thomas carlyle etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
thomas carlyle etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25.06.2021

din

thomas carlyle: bilgin arttığı oranda, inanç yok olur.

atatürk: egemenliğini sürdürmek için dine ihtiyaç duyanlar zayıftır. bu tıpkı halkı bir tuzağa düşürmeye benzer. benim halkım demokrasinin ilkelerini, hakikatin prensiplerini ve ilmin öğretilerini benimseyecektir. hurafeler tek tek yok edilmelidir.

nietzsche: dünyanın neresinde din nevrozu ortaya çıksa onun üç tehlikeli perhiz talebiyle bağlantılı olduğunu görürüz: inziva, oruç ve cinsellikten kaçınmak.

albert einstein: bir insanın etik davranışları; duygudaşlığı, eğitimi, sosyal bağları ve ihtiyaçlarıyla şekillenir; din üzerinden temellendirilmesi gerekli değildir. eğer insanlar sadece cezalandırılmaktan korktukları ya da ödüllendirilmeyi umdukları için iyi davranışlar sergiliyorlarsa bunu bilmek bizi oldukça üzer.

mark k. bilbo: apolejetik (dini savunma) denen şeye ihtiyaç duyulması bile, tanrı hakkındaki iddiaların ne kadar zayıf olduğunun bir göstergesidir. tanrı her zaman savunmalara, bahanelere, açıklamalara, kelime oyunlarına ve mazeretlere ihtiyaç duyar.

robert g. ingersoll: din kimseye destek olmaz. dinin kendisinin desteklenmesi gerekir, daimi bir dilencidir. diğerlerinin çalışmaları sayesinde var olur ve kendisine bağışta bulunan kişileri destekliyormuş gibi davranacak kadar kibirlidir.

9.03.2019

theo'ya mektuplar

vincent van gogh

duygu birliğinin yeniden doğduğu yerde yaşam yeniden başlar.

yaşam yalnızca bir ekme dönemidir, hasat mevsimi yoktur burada.

kitaba karşı hemen hemen karşı konulmaz bir tutkum var. hiç durmadan okumak, öğrenmek, kendi kendimi yetiştirmek peynir ekmek kadar kesin bir gereksinim benim için.

insan okumayı öğrenmek zorunda; tıpkı görmeyi, yaşamayı öğrenmek zorunda olduğu gibi.

"her devinimde bir yarar vardır."

"dünya ve dünyanın ihtirasları geçicidir." (incil)

aydınlığı, özgürlüğü ara. yaşamın kötülükleri üstüne fazla derinden kafa yorma.

"ben dünyanın ışığıyım. beni izleyen kişi karanlıklarda yürümeyecek, yaşam ışığına kavuşacaktır." (incil)

theo van gogh: bazen yaşamın içinden nasıl çıkacağımı bilemiyorum.

ilkbahar, taze, körpe yeşil mısır yaprakları ve pembe elma çiçekleridir.
güz, sarı yapraklarla menekşemsi tonların birbirine karşıtlığıdır.
kış, beyaz kar üstüne çizilmiş siyah siluetlerdir.

"kışları soğuktan çektiğim acıyı ancak kış mısırları çekebilir."

thomas carlyle: hayatta yapacağı işi bulmuş olan kişi tanrı'nın inayetine kavuşmuştur.

gelecek her zaman insanın beklediğinden değişiktir, onun için hiçbir zaman emin olamazsın hiçbir şeyden.

"bir işin iyi yapılmasını istiyorsan kendin yapacaksın." (ingiliz deyişi)

ne kadar çok etkinlik gösterirsek o kadar iyi. başarısız bir şey yapmayı, boş oturup hiçbir iş yapmamaya yeğlerim.

"doğru olan ne varsa, dürüst olan ne varsa, haklı olan ne varsa, saf olan ne varsa, güzel olan ne varsa ve erdem varsa ve övgü varsa, bunlar üstünde düşün." (incil)

beşikteki bir çocuğun gözlerinde, onu uzun süre seyredersen eğer, sonsuzluğu görürsün.

alphonse daudet: üne ulaşmak, keyifle puro içerken, puronun yanan ucunu ağzınıza sokmak gibi bir şeydir.

dolayısıyla, kolera, böbrek taşları, verem, kanser gibi şeyler göksel ulaşım araçlarıdır gibi geliyor bana. vapur, otobüs, tren türünden yeryüzü ulaşım araçları gibi. yaşlılık yüzünden sessizce ölmek, oraya yürüyerek gitmek gibi bir şey.

şimdi yatacağım artık, saat çok geç oldu. sana iyi geceler ve iyi şanslar diliyorum. ellerini sıkarım. vincent.

18.10.2018

uçurum insanları

jack london

erdemli olmanın ödülü sadece erdemdir.

daha fazla yaşam, fiziksel ve ruhsal enerji için yapılmış her şey iyidir; daha az yaşam için yapılmış, inciten, gelişimi kısıtlayan, hayatı tahrif eden her şey kötüdür.

hayat standardı daha yüksek olan kişi, hayat standardı düşük olan kişiden her zaman daha çok ve daha iyi iş çıkarır.

avrupa'ya gelmiş, karun gibi zengin olmayan amerikalı gezgin, sabahın köründen gecenin bir yarısına kadar ayağına dolanıp, cüzdanını bileşik faize taş çıkartacak şekilde boşaltan yaltakçı soyguncular sürüsü yüzünden, kendisini süreğen bir açgözlülük ortamına düşüvermiş gibi hisseder.

insan ruhen pek yalnızdır; ama bir odada üç yatak bulunduğu ve gelip geçici insanlara da kapılar açık olduğunda, söz konusu yalnızlık katmerlenir.

thomas carlyle: irfan sahibi olabilecek ama olamamış kişinin durumu, bir trajedidir.

bu kadının ölümüyle ilgili en ürkütücü şey, resmi görevlilerin olaya bakış ve hükme varış şeklindeki kendini beğenmiş vurdumduymazlıktır. yetmiş yedi yaşındaki bir kadının kendini ihmal sonucunda öldüğünü söylemek, meseleye mümkün olan en iyimser şekilde bakmaktır. kadın kendi hatası yüzünden ölmüştür ve mesuliyeti ona yıkan toplum, halinden memnun şekilde kendi işine bakmaya devam eder.

bir kadının dokunuşu her şeyi telafi eder, yumuşatır.

erkek erkeğe karşı adaletsizdir çoğu zaman, bir kadına karşıysa her zaman.

yasa bir yalandır ve insanlar yasa aracılığıyla en utanmazca yalanları söylemektedir.

18.06.2018

bilginin gücü

jared diamond

"evrensel tarih, insanın bu dünyada neler başardığının tarihi, temelde dünyada başarılı olmuş büyük adamların tarihidir." (thomas caryle)

bilgi güç demektir. bu yüzden de yazı, çok daha uzak ülkelere ve çok daha eski zamanlara ait çok daha fazla bilgiyi çok daha sağlıklı ve çok daha ayrıntılı bir biçimde aktarma olanağı verdiği için çağdaş toplumlara güç kazandırır. elbette bazı halklar (özellikle inkalar) yazıları olmadan da imparatorlukları yönetebilmişlerdi ve "uygar" halklar, hunlarla karşılaşan roma orduları gibi, her zaman "barbarları "yenemezler. ama amerika kıtalarının, sibirya'nın ve avustralya'nın avrupalılarca ele geçirilişi en yakın geçmişteki sonuçların tipik bir örneğidir.

bir patent avukatının gözüyle bakarsak en kusursuz icat, tam biçimini almış olarak zeus'un alnından fırlayan athena gibi, öncesi olmayan bir icattır.

insanın yaratıcılığı olmasaydı bugün hepimiz hâlâ yiyeceğimiz eti taş aletlerle kesiyor ve çiğ yiyor olacaktık, tıpkı bir milyon yıl önceki atalarımız gibi. bütün insan toplumlarında yaratıcı insanlar vardır. ancak bazı yaşam çevreleri başka yaşam çevrelerine göre bize daha fazla başlangıç malzemesi ve icatları kullanmak için daha olumlu koşullar sunar, hepsi bu.

31.01.2012

uzun lafın kısası

carlos fuentes: bütün devrimler bireysel bilinçte başlar. bütün öteki şeyler oradan kaynaklanır.

aristoteles: felsefede, politikada, edebiyatta ya da sanatlarda olağanüstü olan tüm insanlar melankoliktirler.

thomas hardy: kadınları yola getirmek için esaretten, sağır bir işkence ustasından iyi ilaç yoktur.

herman melville: her tür ölüm saçan aletin icadında gösterdiğimiz şeytani beceri, savaşırken gösterdiğimiz kin duygusu ve bunların peşinden gelen sefalet ve yıkım bile, kendi başlarına medeni beyaz adamı yeryüzündeki en yırtıcı hayvan yapmaya yeter.

leyla erbil: insan anasının karanlık karnından bile mücadele ile kurtulur.

jorge amado: tutukevleri ve polisler bütün düzenlerde aynıdır ve hiç ayrımsız, hepsi aynı derecede rezildir. üniformalar sadece müzelik bir nesne oldukları zaman dünya gerçekten uygarlaşmış olacaktır.

montaigne: bir aileyi idare etmek bir devleti idare etmekten hiç de daha kolay değildir.

franz kafka: bir noktadan sonra artık geriye dönüş yoktur. işte varılması gereken yer o noktadır.

thomas carlyle: bilgin arttığı oranda, inanç yok olur.

thomas jefferson: suçlu bir insanın yasalara uyulmadan cezalandırılması, o suçlunun kaçmasından bile daha tehlikelidir.

doris lessing: yaşamın temelinde adaletsizlik ve acımasızlık vardır.

thales: akıllı düşünceyi gösteren çok konuşmak değildir, bir tek bilgeliği ara, bir tek onuru seç; böylece geveze insanların kesilmek bilmeyen seslerini kısacaksın.

31.03.2011

uzun lafın kısası

balzac: kamuoyu tüm fahişelerin en kokuşmuşudur.

dan brown: gerçek, sadece ölümün gözlerinden görülebilir.

cemil meriç: biz hepimiz, kendi basit menfaatlerimizi hakikat sanan gafilleriz.

albert camus: dünyada her kuşaktan bir avuç üstün insan çıkar, iki ya da üç tane.

arthur koestler: burjuva evliliği, toplum tarafından onaylanmış bir fuhuş biçimidir.

ömer faruk toprak: küçük bir yaşam ile büyük bir şiir kurulamaz.

ahmet hamdi tanpınar: bir şeyi veya bir insanı hakkıyla tadabilmek, sevebilmek için kendisiyle alakası olmayan ne kadar çok şeye muhtacız!

hegel: felsefenin kuşu alaca karanlıkta uçar.

nedim gürsel: insanın karnı nerede doyuyorsa vatanı orasıdır.

ebu'l-ala el-maari: insanlar iki kısımdır; bir kısmının dini vardır, aklı yoktur; bir kısmının aklı vardır, dini yoktur.

thomas mann: faşizm bir ideoloji değil bir kötülüktür.

napolyon: bir kadını iyi tanımak, bütün kadınları tanımaktır.

thomas carlyle: tarih büyük adamların biyografisinden ibarettir.