peride celal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
peride celal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1.08.2019

uçurum

peride celal

insanlar delirdiler. yakıp yıkıyorlar dünyayı. orada burada savaşlar, bir avuç toprak için cinayetler, özgürlüklere faşist baskısı, daha bir sürü canavarlıklar sürüp gidiyor. içimizdeki çocuğu yok ettik, onun saflığını saklayamadık, aydınlıklar alaca karanlığa dönüştü. doğayı bile kirletmeyi başardık sonunda. gökyüzünü deldik, nehirleri, denizleri pislettik, suları zehirledik.

umutsuz insanlar, yüksek katlardaki büyüklerin kapıları önlerinde bekleşiyor ve içlerinden çoğu -direnerek can sıkanlar- hemen psikiyatri hastanelerini boyluyorlar.

ah gene çocukları öldürmüşler, ah gene dağlarda çatışmalar, kocamış insanlar, parça parça, bebeler kanlı kundaklarda. ekonomik, sosyal kokuşmuşluğun içinde nereye basacağını şaşırmış bir toplum. tutucuların, çıkarcıların ayaklarının altında uçuruma doğru yuvarlanan dünya!

16.05.2019

mektup

peride celal

dünya güzel, insanlar kötü. her şey bozuluyor, çok çabuk bozuluyor.

her ölüm, hiç beklenmeyen bir başka ölümün habercisidir. arkada kalanlara küçük bir selam, bir işaret, "avanti, avanti" diyen.

psikanaliz, kendisini tanımayı bilmeyen insana, bilgisizliğe karşı tutulan yol gösterici bir ışıktır.

psikanaliz, hastayı düşünceyle kavrayıp ona sezgilerle yaklaşılan garip bir serüvendir.

biz ruh doktorları da bir bakıma oyunculara benzeriz. hastalarımızın karşısında sahne alırız.

iyi bir ruh doktoru hiçbir zaman şaşırmaz.

insanlar giyindikleri zaman değişiyorlar. kötülükleri, tutkuları, sanki taktıkları kravatlar, giydikleri ceketler, gömleklerle birlikte geçiriyorlar sırtlarına.

acıların başka çareleri de vardır. yaşamak biraz, gönlünüzce dinlenerek.

catherine david: "belki karanlık indiğinde, belki karabasanlarla boğuştuğunuzda, fırtına yaklaştığında ve gökyüzünde bulutlar birbiri üstüne yuvarlandığında, belki pencerenin ardında rüzgâr uluduğunda, belirsiz görüntüler perde arkalarında kımıldadıklarında, belki kepenkler gıcırdadığında. işte o zaman biri konuşmaya başlarsa aydınlıklar açılır birdenbire."