alexander herzen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
alexander herzen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12.08.2018

usta ile margarita

mihail bulgakov

bazen iyilik, insanın hiç beklemediği bir anda, büyük bir sinsilikle, en ufak deliklerden süzülmeyi becerir.

alexander herzen: kahrolsun eğretilemeler, üstü kapalı sözler. özgür insanlarız, köle değil; gerçeği masal kılığına sokmaya ihtiyacımız yok!

"kadınlardan çekinilmesi gereken tek bir durum var, aptal olmaları. yazar, aptal bir kadına düşmüşse hapı yuttu demektir."

müteahhitler nadir rastlanan bir haydut çeşididir.

nikolay zabolotsky: hep böyledir zaten. doğa her canlı varlığı, özellikle de insanı koruyacak bir yol bulur her zaman; üstelik insanın bazen ona efendilik taslamasına karşın. kişiliğimiz beş yaşında oluşur, bundan eminim. sonradan, kişiliğin üstüne zırh gelir. savunacak bir şey olsun yeter. hemen uyum yeteneği ve korunma içgüdüsü ortaya çıkar; herkes için aynı olmaz belki ama bizim için kaçınılmaz bir şey bu.

içinde sürpriz barındırmayan, kendi kabuğunda yaşayan bir insanın, ilginç bir tarafı olmaz.

sergey yermolinski: insanın güvenini yitirip tepetaklak yuvarlanmasının kolay olduğu kriz günlerinde, kendini üzüntünün kollarına bırakıp bir kurban olarak görmesinden, her şeyden büyük bir acıyla söz etmesinden daha kötüsü yoktur.

akıllı kişilerin akıllılığı, en karışık işleri çözebilmelerinden gelir. hem de en basit yoldan.

doğrusunu isterseniz, şaraptan, kumardan, güzel kadınların dostluğundan ve yemek sonrası konuşmalarından kaçan bir erkekte sağlıklı olmayan bir şey vardır. böyle adamlar ya ağır hastadır ya da çevrelerindekilerden gizlice nefret ederler. tabii, birtakım istisnalar da çıkabilir.

bazı şeyler vardır ki onlara karşı ne toplumu bölen duvarlar, hatta ne de ülkeleri ayıran sınırlar para eder.

oda hizmetçileri, her zaman her şeyi bilirler. onların kör olduğunu düşünmek büyük bir hatadır.

gogol: bu dünyada olup bitenler bazen ne kadar da saçma oluyor. insan şunu, bunu, bir başka olayı kabul edebilir elbette. hatta en akla gelmeyeni bile. hem sonra saçmalığın bulunmadığı bir yer var mı? ne denirse densin bu tür olaylarla karşılaşılabilir. seyrek de olsa karşılaşılabilir.

evli olmadığım için de mutluyum. ah efendimiz, bekarlığın özgürlüğü bu dayanılmaz yüke tercih edilir mi hiç?

kedilerin sinsi bir görünüşü varsa ne yapalım? bu onların yaradılıştan kötü olmalarından değil, her zaman kendilerinden güçlü bir varlığın -köpek ya da insan- onlara kötülük edeceği ya da bir yerlerini sakatlayacağı korkusundan ileri gelir. her ikisini de yapmak kolay iştir, ama bu kimseye bir şey kazandırmaz, bakın söylüyorum, hiç, hiçbir şey kazandırmaz!

hiçbir şeyi unutmamalı insan, önemsiz olanları bile.

hemingway, "yaratıcının yaratmaktan başka kaygısı olmamalı." der.

ey tanrılar, tanrılar! toprak, akşamları nasıl da kasvetlidir! bataklıkların üstünde uçuşan sisler ne de çok sırla doludur! bu sislerin arasında gezinen, ölmeden önce çok acı çeken, çok ağır bir yük taşıyarak bu toprağın üzerinde uçan kişi bilir bunu! bu yorgunluğun ne olduğunu bilen bilir. ve en ufak bir pişmanlık duymaksızın bu toprağın sislerinden, ırmaklarından, göllerinden kopar, yüreği tüy gibi, kendini ölümün elleri arasına bırakır. ölümün, yalnız ölümün huzur vereceğini bilir.

29.04.2017

uzun lafın kısası

alper canıgüz: kimse bir yalan olduğu fikrine inanmak istemez. ama öyledirler. herkes koca bir yalandır.

charles bukowski: her kılı özenle kesilmiş bıyığı olan birine asla güvenme.

jane austen: insanların karşısındakinden en çok şey bekledikleri ve kendi kendilerine karşı en az dürüst oldukları alışveriş evliliktir.

sylvia plath: bir milyon yıllık evrim; ve hâlâ hayvandan farkımız yok.

walter benjamin: her medeniyet belgesi, aynı zamanda bir barbarlık belgesidir.

louis lavelle: en güzel şeyler hava, gök, ışık ve yaşam gibi en yaygın şeylerdir. ve ruhun içinde de en saf sevinçleri bize verenler en yaygın şeylerdir.

oğuz atay: sessiz faziletlerin heykeli dikilmiyor.

mary wollstonecraft: bilgi olmadan ahlak da olamaz. cehalet, erdemi içine koyamayacağınız kadar dayanıksız bir kaptır.

robert musil: aşk yoktur artık; yalnızca cinsellik ve arkadaşlık vardır.

walker percy: bu yeryüzünde aynı kadının başka bir erkeğe bir zamanlar sana baktığı gibi baktığını görmek kadar büyük bir acı yok.

aleksandr herzen: gericiler tarafından kutsanmaktansa devrimle yok olmak çok daha iyidir.

voltaire: bu dünyayı, tıpkı dünyaya geldiğimizde onu bulduğumuz gibi, aptal ve kötü bir biçimde terk edeceğiz.

27.02.2014

uzun lafın kısası

alain: bütün güzel şeyler güç ele geçer.

boris vian: her erkek kara derili bir kadınla yatmak ister. bu doğal bir reflekstir. kara derili bir kadınla yatmanın değişik olacağı sanılır. sahiden de değişiktir.

anne bronte: uslanmış serseriler dünyanın en iyi kocaları olurlar.

clifford geertz: insanlara ve olaylara -hatta kendine- hem duygusal hem de soğuk gözle bakabilmek, gerek bireylerde gerekse halklarda olgunluğun en kesin göstergesidir.

fakir baykurt: borç insanın üstünde bir karanlık dağdır, ezer durur adamı.

henryk sienkiewicz: güzelliğin huzurunda küçüldüklerini duyabilenler yalnızca en yüce sanatçılardır.

boris pasternak: ölümden sonra yaşam boş bir düşüncedir. zayıf insanları avutmak, onlara cesaret vermek için uydurulmuştur.

michel foucault: artık başıboş dolaşma. hedefe doğru koşuştur. boş umutlara veda et. hala kendini anımsayabiliyorsan, henüz zaman varken, kendi yardımına koş.

amin maalouf: din kindar olduğunda, hamdolsun kuşku duyanlara!

patrick white: birtakım olağandışı ya da gülünç, kaygısız ya da günahlarından arınmış bireyleri saymazsak, bütün insanların erdemleri birer masaldan başka bir şey değildir.

theodor adorno: seçim, sistemi değiştirebilseydi yasadışı sayılırdı.

alexander herzen: devrime, büyük bir sosyal dönüşüm olacağına inanmak, miras bıraktığım din budur. cenneti olmayan, ödülleri olmayan, kendini dayatmayan, yazgısı olmayan bir dindir bu. akıl, bireysel özgürlük ve kardeş sevgisi; bunlar adına çıktığın yol açık olsun!

17.12.2013

din

e.m. forster: her inanç mümkün olduğunca az başvurulması gereken bir katılaşma süreci, bir tür zihinsel donmadır.

emerson: gerçekten var olan bir sinek, var olma ihtimali olan bir melekten daha önemlidir.

steven weinberg: din insanoğlunun yüceliğinin alçaltılmasıdır. din olsa da olmasa da her zaman iyi şeyler yapan iyi insanlar ve kötülükler yapan kötü insanlar olacaktır. ancak iyi insanların kötülük yapabilmesi için dine ihtiyaç vardır.

amin maalouf: bugün dinin her yere sokulmasına ve her şeyin onunla gerekçelendirilmesine öfkeleniyorum. dini her şeye karıştırıyorlar ve ona hizmet ettiklerini sanırken aslında kendi ihtirasları veya kendi delice hevesleri için dini kullanıyorlar. bir gün insanlar hayatlarını fazlasıyla işgal eden dinden bıkacaklar ve kötülerin yanına iyileri de katarak her şeyi inkar edecekler.

arthur schnitzler: şehitlik her zaman şiddetin kanıtı olmuştur, asla inancın doğruluğunun değil.

alexander herzen: tüm dinler ahlakı, itaat yani gönüllü kölelik üzerinde temellendirmişlerdir. bu nedenle daima herhangi bir siyasi organizasyondan çok daha tehlikeli olmuşlardır. çünkü ikincisi şiddet kullanımına, birincisi özgür iradenin yıkılmasına yol açar.

kurt vonnegut: kutsal kitapların aslında söylediği şey: "çevresinin geniş olmadığından kesinlikle emin olmadan, hiç kimseyi öldürmeyin."