lucretius: tüm dinler aynı ölçüde, cahiller için görkemli, siyasetçiler için kullanışlı ve filozoflar için gülünçtür.
steven weinberg: din olsa da olmasa da iyi insanlar iyi işler, kötü insanlar da kötü işler yapabilirler. ama iyi insanlara kötü işler yaptırmak dinin işidir.
james madison: din köleliği, zihne pranga vurur, onu güçten düşürür ve tüm soylu girişimler karşısında bir engel oluşturur.
christopher marlowe: din çocukça bir oyuncaktır ve cehaletten başka günah yoktur.
karl marx: dini acılar, gerçek acıların hem dışavurumu hem de protestosudur. din baskılanmış varlığın ifadesi, kalpsiz dünyanın kalbi ve ruhsuz koşulların ruhudur. o, kitlelerin afyonudur.
tom robbins: din sadece kitlelerin afyonu değildir, o siyanürdür.
ebu'l-ala el-maarri: din tarih öncesi insanlar tarafından uydurulmuş, saf kitleleri sömürenler dışında herkes için gereksiz bir masaldır.
dennis potter: bana göre din yara bandı değil, her zaman yaranın kendisi olmuştur.
jesse ventura: teşkilatlanmış din, sayıca üstün olmaya ihtiyaç duyan zayıf karakterli insanlara söylenen bir yalan ve onların kullandığı bir koltuk değneğidir. insanlara dışarı çıkmalarını ve burunlarını başkalarının işlerine sokmalarını söyler.
steven weinberg etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
steven weinberg etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13.12.2021
13.08.2018
hiç yoktan bir evren
lawrence krauss
bilimde büyük etki yaratmanın yolu, sürüyle birlikte gitmekten değil, ona ayak diremekten geçer.
"nasıl oluyor da hiçbir şey olmayacağına bir şey var?"
kapalı bir evrende bir yönde yeterince uzağa bakarsanız kafanızın arkasını görürsünüz.
karanlık enerjinin kökeni ve doğası hiç kuşkusuz bugün temel fiziğin en büyük muammasıdır. nereden kaynaklandığına ya da neden sahip olduğu değerde olduğuna dair temel bir anlayıştan yoksunuz. evrenin genişlemesine neden nispeten yakın bir dönemde, yalnızca son 5 milyar yıl içinde hakim olmaya başladığına dair de bir fikrimiz yok bu yüzden. karanlık enerjinin niteliğinin evrenin kökeniyle temel bir bağı olduğundan kuşkulanmamız gayet doğal. öyle sanıyoruz ki geleceğimizi karanlık enerji belirleyecek.
matematiksel bakımdan güzel olan yegane evren, düz bir evrendir.
kesin olan bir şey vardır: toplam enerjinin tam ve kesin olarak sıfır olduğu tek bir evren vardır.
bilim, fizikçi steven weinberg'ün vurguladığı üzere tanrı'ya inanmayı imkansız kılmaz, daha doğrusu tanrı'ya inanmamayı mümkün kılar. bilim olmaksızın her şey bir mucizedir. bilimle birlikte hiçbir şeyin mucize olmaması olasılığı kalır. bu durumda dini inanç giderek gereksiz ve ilgisiz bir hal alır.
hiçlik kararsızdır. hiçlik, bir anlığına bile olsa her zaman bir şey üretir.
ilahiyatçılar toplu iğnelerin başı üzerine oturan melekler ya da bugünkü eşdeğeri her neyse onun hakkında fikir yürütebilirler. ilahiyat ondalık basamaklardan yoksun olmakla kalmıyor: gerçek dünyayla en ufak bir bağıntıdan da yoksun. thomas jefferson'ın virginia üniversitesi'ni kurarken dediği gibi:
"ilahiyat profesörlüğünün kurumumuzda yeri olmayacak."
bilimde büyük etki yaratmanın yolu, sürüyle birlikte gitmekten değil, ona ayak diremekten geçer."nasıl oluyor da hiçbir şey olmayacağına bir şey var?"
kapalı bir evrende bir yönde yeterince uzağa bakarsanız kafanızın arkasını görürsünüz.
karanlık enerjinin kökeni ve doğası hiç kuşkusuz bugün temel fiziğin en büyük muammasıdır. nereden kaynaklandığına ya da neden sahip olduğu değerde olduğuna dair temel bir anlayıştan yoksunuz. evrenin genişlemesine neden nispeten yakın bir dönemde, yalnızca son 5 milyar yıl içinde hakim olmaya başladığına dair de bir fikrimiz yok bu yüzden. karanlık enerjinin niteliğinin evrenin kökeniyle temel bir bağı olduğundan kuşkulanmamız gayet doğal. öyle sanıyoruz ki geleceğimizi karanlık enerji belirleyecek.
matematiksel bakımdan güzel olan yegane evren, düz bir evrendir.
kesin olan bir şey vardır: toplam enerjinin tam ve kesin olarak sıfır olduğu tek bir evren vardır.
bilim, fizikçi steven weinberg'ün vurguladığı üzere tanrı'ya inanmayı imkansız kılmaz, daha doğrusu tanrı'ya inanmamayı mümkün kılar. bilim olmaksızın her şey bir mucizedir. bilimle birlikte hiçbir şeyin mucize olmaması olasılığı kalır. bu durumda dini inanç giderek gereksiz ve ilgisiz bir hal alır.
hiçlik kararsızdır. hiçlik, bir anlığına bile olsa her zaman bir şey üretir.
ilahiyatçılar toplu iğnelerin başı üzerine oturan melekler ya da bugünkü eşdeğeri her neyse onun hakkında fikir yürütebilirler. ilahiyat ondalık basamaklardan yoksun olmakla kalmıyor: gerçek dünyayla en ufak bir bağıntıdan da yoksun. thomas jefferson'ın virginia üniversitesi'ni kurarken dediği gibi:
"ilahiyat profesörlüğünün kurumumuzda yeri olmayacak."
17.12.2013
din
emerson: gerçekten var olan bir sinek, var olma ihtimali olan bir melekten daha önemlidir.
steven weinberg: din insanoğlunun yüceliğinin alçaltılmasıdır. din olsa da olmasa da her zaman iyi şeyler yapan iyi insanlar ve kötülükler yapan kötü insanlar olacaktır. ancak iyi insanların kötülük yapabilmesi için dine ihtiyaç vardır.
amin maalouf: bugün dinin her yere sokulmasına ve her şeyin onunla gerekçelendirilmesine öfkeleniyorum. dini her şeye karıştırıyorlar ve ona hizmet ettiklerini sanırken aslında kendi ihtirasları veya kendi delice hevesleri için dini kullanıyorlar. bir gün insanlar hayatlarını fazlasıyla işgal eden dinden bıkacaklar ve kötülerin yanına iyileri de katarak her şeyi inkar edecekler.
arthur schnitzler: şehitlik her zaman şiddetin kanıtı olmuştur, asla inancın doğruluğunun değil.
alexander herzen: tüm dinler ahlakı, itaat yani gönüllü kölelik üzerinde temellendirmişlerdir. bu nedenle daima herhangi bir siyasi organizasyondan çok daha tehlikeli olmuşlardır. çünkü ikincisi şiddet kullanımına, birincisi özgür iradenin yıkılmasına yol açar.
kurt vonnegut: kutsal kitapların aslında söylediği şey: "çevresinin geniş olmadığından kesinlikle emin olmadan, hiç kimseyi öldürmeyin."
Kategori:
.kolaj,
#din,
alexander herzen,
amin maalouf,
arthur schnitzler,
e.m. forster,
emerson,
kurt vonnegut,
steven weinberg
29.04.2013
uzun lafın kısası
albert camus: beş yaş insanın en olgun çağıdır; sonra çürüme başlar.
anton çehov: yaşam yolunda, aşk için, her günü çiçek koparır gibi koparırız.
d.h. lawrence: aşk, gerçek görüşümüzü geliştiren ve bize yazgıya karşı savaş konusunda güç veren birleştirici bir serüvendir.
fernando pessoa: hayat, hayatın dile getirilmesine engel olur. büyük bir aşk yaşasam asla anlatamazdım.
henry miller: kadınlar armağana bayılırlar; hele bu pahalı da olursa, görmeyin zevklerini!
jorge amado: on yıllık bitmez tükenmez konferanslar, bir günlük savaştan daha değerlidir ve daha ucuza mal olur.
latife tekin: parasızlar her istasyonda donarlar.
steven weinberg: din olsa da olmasa da iyi insanlar iyi işler, kötü insanlar da kötü işler yapabilirler. ama iyi insanlara kötü işler yaptırmak dinin işidir.
miguel de unamuno: rastlantı dünyanın gizli ritmidir, rastlantı şiirin ruhudur.
paul eluard: faşizm, tüm faşizmler vatanı, aileyi ve dini savunurlar. böylesine aşağılık bir davayı ülküselleştirmek konusunda ırkçı kuramlar onun yanı başında hazır bekliyor.
buket uzuner: erkek milleti aferin salağıdır.
saul bellow: insanların ölümden bahsetmeleri dünyanın en aptalca şeyi; neden söz ettikleri hakkında en küçük bir fikirleri yok. ölüm hakkında en temel şeyleri anlayabilenlerin sayısı on binde bir bile değil.
anton çehov: yaşam yolunda, aşk için, her günü çiçek koparır gibi koparırız.
d.h. lawrence: aşk, gerçek görüşümüzü geliştiren ve bize yazgıya karşı savaş konusunda güç veren birleştirici bir serüvendir.
fernando pessoa: hayat, hayatın dile getirilmesine engel olur. büyük bir aşk yaşasam asla anlatamazdım.
henry miller: kadınlar armağana bayılırlar; hele bu pahalı da olursa, görmeyin zevklerini!
jorge amado: on yıllık bitmez tükenmez konferanslar, bir günlük savaştan daha değerlidir ve daha ucuza mal olur.
latife tekin: parasızlar her istasyonda donarlar.
steven weinberg: din olsa da olmasa da iyi insanlar iyi işler, kötü insanlar da kötü işler yapabilirler. ama iyi insanlara kötü işler yaptırmak dinin işidir.
miguel de unamuno: rastlantı dünyanın gizli ritmidir, rastlantı şiirin ruhudur.
paul eluard: faşizm, tüm faşizmler vatanı, aileyi ve dini savunurlar. böylesine aşağılık bir davayı ülküselleştirmek konusunda ırkçı kuramlar onun yanı başında hazır bekliyor.
buket uzuner: erkek milleti aferin salağıdır.
saul bellow: insanların ölümden bahsetmeleri dünyanın en aptalca şeyi; neden söz ettikleri hakkında en küçük bir fikirleri yok. ölüm hakkında en temel şeyleri anlayabilenlerin sayısı on binde bir bile değil.
3.07.2011
din
bertrand russell: kanıtlar ortada olunca kimse inançtan bahsetmez. iki artı ikinin dört ettiği ya da dünyanın yuvarlak olduğu söz konusuyken, inançtan söz etmeyiz.
steven weinberg: bilimin en büyük başarılarından biri, zeki insanların dindar olmasını imkansız kılmak değilse bile, en azından dindar olmamalarını mümkün kılmasıdır.
kenan malik: her bilimsel ve sosyal ilerleme, çağının geleneklerine saldırı niteliği taşımaktadır.
walt whitman: bilim dünyaya çoktan yayılmış, tüm düşünceleri, tüm çalışmaları kesinlikle test eden bir güneştir; en aydınlatıcı, en ihtişamlı olgudur, kesinlikle bir daha batmayacaktır. buna rağmen insanlığın mitsel materyalist, hurafe dolu, eğitimsiz ve her şeye inanan, masallara bayılan, ilkel çağlarından kalan, fosilleşmiş teoloji içimizde oldukça derin bir kök salmıştır.
frank zindler: bilim bilinmeyenleri bilinenlerle açıklamaya çabaladığı için indirgemecidir. bunun aksine, dini açıklamalar sıklıkla, bilinmeyeni daha da az bilinenlerle açıklamaya yöneliktir.
isaac asimov: en yüce peygamber tarafından tasavvur edilen tanrı ve cennet imgeleri bile, benim fikrime göre, newton ya da einstein tarafından algılanan evrenin yanına bile yaklaşamaz.
terry pratchett: açık fikirli olmanın sorunu, insanların yanınıza gelip zihninize bir şeyler yerleştirmek konusunda ısrarcı olmalarıdır.
steven weinberg: bilimin en büyük başarılarından biri, zeki insanların dindar olmasını imkansız kılmak değilse bile, en azından dindar olmamalarını mümkün kılmasıdır.
kenan malik: her bilimsel ve sosyal ilerleme, çağının geleneklerine saldırı niteliği taşımaktadır.
walt whitman: bilim dünyaya çoktan yayılmış, tüm düşünceleri, tüm çalışmaları kesinlikle test eden bir güneştir; en aydınlatıcı, en ihtişamlı olgudur, kesinlikle bir daha batmayacaktır. buna rağmen insanlığın mitsel materyalist, hurafe dolu, eğitimsiz ve her şeye inanan, masallara bayılan, ilkel çağlarından kalan, fosilleşmiş teoloji içimizde oldukça derin bir kök salmıştır.
frank zindler: bilim bilinmeyenleri bilinenlerle açıklamaya çabaladığı için indirgemecidir. bunun aksine, dini açıklamalar sıklıkla, bilinmeyeni daha da az bilinenlerle açıklamaya yöneliktir.
isaac asimov: en yüce peygamber tarafından tasavvur edilen tanrı ve cennet imgeleri bile, benim fikrime göre, newton ya da einstein tarafından algılanan evrenin yanına bile yaklaşamaz.
terry pratchett: açık fikirli olmanın sorunu, insanların yanınıza gelip zihninize bir şeyler yerleştirmek konusunda ısrarcı olmalarıdır.
Kategori:
.kolaj,
#din,
bertrand russell,
frank zindler,
isaac asimov,
kenan malik,
steven weinberg,
terry pratchett,
walt whitman
11.05.2010
din
john lennon: din yasallaştırılmış deliliktir.
h.l. mencken: dinin özü benim saygı duyduğum her şeyin karşısında yer alır: cesaretin, net düşünmenin, dürüstlüğün, adaletin ve hepsinden önemlisi, hakikate duyulan sevginin.
frank sinatra: gizemli bir tanrıya gösterilen yapmacık saygı, çarşamba günleri canavarlığa ve pazar günleri günah çıkarmaya müsaade ediyorsa beni aradan çıkarın.
tom tomorrow: temel insan haklarımız tehlikede; fakat toplum olarak vaktimizi okul çocuklarının uzayın dışında bir yerlerdeki büyülü krallıklarda yaşayan, hayali, görünmez varlıklara saygı göstermeye zorlanıp zorlanmamaları gerektiği hakkında tartışarak geçiriyoruz.
rowan atkinson: bir dinle dalga geçmek ya da dini figürlerle alay etmenin yasalara aykırı kabul edilebileceği düşüncesi beni dehşete düşürüyor. her zaman, din de dahil olmak üzere, hakkında şaka yapılamayacak hiçbir konunun olmaması gerektiğine inanmışımdır.
j.b.s. haldane: bilim adamlarının mutlak gerçeği, sanatçıların da mutlak güzelliği ifade etmeye çalıştıklarına inanıyorum. bu yüzden bilim ve sanatta ve iyi bir yaşam sürdürme girişiminde, dinden beklenebilecek her şeyi bulabiliyorum.
steven weinberg: tanıdığım bilim adamlarının çoğu, dini kendilerine ateist diyecek kadar bile umursamıyor.
stephen hawking: benim yaptığım şey, evrenin başlangıcının bilimin kanunlarıyla açıklanabilmesinin mümkün olduğunu göstermektir. böylece, evrenin nasıl başladığına karar vermesi için tanrı'ya başvurmak gerekli olmayacaktır. bu, tanrının var olmadığını değil, sadece gereksiz olduğunu kanıtlar.
h.l. mencken: dinin özü benim saygı duyduğum her şeyin karşısında yer alır: cesaretin, net düşünmenin, dürüstlüğün, adaletin ve hepsinden önemlisi, hakikate duyulan sevginin.
frank sinatra: gizemli bir tanrıya gösterilen yapmacık saygı, çarşamba günleri canavarlığa ve pazar günleri günah çıkarmaya müsaade ediyorsa beni aradan çıkarın.
tom tomorrow: temel insan haklarımız tehlikede; fakat toplum olarak vaktimizi okul çocuklarının uzayın dışında bir yerlerdeki büyülü krallıklarda yaşayan, hayali, görünmez varlıklara saygı göstermeye zorlanıp zorlanmamaları gerektiği hakkında tartışarak geçiriyoruz.
rowan atkinson: bir dinle dalga geçmek ya da dini figürlerle alay etmenin yasalara aykırı kabul edilebileceği düşüncesi beni dehşete düşürüyor. her zaman, din de dahil olmak üzere, hakkında şaka yapılamayacak hiçbir konunun olmaması gerektiğine inanmışımdır.
j.b.s. haldane: bilim adamlarının mutlak gerçeği, sanatçıların da mutlak güzelliği ifade etmeye çalıştıklarına inanıyorum. bu yüzden bilim ve sanatta ve iyi bir yaşam sürdürme girişiminde, dinden beklenebilecek her şeyi bulabiliyorum.
steven weinberg: tanıdığım bilim adamlarının çoğu, dini kendilerine ateist diyecek kadar bile umursamıyor.
stephen hawking: benim yaptığım şey, evrenin başlangıcının bilimin kanunlarıyla açıklanabilmesinin mümkün olduğunu göstermektir. böylece, evrenin nasıl başladığına karar vermesi için tanrı'ya başvurmak gerekli olmayacaktır. bu, tanrının var olmadığını değil, sadece gereksiz olduğunu kanıtlar.




