sema kaygusuz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sema kaygusuz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15.10.2016

sandık lekesi

sema kaygusuz

bütün acılar kötü kokar.

en sevimsiz meleğimiz şeytanın bile dokunduğunda iyileştireceği bir yara mutlaka vardır.

herkesin kendi ölümünü ölmesi, sağaltılamamış bir tutkudur. ölüm, ilhamını yalnızca hayattan alır. kimyasında, dirimden esinlenerek kotarılmış ağrılar, kopmalar, kanamalar vardır. ya da başka birinin parmağı, başka birinin etkisi.

bazı itler sürüye girmeden uluyamaz.

bitkilerle kadınların tek ortak noktası vardır; her ikisi de hiçbir zaman bildiğin gibi değildir.

"yazmak için, yazamadığın metinle vedalaşmayı bilmek gerekir."

iki farklı kırlangıcı aynı kafese koyduğunuzda, onlara soracak sorunuz kalmamıştır.

bazen bildiğin her şey ayağına öyle bir takılır ki..

24.02.2016

kuş

sema kaygusuz

bir kuşu avuçlarınıza aldınız mı hiç? onun göğsünü kendi göğsünüz sanırsınız. uçup gitmesine razı olamazsınız, yüreğiniz dışarı çıkacak diye korkarsınız. bir avuç hayatı için, yaşamın kutsal pırıltısını size kaptırmamak adına, beceriksiz kısa bacaklarıyla nasıl da direnir! sizi şaşırtan bir güç vardır kanatlarında, sıkmakla bırakmak arasında gidip gelirsiniz. uçup gittiği an, özgürlük ile kaçışın aynı anlama geldiğini hissedersiniz. bir sahibin övüngenliğiyle gülümsersiniz ona; her şeyini geri verdiğinizi düşünerek ağzınız iki yana yayılır. o kaybolana kadar, gözlerinizi ondan ayırmazsınız. kaybetme duygusunun kısa süreli burukluğu, yerini kıskançlığa bırakır. o sırada ne olmak istersiniz? kuş mu, onu sıkan el mi?