kurt vonnegut etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kurt vonnegut etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29.04.2018

uzun lafın kısası

kurt vonnegut: ancak fikirlerimizin insaniliği ölçüsünde sağlıklıyız.

jean rhys: en kötüsü, insanın kadınların gerçekten ne hissettiklerini bilmemesidir.

macedonio fernandez: bu dünyada eksik olan o kadar çok şey var ki, bir şey daha eksik olsa ona yer bulunamazdı.

gabriel garcia marquez: insanlar birinci mevkide giderken edebiyat yük katarına atılırsa dünyanın anası bellenmiş demektir. 


jean-luc godard: yetişkinlik diye bir şey yoktur. çocukluk ve yaşlılık vardır.

maksim gorki: yaşam eylemdir ve yaratmaktır. yeryüzünde yaşayan insanın ulaşmak isteyeceği en son erek yeryüzünde yaşamak mutluluğudur.

jeannette walls: şunu iyi hatırla, hayvanlar kapatılmaktan nefret ediyor gibi davranıyorlar; ama aslında özgürlükle ne yapacaklarını bilmiyorlar. ve bu çoğu zaman onları öldürüyor.

marguerite duras: yazarın yazmak için yalnızlığa ihtiyacı vardır ve yalnızlığa her zaman delilik eşlik eder. 


abbe pierre/albert jacquard: her zaman sakınımsız yaşadım, yetersizliğimin bilincinde olarak. yetersizliğinin bilincinde olmak aynı zamanda özgür, hayalci ve biraz kaba olmanın yoludur. 

lawrence durrell: ölüm bütün gerilimleri artırır, normal zamanlardaki gibi yarı doğrulara göre yaşamamıza pek izin vermez.

1.03.2018

şampiyonların kahvaltısı

kurt vonnegut

ancak fikirlerimizin insaniliği ölçüsünde sağlıklıyız.

bilinç, her hayvanın manevi özüdür. bütün mesajların alıcısı olan "ben". her birimizin; bir farenin de, bir geyiğin de, bir garsonun da içindeki yegane can budur. kendimizi hangi abuk sabuk maceranın ortasında bulursak bulalım, özümüz şaşmaz ve saftır.

dünya kıçı kırık bir gezegendir.

kafası çalışan insanlar, zengin olmanın en iyi yollarından birinin de insanların mecburen mıhlanıp kaldıkları toprak parçalarından birine sahip olmak olduğunu anlamışlardır.

komşumun inandığı çılgınca bir şeydir hakikat.

tanrı romancılardan razı olsun. her şeyi yazmak isteyen insanlara ne kadar teşekkür etsek az. onlar olmasaydı o kadar çok şey unutulur giderdi ki!

zaman, kendi kuyruğunu yiyen bir yılandır.

antika saatler ne kadar hissedebilir ve düşünebilirse, insanlar da o kadar hissedebilir ve düşünebilirler.

insanlar forma girmeye ya da biraz kilo vermeye hemencecik heveslenirler. ama programa yazıldıktan sonra yaklaşık bir sene içinde ilgilerini kaybeder ve kulübe gelmeyi keserler. böyledir insanoğlu.

umursadığın şey sana ait değilse neyi değiştirebilirsin?

şairler tarafından tutkuyla sevilen bülbülün ötüşüne o eşsiz güzelliğini kazandıran şey, bu kuşun ancak ay ışığında öttüğü gerçeğidir.

ilerleme, bizim en önemli ürünümüzdür.

mantıklı olsun diye yaratılmamış bir evrende durmaksızın mantık aramak yorucu bir iştir.

7.10.2017

galapagos

kurt vonnegut

insanlar hakkında ne kadar çok şey öğrenirsen onlardan o kadar çok tiksinirsin.

merak, sağlıklı bir aklın daimi ve değişmez özelliklerinden biridir.

kimileri için hamile kalmak nezle olmak kadar kolaydır. nezlelere de, bebeklere de mukozayı sevdiği kadar hiçbir şeyi sevmeyen mikroorganizmalar neden olur.

bir avuç insan bir kumsalda öteye beriye uzanmış yatıyor olsalar ve içlerinden biri osursa, herkes kahkahayı salıverir; tıpkı bir milyon yıl önceki insanların yapmış olacakları gibi.

nasıl hayatta kaldıklarını anlata anlata bitiremeyen onca insan var; sanki çok matah bir iş becermişler gibi. oysa bunu söyleyemeyecek tek insan türü cesetlerdir. henüz ölmemiş olan herkes hayatta kalmayı becermiş sayılır.

en karanlık zamanlarda bile, insanlık için hala umut vardır.

her çeşit şüpheye ancak eylemle son verilebilir.

bir ilişkinin yürümesi için her iki tarafın da çaba göstermesi gerekir. eğer taraflardan yalnızca biri çaba gösteriyorsa o ilişkiyi unut gitsin. öylesinden kimseye hayır gelmez.

"seni seviyorum" demektense boğularak ölmeyi tercih ederdi.

31.08.2014

uzun lafın kısası

ernesto sabato: hiç kimse kendisini darağacına götüren arabada uyumaz.

cicero: kendisine cezasızlık ve herkesçe bilinmeme imkanı tanındığında haksızlık yapmaktan çekinecek çok az insan bulunur.

boethius: seni güzel gösteren kendi doğan değil, sana bakan gözlerin kusurlu görüşüdür.

henrik ibsen: yaşam sanatı, bir çeşit sürüngenin kulağa kaçmasını önlemekten başka bir şey değildir.

louis-ferdinand celine: ev sahibi dediğin bok üstü boktur, o kadar.

jean-paul sartre: ezilenler arasında din adamı yoktur. din adamları ezen sınıf ya da ırkların asalağıdırlar.

kurt vonnegut: merak, sağlıklı bir aklın daimi ve değişmez özelliklerinden biridir.

alain de botton: statü endişesi, başarılı bir yaşamla başarısız bir yaşam arasındaki farkı idrak ettiğimiz zaman ödediğimiz bedeldir.

melih cevdet anday: insanın insana koşması, yarattığı en yüce gücüdür insanoğlunun.

salman rushdie: insanlarımız lanetlenmiş. yoksuluz, cahiliz ve öğrenmeyi sonuna kadar reddediyoruz.

andre maurois: şöyle böyle giden bir aşk zordur ama yürümeyen bir aşk cehennemdir.

pascal: başkalarının fikirlerine göre yaşarız. hayali bir hayat yaşar ve bu amaca uygun görüntüler yaratırız. yine de güzelliğin peşinde koşarken ve bu imgesel varlığı korurken sahici olan her şeyi savsaklarız.

31.07.2014

uzun lafın kısası

mesa selimovic: gerçek yaşlılığın başlangıcı yerleşmektir.

ernesto sabato: kimse kimseyi yoksul üniformalı bir şeytanın öteki yoksul şeytanları hor gördüğü gibi hor göremez.

jean-paul sartre: gerçeklere dosdoğru ve çekinmeden bakmak kadar iyi bir şey yoktur.

kurt vonnegut: insanlar hakkında ne kadar çok şey öğrenirsen onlardan o kadar çok tiksinirsin.

cicero: kendi doğumundan önce olanları bilmeyen, sürekli çocuk kalmaya mahkumdur.

henry david thoreau: önüne geleni haksız yere içeri tıkan bir yönetimde, onurlu her insanın olması gereken yer cezaevidir.

boileau: doğrudan başka hiçbir şey güzel değildir; yalnız doğrudur sevilmeye değer.

salman rushdie: modern benlik; hurdalar, dogmalar, çocukluk anıları, gazete makaleleri, rastgele sözler, eski filmler, küçük zaferler, nefret ettiğimiz ve sevdiğimiz insanlardan oluşturduğumuz sallantılı bir binadır.

hegel: kendini kuran bireyliğin devinimi, gerçek dünyanın oluşumudur.

paul holbach: insanlar olağanüstü olanı basit olana, anlayamadıkları şeyleri anlayabildiklerine tercih ederler. onların, hayal güçlerini uyandırmak için "gizemli" şeylerin dürtüsüne ihtiyaçları vardır.

tahsin yücel: sevgili dostum, bu dünyada her şey alışveriştir.

alain de botton: yanında zayıf davranabileceğim kadar seviyor musun beni? herkes gücü sever; ama sen beni zaaflarımla seviyor musun? asıl sınav budur. yitirebileceğim her şeyden arınmış olsam, yalnızca ömür boyu sahip olacağım şeyler için sever misin beni?

10.07.2014

din

seneca: her insan, inanmayı muhakemeye tercih eder.

raymond ian burns: dünyadaki dinler kaç kere herhangi bir keşif yüzünden zarar görmelerine rağmen, sadece kale direklerinin yerini değiştirmiş ve sanki hiçbir şey olmamış gibi yollarına devam etmişlerdir.

max stirner: düşünen bir insanın inançlı bir insandan tek farkı, ondan çok daha inançlı olmasıdır. düşünenin inanabileceği binlerce öğreti varken, inançlı sadece birkaç tanesiyle idare eder.

mark twain: espri anlayışı olan bir insanın nasıl dindar olabileceğini anlayamıyorum.

kurt vonnegut: erdemli davranışların, mümkün olmayan bir ahirette kazanılacak oldukça imkansız ödüller ya da cezalarla, çubuğa bağlanan havuç benzeri dalaverelerle değersizleştirildiğine inanıyorum.

evelyn waugh: her öğretinin, medeni zevklere sahip kişilerin asla yer alamayacağı bir cennet vaadinde bulunması, ilginç bir durumdur.

howard stern: öldüğünüz zaman gerçekleşecek olan şudur: bir kutuya konulmak ve solucanlar tarafından yenmek.

douglas adams: bir köşesinde meleklerin olduğuna inanmadan da, bir bahçenin güzel olduğunu görmek yeterli değil midir?

6.03.2014

hokus pokus

kurt vonnegut

insan olmak ne kadar utanç verici.

insan doğasındaki bir kusur da herkesin inşa etmek istemesi; ama kimsenin korumak istememesi. ve en kötü kusur da su katılmamış salaklar olmamız.

her hayvan türü, kendi türünden hayvanların çok güzel olduğunu düşünür. bu yüzden, evlenen insanlar da çok güzel olduklarını ve bebeklerinin de çok güzel olacağını düşünürler; ama aslında gergedanlar kadar çirkinler. çok güzel olduğumuzu düşünmemiz aslında öyle olduğumuz anlamına gelmez. belki de korkunç çirkin hayvanlarız ve bunu kendimize itiraf edemiyoruz; çünkü bu bizi felaket hayal kırıklığına uğratır.

insanlar, inandıklarının arkasındaki nedenleri kendileri düşünerek buldukları zaman güçlerinin doruğuna çıkarlar. ancak bu şekilde iki ayakları üzerinde durabilirler.

john gay: eğer yaşam varsa umut da vardır.

tatsız şeyleri duymak istemeyen insanların gözlerini ve kulaklarını sana kapatmalarına küfür ve kabalık denir.

birkaç yıl önce, birlikte olduğum bir kadın, bana ailemin hala hayatta olup olmadığını sordu. elbiselerimizi çıkartmıştık ya artık, benim hakkımda daha çok şey bilmek istiyordu.

eugene v. debs: bir alt sınıf olduğu sürece ben de onlardan biriyim. bir suç unsuru varolduğu sürece ben de içindeyim. hapse atılmış bir tek kişi bile varsa özgür değilim.

aslında bira depresandır. ama yoksullar öyle olmadığını ummaktan hiç vazgeçmezler.

17.12.2013

din

e.m. forster: her inanç mümkün olduğunca az başvurulması gereken bir katılaşma süreci, bir tür zihinsel donmadır.

emerson: gerçekten var olan bir sinek, var olma ihtimali olan bir melekten daha önemlidir.

steven weinberg: din insanoğlunun yüceliğinin alçaltılmasıdır. din olsa da olmasa da her zaman iyi şeyler yapan iyi insanlar ve kötülükler yapan kötü insanlar olacaktır. ancak iyi insanların kötülük yapabilmesi için dine ihtiyaç vardır.

amin maalouf: bugün dinin her yere sokulmasına ve her şeyin onunla gerekçelendirilmesine öfkeleniyorum. dini her şeye karıştırıyorlar ve ona hizmet ettiklerini sanırken aslında kendi ihtirasları veya kendi delice hevesleri için dini kullanıyorlar. bir gün insanlar hayatlarını fazlasıyla işgal eden dinden bıkacaklar ve kötülerin yanına iyileri de katarak her şeyi inkar edecekler.

arthur schnitzler: şehitlik her zaman şiddetin kanıtı olmuştur, asla inancın doğruluğunun değil.

alexander herzen: tüm dinler ahlakı, itaat yani gönüllü kölelik üzerinde temellendirmişlerdir. bu nedenle daima herhangi bir siyasi organizasyondan çok daha tehlikeli olmuşlardır. çünkü ikincisi şiddet kullanımına, birincisi özgür iradenin yıkılmasına yol açar.

kurt vonnegut: kutsal kitapların aslında söylediği şey: "çevresinin geniş olmadığından kesinlikle emin olmadan, hiç kimseyi öldürmeyin."