hypatia etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hypatia etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19.05.2020

hypatia

carl sagan

iskenderiye kitaplığında çalışan son bilgin bir matematikçi, astronom, fizikçi ve neoplatonik felsefe okulu önderiydi. herhangi bir çağda bir insanın gösterebileceği en olağanüstü başarıları kendinde toplamış olan bu kadının adı hypatia'ydı. 370 yılında iskenderiye'de doğmuştu. kadınların elinde çok az olanakların bulunduğu ve onlara eşya gözüyle bakıldığı bir dönemde, hypatia serbestçe ve geleneksel kurallara aldırış etmeden erkek çevrelerinde dolaşırdı. her bakımdan güzel bir kadınmış. peşinden koşan epey erkek olmasına karşın evlenme önerilerini reddettiği biliniyor.

hypatia döneminin iskenderiyesi artık epeydir romalıların egemenliği altında kalmış bir kentti ve gerginlik içindeydi. kölelik klasik uygarlığın canlılığını çürütmüştü. hristiyan kilisesi yeni doğmuştu, gücünü kökleştirerek putperestliğin etkisini ve kültürünü silmeye çaba harcıyordu. hypatia bu köklü sosyal güçlerin patlama noktası üzerindeki katalizör rolündeydi. iskenderiye başpiskoposu cyril, hypatia'nın romalı valiyle olan yakın dostluğu, öğrenimin ve bilimin simgesi olması, bunun da kilise tarafından putperestlikle eş görülmesi nedeniyle ondan nefret ediyordu. ama hypatia hayatının tehlikede olduğunu bile bile öğretime ve öğretilerini yayınlamaya devam etti.

415 yılında bir gün işe giderken başpiskopos cyril'in müritleri tarafından yolda kıstırıldı. atlı arabadan indirildi, elbiseleri yırtıldı ve katiller ellerindeki deniz kabuklarıyla hypatia'nın etlerini kemiklerinden kazıdılar. kalıntısı yakıldı, eserleri yok edildi ve adı unutuldu. cyril'e ise azizlik payesi verildi.

9.10.2016

hypatia

denis guedj

eskilerin öğretisini sürdüren hypatia matematikçiliğinin yanında aynı zamanda iyi bir filozoftu ve her iki disiplinde ders verebiliyordu. hypatia özgür bir kadındı. yüzlerce dinleyici geliyordu derslerine ve bunlar, onun zekasından, bilgisinden ve güzelliğinden olağanüstü etkileniyorlardı. iskenderiye'nin üstüne çöken yeni ahlak düzeni yandaşlarının kabul edemeyeceği şeylerdi bunlar. 415 yılında bir gün, iskenderiye patriğinin kışkırttığı ayaktakımı arabasına saldırdı, onu yere yuvarladı, soydu ve bir tapınağa sürükledi. bıçak gibi keskin ve sivri istiridye kabuklarıyla işkence ettiler, sonra da diri diri yaktılar. gerçekten de bazı din adamları yalnızca hypatia gibi, jeanne d'arc gibi diri diri yakılan kadınları ve engizisyon dönemlerindeki on binlerce "cadı" kadını severler.