thomas gray: cehaletin esenlik getirdiği yerde zeki olmak budalalıktır.
lucretius: çocukların kör karanlıkta her şeyden korkup titremeleri gibi biz de aydınlıktan korkarız.
michael faraday: gerçek olamayacak kadar harika hiçbir şey yoktur.
mark twain: insanın vücudunu iyileştirmesini ya da hasta kılmasını sağlayan düş gücünden hepimiz payımızı almış olarak doğarız. ilk insanın sahip olduğu bu güç, son insana değin aktarılacaktır.
bertrand russell: denenmemiş, desteksiz kavrayış, doğrunun yetersiz bir garantisidir.
epiktetos: yalnız özgür insanların eğitilmesi gerektiğini söyleyen çoğunluğa değil, yalnız eğitimlilerin özgür olduğunu söyleyen düşünürlere inanmalıyız.
henri poincare: gerçeğin ne denli acımasız olduğunu bilir ve gerçekten koparak avuntu aramaya koyuluruz.
e.m. butler: hatırdan çıkmamalı ki sihir, sanatçı ve izleyicisi arasında iş birliği gerektiren bir sanattır.
george washington: himayemizi bilim ve edebiyatın geliştirilmesinden daha fazla hak eden hiçbir şey yoktur. bilgi her ülke için halkın mutluluğunu getiren en kesin araçtır.
heinrich heine: durmaksızın sorarız, ta ki bir avuç toprak ağzımızı kapatana kadar. peki ama bu mudur yanıt?
charles mackay: her çağın kendine özgü bir budalalığı, kazanç sevdası, heyecan merakı veya sırf taklit hevesiyle kendini kaptırdığı bir plan, proje ya da fantezisi vardır. bunların ötesinde, siyasetin, dinin ya da ikisinin birleşiminin yarattığı bir çılgınlık da görülür.
thomas gray etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
thomas gray etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
30.06.2022
31.05.2018
uzun lafın kısası
carl sagan: dünyamızı sorularımızın cesareti ve yanıtlarımızın derinliğiyle önemli kılarız.
lawrence durrell: doğanın, o büyük aristokratın amaçladığı şey, yüce azınlığın azami mutluluğudur. zavallı sol eğilimli, boşa kürek çeken sosyalist sürü.
lamartine: siyasal özgürlük duygusu, imkan sahibi insanların bu özlemi, halkın içine kadar işlemez.
thomas gray: cehaletin esenlik getirdiği yerde zeki olmak budalalıktır.
winston churchill: demokrasinin mümkün bütün sistemlerin en kötüsü olduğu doğrudur; sorun, başka hiçbir sistemin ondan daha iyi olmayacak oluşudur.
"insanın gerçek düşmanı, yanlış yönlendirdiği bilincidir." (bhagavadgita)
marquis de sade: dünyanın neresinde olursa olsun namus ve geleneklere en çok bağlı gibi görünen yerler her zaman için en fazla ahlaksızlığın olduğu yerlerdir.
buddha: bu dünyada kötülüğün tek kaynağı cehalettir.
raoul vaneigem: tanrı ve onun değişik biçimleri sakatlanmış bir bedenin fantasmalarından başka bir şey asla değildir.
slavoj zizek: basitliği içinde her şeyi içeren bu gece, bu boş hiçliktir insan -hiçbiri aklına gelmeyen ya da mevcut olmayan bitmek bilmez bir temsiller, imgeler zenginliği.
andre malraux: hangi yazar söylemiş bilmiyorum şu sözü: "eski bir mezarlık gibi ölülerle doluyum, tıklım tıklım."
lawrence durrell: doğanın, o büyük aristokratın amaçladığı şey, yüce azınlığın azami mutluluğudur. zavallı sol eğilimli, boşa kürek çeken sosyalist sürü.
lamartine: siyasal özgürlük duygusu, imkan sahibi insanların bu özlemi, halkın içine kadar işlemez.
thomas gray: cehaletin esenlik getirdiği yerde zeki olmak budalalıktır.
winston churchill: demokrasinin mümkün bütün sistemlerin en kötüsü olduğu doğrudur; sorun, başka hiçbir sistemin ondan daha iyi olmayacak oluşudur.
"insanın gerçek düşmanı, yanlış yönlendirdiği bilincidir." (bhagavadgita)
marquis de sade: dünyanın neresinde olursa olsun namus ve geleneklere en çok bağlı gibi görünen yerler her zaman için en fazla ahlaksızlığın olduğu yerlerdir.
buddha: bu dünyada kötülüğün tek kaynağı cehalettir.
raoul vaneigem: tanrı ve onun değişik biçimleri sakatlanmış bir bedenin fantasmalarından başka bir şey asla değildir.
slavoj zizek: basitliği içinde her şeyi içeren bu gece, bu boş hiçliktir insan -hiçbiri aklına gelmeyen ya da mevcut olmayan bitmek bilmez bir temsiller, imgeler zenginliği.
andre malraux: hangi yazar söylemiş bilmiyorum şu sözü: "eski bir mezarlık gibi ölülerle doluyum, tıklım tıklım."

