ahmed arif: şiir önce bir güzellik duygusudur.
nazım hikmet: şairin alim olması şart değildir ama cahil olmaması şarttır.
nancy h. kleinbaum: insan, insan ırkının bir üyesi olduğu için şiir okur ve insan ırkı tutkuyla doludur. tıp, hukuk, bankacılık hayatı devam ettirmek için gereklidir; ama şiir, aşk, sevgi, güzellik? bunlar da bizim yaşama nedenlerimiz!
memet fuat: iyi insan yetiştirmenin en kestirme yolu şiirden geçer.
veysel çolak: bütün yadsımalar insanoğlunun onurudur, yaşatan tarafıdır. edebiyat ve şiir bu yadsımanın biricik manevi alanıdır.
georges bataille: gerçek şiir yasaların dışındadır.
dino buzzati: yeryüzünde bir yasa vardır: her şeyin bedeli ödenir. sanat en yüksek bedelin ödendiği bir lükstür. şiir ise bütün sanatlardan daha pahalıdır.
şükrü erbaş: hemen her çağda üç değişmez konuğu olmuştur şiirin: sular, çocuklar ve akşamlar. üçü de düş kırığı bir acının izinde girmiştir şiire, üçü de aydınlık sevince gebe.
charles dickens: sahnede ışık ve müzik neyse hayatta şiir odur.
margaret atwood: şiir neden bulmaya çalışmaz. güzellik gerçek demektir, gerçek de güzellik. yeryüzünde tek bildiğimiz budur, bilmemiz gereken tek şey de budur!
d.m. thomas: umarım şiir ve psikanaliz, kendi özgün açılarından, insan yüzünü olanca soyluluğu ve hüznüyle aydınlatmayı sonsuza dek sürdürürler.
d.m. thomas etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
d.m. thomas etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
17.08.2017
2.07.2017
din
nikos kazancakis: din bir bataklıktır.
d.m. thomas: dinin dogmaları ruhun korse balenleridir.
peter weiss: ben inançlı biri değilim, ben bu dünyada yaşıyorum. bizlerin, hepimizin yaptığı gibi ben de, bizi tımar etmek isteyenlerin elinden kaçıp kendi kabuğumun en kuytularına çekildim.
j.p. donleavy: cehennem fakir insanlar içindir.
nancy h. kleinbaum: eğer kararlı birer ateist yetiştirmek istiyorsan, onları dindar birileri olacak şekilde yetiştir. her zaman işe yarar.
imre kertesz: bazen din uğruna kendini feda eden kişinin mükemmel bir zalim olduğunu düşünürüm; zalimliğin en saf, herkesin önünde eğildiği biçimi.
erich auerbach: dinler, halkın saflığına dayanan kaba ikiyüzlülüklerden ibarettir; insanları, budalalıklarını istismar eden bir avuç açıkgözün boyunduruğu altına koymaktan başka bir işe yaramaz.
engin geçtan: tutucu kişi, yapmak istediği ama yaparsa suçlanacağı davranışları başkalarında gördüğünde onları eleştirerek ya da engelleyerek kendi isteklerini ketlemeye çalışır.
henryk sienkiewicz: öteki dünyada kral olmaktansa bu dünyada en basit bir çoban olmak yeğdir.
jaroslav hasek: insanları boğazlamanın ilk hazırlıkları, her zaman, ya tanrı adına ya da insanoğlunun kendi kafasında yarattığı yüce bir varlık adına yapılmıştır.
d.m. thomas: dinin dogmaları ruhun korse balenleridir.
peter weiss: ben inançlı biri değilim, ben bu dünyada yaşıyorum. bizlerin, hepimizin yaptığı gibi ben de, bizi tımar etmek isteyenlerin elinden kaçıp kendi kabuğumun en kuytularına çekildim.
j.p. donleavy: cehennem fakir insanlar içindir.
nancy h. kleinbaum: eğer kararlı birer ateist yetiştirmek istiyorsan, onları dindar birileri olacak şekilde yetiştir. her zaman işe yarar.
imre kertesz: bazen din uğruna kendini feda eden kişinin mükemmel bir zalim olduğunu düşünürüm; zalimliğin en saf, herkesin önünde eğildiği biçimi.
erich auerbach: dinler, halkın saflığına dayanan kaba ikiyüzlülüklerden ibarettir; insanları, budalalıklarını istismar eden bir avuç açıkgözün boyunduruğu altına koymaktan başka bir işe yaramaz.
engin geçtan: tutucu kişi, yapmak istediği ama yaparsa suçlanacağı davranışları başkalarında gördüğünde onları eleştirerek ya da engelleyerek kendi isteklerini ketlemeye çalışır.
henryk sienkiewicz: öteki dünyada kral olmaktansa bu dünyada en basit bir çoban olmak yeğdir.
jaroslav hasek: insanları boğazlamanın ilk hazırlıkları, her zaman, ya tanrı adına ya da insanoğlunun kendi kafasında yarattığı yüce bir varlık adına yapılmıştır.
2.04.2014
beyaz otel
donald michael thomas
dinin dogmaları ruhun korse balenleridir.
"insan ruhu bir uzak ülkedir ki ulaşılmaz, keşfe çıkılamaz." der herakleitos. bu alanda başarı, yamaçlar arasında sakin bir liman bulunmasına bağlıdır.
geceleyin, öyle şeyler dolaşır ki labirentlerinde yüreğin, insanlar bilemez ya da bilmek istemez; bunlara sırt çevirmeyin, sakın korkayım demeyin.
nerede bir sevişme gerçekleşse orada dört kişi vardır.
"kuramlar iyidir, hoştur da eşyanın var olmasını önleyemezler."
evren, tek üyeden ibaret bir devrimci hücredir. güvenlik için en ideal üye sayısı. tanrı, eğer varsa, en zalim işkencenin altında bile dişlerini sıkar, ağzından asla bir ihanet sözcüğü kaçırmazdı; çünkü ihanet edebileceği hiçbir şey olmazdı. o, hiçbir şey bilmezdi.
intihar, kılık değiştirmiş cinayettir.
"aşk bir sıla özlemidir."
ölüm, işleri yürütmeye yarayan bir kolaylıktan başka bir şey değildir.
çocuklar ve ordular tuğlalardan şatolar kurar, sonra da bunları yıkarlar. en normal sevgililer bile zafer saatinin aslında yenilgi saati olduğunu bilir ve fetih çelenklerinin arasına cenaze çiçekleri katarak kazanmış oldukları ülkeye "küçük ölüm" adını verirler.
umarım şiir ve psikanaliz, kendi özgün açılarından, insan yüzünü olanca soyluluğu ve hüznüyle aydınlatmayı sonsuza dek sürdürürler.
dinin dogmaları ruhun korse balenleridir."insan ruhu bir uzak ülkedir ki ulaşılmaz, keşfe çıkılamaz." der herakleitos. bu alanda başarı, yamaçlar arasında sakin bir liman bulunmasına bağlıdır.
geceleyin, öyle şeyler dolaşır ki labirentlerinde yüreğin, insanlar bilemez ya da bilmek istemez; bunlara sırt çevirmeyin, sakın korkayım demeyin.
nerede bir sevişme gerçekleşse orada dört kişi vardır.
"kuramlar iyidir, hoştur da eşyanın var olmasını önleyemezler."
evren, tek üyeden ibaret bir devrimci hücredir. güvenlik için en ideal üye sayısı. tanrı, eğer varsa, en zalim işkencenin altında bile dişlerini sıkar, ağzından asla bir ihanet sözcüğü kaçırmazdı; çünkü ihanet edebileceği hiçbir şey olmazdı. o, hiçbir şey bilmezdi.
intihar, kılık değiştirmiş cinayettir.
"aşk bir sıla özlemidir."
ölüm, işleri yürütmeye yarayan bir kolaylıktan başka bir şey değildir.
çocuklar ve ordular tuğlalardan şatolar kurar, sonra da bunları yıkarlar. en normal sevgililer bile zafer saatinin aslında yenilgi saati olduğunu bilir ve fetih çelenklerinin arasına cenaze çiçekleri katarak kazanmış oldukları ülkeye "küçük ölüm" adını verirler.
umarım şiir ve psikanaliz, kendi özgün açılarından, insan yüzünü olanca soyluluğu ve hüznüyle aydınlatmayı sonsuza dek sürdürürler.

