edmundo paz soldan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
edmundo paz soldan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30.06.2019

uzun lafın kısası

sigmund freud: anatomi yazgıdır.

adam fawer: nereden geldiğinizi bilmeden, nereye gideceğinizi de bilemezsiniz.

augustinus: sınırlarını bilen bir ruhun sergilediği alçak gönüllülük, öğrenmeye can attığım özgür sanatlara hakim olmaktan daha güzel bir meziyettir.

cemil meriç: dünyaya açılmayanların kaderi sabahtan akşama kadar mastürbasyondan ibarettir.

philip roth: içlerinde bir cevher taşımayan insanlara tahammülüm yoktur.

ece temelkuran: ne kadar çok güvenlik görevlisi varsa o kadar güvensiz bir yerde bulunuyorsunuz demektir.

doris lessing: zaman, düşünce yapraklarımızın unutuluşa doğru taşındığı bir ırmaktır.

howard fast: cehennem, hayatın en gerekli ve basit gereksinimlerinin korkunç bir zorlukla temin edilmeye çalışıldığı yerdir.

edmundo paz soldan: herkesin bir fiyatı vardır.

jostein gaarder: cinselliği çok fazla düşündüğünü kendine itiraf etmek istemeyen biri, başkalarının cinsellik takıntısını kınamakta acele eder çoğu kez.

montesquieu: bir tek kişiye yapılan haksızlık, bütün topluluğa yönelmiş bir tehdittir.

turgenyev: umudun kendisidir hayattaki en güzel şey. umut, ne kadar aldatıcı olsa da, güzel bir yolda yürürken ömrümüzün sonuna varmamızı sağlar hiç değilse.

4.09.2014

turing'in hezeyanı

edmundo paz soldan

iflah olmaz bir istekle cenneti arayan huzursuz yaratıklarız.

adaleti sağlamanın pek çok yolu vardır ve hukuki yolları izlemek bunlardan biri değildir.

dünya canlılar ve eşyalardan oluşur; kaçmak için ise insanın kendi içine yönelmesi ya da sanal bir gerçekliğe dalıp gitmesi gerekir.

en büyük suçlular en aptal hataları yapar.

yıllar küçük hilelerle dolu, hiç unutulmaz dediğin anlar şaşırtıcı bir şekilde el çabukluğu ile silinip gidiyor.

herkesin bir fiyatı vardır.

neden hayattan kopmak istenir? güzellik her yerde; insan büyük bir sürekliliğin parçasıdır ve içine daldığı o iletişim ağını kucaklamalıdır.

sınırların ötesinde düşünmek iyidir.

her şey sadece karın doyurmak demek değil; yanlış bir amaç için çalışmaktansa açlıktan ölmek yeğdir.

hiçbir şey tesadüf değildir, her bir eylemin gerçekleşme nedeni vardır ama bazen bu nedenler gizlenmiş olur.

arzuyu tamamen ıslah etmek imkansızdır.

bilgi çağı o kadar çok bilgi üretiyor ki sonunda kendi içinde boğulup köhne bir eşya yığınına dönüşüyor.

içgüdü aklın sofistike yüzüdür.

bir ülke tutkular için keyfi bir sınırdır; tutkulara sınır olabilecek tek yer evrendir.

dünyada çok az şey şifresi çözülmemiş bir mesaj kadar güçlüdür.

kişi eğer davranışlarının sonucunu düşünürse hareketsiz kalır. insanın dünyaya geldiğinde yapabileceğinin en iyisini yapmaktan başka çaresi yoktur.

hepimiz deliriyoruz; sadece bazılarının deliliği diğerlerine göre daha az zararsız.

31.12.2010

uzun lafın kısası

feodor gladkov: en iyi memurlar budalalardır. görmeyi ve almayı bilirler.

aslı erdoğan: her şeyi yitirdiğinde elinde yalnızca hayat kalır.

edmundo paz soldan: adaleti sağlamanın pek çok yolu vardır ve hukuki yolları izlemek bunlardan biri değildir. 

felicien challaye: yaşamak için para kazanmak gerekir ama, para kazanmak için de yaşamamak gerekir.

philipp vandenberg: insanlar, gerçeklerden korktukları kadar hiçbir şeyden korkmazlar.

g.b. shaw: biz en yüceyi gördüğümüz zaman ondan nefret ederiz; onu çarmıha gereriz, baldıran zehri içirerek öldürürüz, bir odun yığınının üstüne bağlar diri diri yakarız.

howard stern: öldüğünüz zaman gerçekleşecek olan şudur: bir kutuya konulmak ve solucanlar tarafından yenmek.

emile zola: tehlikenin gözünün içine baktın mı onun sana zararı dokunmaz.

muriel barbery: evren boşlukla el birliği yapar, kayıp ruhlar güzelliğe ağlar, anlamsızlık bizi kuşatır.

platon: felsefe, insanların ve toplumların güçlü oldukları çağlarda yararlıdır; zayıf oldukları zamanlarda ise acınacak bir şeydir.

ursula k. le guin: bir hırsız yaratmak için, bir sahip yaratın. suç yaratmak istiyorsanız, yasalar koyun.

ernesto sabato: tüm devrimler olanca saflıklarıyla ve özellikle de öylelerse, pis bir polis bürokrasisine dönüşmeye mahkumdur; bu sırada en büyük ruhların sonu zindan ya da tımarhane olur.

30.06.2009

uzun lafın kısası

lao-tzu:
 her şey apaçık, bulanık gören benim.

irvine welsh: köpek balıklarıyla yüzüyorsanız hayatta kalmanın tek yolu, içlerindeki en büyük köpek balığı olmaktır.

mario vargas llosa: en kötüsü, bu lanet ülkede her gün yaşanan o korkunç şeylere tanık olmaktır.

neval el-saadavi: bir erkek isyan bayrağını gökyüzüne kaldırsa bile bir çocuk gibidir.

soti triantafyllou: evlilik, tıpkı tüm bir ömrü hapiste, hastanede ya da manastırda geçirmek gibi anormal bir durumdur.

jules michelet: adalete karşı olan hiçbir şey devam edemez.

viktor emil frankl: insanı en çok yaralayan şey, fiziksel acı değil, haksızlığın, mantıksızlığın verdiği ruhsal ıstıraptır.

muriel barbery: yoksulların nefret ettikleri bir şey varsa o da diğer yoksullardır.

rana dasgupta: bazı insanlar mükemmeliyetçidir. bu bir tutkudur onlarda. bir şeyi beş kez, on kez denerler, fark etmez. sonunda öyle yüksek bir standarda ulaşırlar ki, artık kimse onlarla baş edemez.

edmundo paz soldan: iflah olmaz bir istekle cenneti arayan huzursuz yaratıklarız.

balzac: iyi insanlar uzun zaman dünyada kalamazlar. gerçekten de büyük duygular bu bayağı küçük, yüzeysel toplumla nasıl bağdaşabilir?

franz kafka: evet umut var, çok umut var; ama bizim için değil.