzuladığı şeyleri kulağına fısıldayarak insanı yatıştırır, inandırır ve bıçağın altına gönderir.

31.07.2014

uzun lafın kısası

mesa selimovic: gerçek yaşlılığın başlangıcı yerleşmektir.

ernesto sabato: kimse kimseyi yoksul üniformalı bir şeytanın öteki yoksul şeytanları hor gördüğü gibi hor göremez.

jean-paul sartre: gerçeklere dosdoğru ve çekinmeden bakmak kadar iyi bir şey yoktur.

kurt vonnegut: insanlar hakkında ne kadar çok şey öğrenirsen onlardan o kadar çok tiksinirsin.

cicero: kendi doğumundan önce olanları bilmeyen, sürekli çocuk kalmaya mahkumdur.

henry david thoreau: önüne geleni haksız yere içeri tıkan bir yönetimde, onurlu her insanın olması gereken yer cezaevidir.

boileau: doğrudan başka hiçbir şey güzel değildir; yalnız doğrudur sevilmeye değer.

salman rushdie: modern benlik; hurdalar, dogmalar, çocukluk anıları, gazete makaleleri, rastgele sözler, eski filmler, küçük zaferler, nefret ettiğimiz ve sevdiğimiz insanlardan oluşturduğumuz sallantılı bir binadır.

hegel: kendini kuran bireyliğin devinimi, gerçek dünyanın oluşumudur.

paul holbach: insanlar olağanüstü olanı basit olana, anlayamadıkları şeyleri anlayabildiklerine tercih ederler. onların, hayal güçlerini uyandırmak için "gizemli" şeylerin dürtüsüne ihtiyaçları vardır.

tahsin yücel: sevgili dostum, bu dünyada her şey alışveriştir.

alain de botton: yanında zayıf davranabileceğim kadar seviyor musun beni? herkes gücü sever; ama sen beni zaaflarımla seviyor musun? asıl sınav budur. yitirebileceğim her şeyden arınmış olsam, yalnızca ömür boyu sahip olacağım şeyler için sever misin beni?

29.06.2014

uzun lafın kısası

andrew crumey: yaratıcı zihinler en iyi yalnızken gelişir.

boethius: erdemler yüksek mevkilerden dolayı değer kazanmaz; yüksek mevkiler erdemlerden dolayı değer kazanır.

cicero: tamamen kendisine bağlı olan ve kendisinin olduğunu söylediği her şeyi içinde taşıyan birisinin son derece mutlu olmaması olanaksızdır.

ernesto sabato: nice aptallığı çok akıllıca davrandığımızı sanarak yapmışızdır.

alain touraine: demokratik yönetim biçimi en çok sayıda bireye en büyük özgürlüğü veren, olası en büyük çeşitliliği tanıyan ve koruyan siyasal yaşam biçimidir.

wolfgang günter lerch: ilk izlenim daima hayal kırıklığı yaratır.

kürşat başar: birini sevmen için elle tutulur bir neden bulamıyorsan onu sahiden seviyorsun demektir.

william s. burroughs: aşağılık bir insanın temel göstergesi sağcı olmasıdır.

mesa selimovic: her şeyin başlangıcı ve sonu olan zaman üzerine yemin ederim ki, herkes her zaman zarar içindedir.

yamamoto tsunetomo: parayı ararsan bulursun, bulamayacağın şey insandır.

pascal: insanlar dinsel inanç yoluyla yaptıkları kötülükleri başka bir yolla asla bu kadar eksiksiz ve neşeyle yapmazlar.

saltıkov-schedrin: bilgi aydınlık, bağnazlık ise karanlık demektir. karanlık, ömrünü tamamlamış, bitmiş bir gerçektir; ışık ise beklenen gerçektir. ve ne olursa olsun gelecektir.

31.05.2014

uzun lafın kısası

cicero: ünü hor görmek üstüne kitap yazanlar, baş sayfaya kendi adlarını koyarlar.

andrew fletcher: eğer bir insan tüm baladları yazma imkanına sahipse, bir ülkenin kanunlarını kim yaparmış, ona vız gelir.

ernesto sabato: sonunda ona benzemeden yıllarca güçlü bir düşmanla dövüşemezsiniz.

alain touraine: egemenlik ilişkilerinin ortak özelliği, kendilerini doğalmış -yani dayatılmamış- gibi göstermektir.

john fowles: bağışlanmayacak kadar günahkar hiç kimse yoktur.

kürşat başar: insanların bir gün büyüyüp düşlerini unuttukları ve artık onları çocuklara ait şeyler sandığı bir dünya hiç de yaşanmaya değer bir yer değil.

mesa selimovic: insan yaşamına günahtan çok, günah işlememek için alınan önlemler zarar getirmiştir.

apostolos doxiadis: dünya üzerindeki hiçbir şey gerçekten yeni değildir. insan ruhunun soylu dramları da öyle.

saltıkov-schedrin: eğer ahmakların elinde yetki olsa tüm akıllıları yeryüzünden silip süpürürler.

thomas bernhard: yaşamımızdaki her uykusuz gece için minnettar olmalıyız; çünkü bizi mutlaka felsefi açıdan ileriye götürür.

henry david thoreau: çoğu insan hayatını sessiz bir umutsuzluk içinde sürdürüyor.

boris pasternak: yaşamı boyunca hiç yanlış yapmamış, doğrudan ayrılmamış insanlardan hiç hoşlanmam. erdemli kişiler, yaşamın güzelliğindeki gizi anlayamazlar.