anatoli ribakov: insanın yarattığı en iyi şey kitaptır. dünyadaki en büyük insan yazardır.
sait faik: söz vermiştim kendi kendime, yazı bile yazmayacaktım. yapamadım. koştum tütüncüye kalem kağıt aldım. oturdum. kalemi yonttuktan sonra tuttum öptüm. yazmasam deli olacaktım.
boccaccio: kalemin gücü, onu kullanmayı bilmeyenlerin sandıklarından çok daha fazladır.
imre kertesz: bir yazar için zamanının ona karşı sergilediği körlükten daha muhteşem bir taç olamaz; bu körlük, hakkında konuşmamakla birleştirilmişse üstüne bir pırlanta daha konulmuş demektir.
şükrü erbaş: yazının, şiirin yalnızlığından başka bir kalabalığa inanmıyorum.
eduardo galeano: yazmanın nedeni, kafayı kurcalayan, bir sinek vızıltısı gibi uyku uyutmayan sorulara cevap vermeye çalışmaktır. yazılanlar, cevaba duyulan toplumsal gereksinimle çakıştığı zaman ortak bir anlam kazanabilir.
ece ayhan: haritalarda bile sözcük ararım.
ray bradbury: iyi yazarlar yaşama sık sık dokunurlar. ortalama yazarlar üstüne hafifçe dokunup geçerler. kötü olanlar ona tecavüz edip leşini sineklere bırakır.
max frisch: önemli olan, sözcüklerin arasındaki ifade edilemeyen beyaz alandır. sözcüklerin anlattığı, gerçek düşüncemizi dile getirmeyen önemsiz şeylerdir hep. gerçek niyetimizi en iyi ihtimalle dolambaçlı bir yoldan ifade edebiliriz.
oscar wilde: bu sabah bir virgülü sildim, akşamüzeri yeniden koydum.
imre kertesz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
imre kertesz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25.04.2018
2.07.2017
din
nikos kazancakis: din bir bataklıktır.
d.m. thomas: dinin dogmaları ruhun korse balenleridir.
peter weiss: ben inançlı biri değilim, ben bu dünyada yaşıyorum. bizlerin, hepimizin yaptığı gibi ben de, bizi tımar etmek isteyenlerin elinden kaçıp kendi kabuğumun en kuytularına çekildim.
j.p. donleavy: cehennem fakir insanlar içindir.
nancy h. kleinbaum: eğer kararlı birer ateist yetiştirmek istiyorsan, onları dindar birileri olacak şekilde yetiştir. her zaman işe yarar.
imre kertesz: bazen din uğruna kendini feda eden kişinin mükemmel bir zalim olduğunu düşünürüm; zalimliğin en saf, herkesin önünde eğildiği biçimi.
erich auerbach: dinler, halkın saflığına dayanan kaba ikiyüzlülüklerden ibarettir; insanları, budalalıklarını istismar eden bir avuç açıkgözün boyunduruğu altına koymaktan başka bir işe yaramaz.
engin geçtan: tutucu kişi, yapmak istediği ama yaparsa suçlanacağı davranışları başkalarında gördüğünde onları eleştirerek ya da engelleyerek kendi isteklerini ketlemeye çalışır.
henryk sienkiewicz: öteki dünyada kral olmaktansa bu dünyada en basit bir çoban olmak yeğdir.
jaroslav hasek: insanları boğazlamanın ilk hazırlıkları, her zaman, ya tanrı adına ya da insanoğlunun kendi kafasında yarattığı yüce bir varlık adına yapılmıştır.
d.m. thomas: dinin dogmaları ruhun korse balenleridir.
peter weiss: ben inançlı biri değilim, ben bu dünyada yaşıyorum. bizlerin, hepimizin yaptığı gibi ben de, bizi tımar etmek isteyenlerin elinden kaçıp kendi kabuğumun en kuytularına çekildim.
j.p. donleavy: cehennem fakir insanlar içindir.
nancy h. kleinbaum: eğer kararlı birer ateist yetiştirmek istiyorsan, onları dindar birileri olacak şekilde yetiştir. her zaman işe yarar.
imre kertesz: bazen din uğruna kendini feda eden kişinin mükemmel bir zalim olduğunu düşünürüm; zalimliğin en saf, herkesin önünde eğildiği biçimi.
erich auerbach: dinler, halkın saflığına dayanan kaba ikiyüzlülüklerden ibarettir; insanları, budalalıklarını istismar eden bir avuç açıkgözün boyunduruğu altına koymaktan başka bir işe yaramaz.
engin geçtan: tutucu kişi, yapmak istediği ama yaparsa suçlanacağı davranışları başkalarında gördüğünde onları eleştirerek ya da engelleyerek kendi isteklerini ketlemeye çalışır.
henryk sienkiewicz: öteki dünyada kral olmaktansa bu dünyada en basit bir çoban olmak yeğdir.
jaroslav hasek: insanları boğazlamanın ilk hazırlıkları, her zaman, ya tanrı adına ya da insanoğlunun kendi kafasında yarattığı yüce bir varlık adına yapılmıştır.
4.04.2014
fiyasko
imre kertesz
hayat kısa, gece uzun.
cinayetin sıradan bir şey olduğu yerde insan asilikten değil, çalışma şevkinden dolayı katil olur.
yaşamın bizden bekledikleri er ya da geç insanın ahlaki yetisini aşar.
bir yazar için zamanının ona karşı sergilediği körlükten daha muhteşem bir taç olamaz; bu körlük, hakkında konuşmamakla birleştirilmişse üstüne bir pırlanta daha konulmuş demektir.
dünya hiçbir zaman kolay değildir.
karşılaştığında tamamen zararsız olan bir yaratık var, onu pek fark etmezsin ve sonra da hemen unutursun. ama görünmeden herhangi bir şekilde kulağına girdiğinde orada gelişir ve adeta oradan yürüyerek çıkar; beyne kadar ilerlediği ve bu organda, köpeğin burnundan içeri giren pnömokoklara benzer şekilde, vahim biçimde büyüdüğü vakalar görülmüştür. bu yaratığın adı komşu'dur.
bir şair bir kökene sahip olmalı, nereden geldiğini bilmeli.
bazen din uğruna kendini feda eden kişinin mükemmel bir zalim olduğunu düşünürüm; zalimliğin en saf, herkesin önünde eğildiği biçimi.
bir şekilde başarılı olmak gerekir; başarı tek çıkış yoludur.
bir şey hiçbir zaman sona ermiyor. insan devam etmek zorunda, hep devam etmek zorunda; tıpkı iki katilin sohbet etmesi gibi samimi ve tiksinen bir konuşkanlıkla. söyleyeceklerimiz, aslında ruhsuzluğa varacak ölçüde basitleşmiş cinayet kadar acı ve nesnel olmasına rağmen.
hayat kısa, gece uzun.cinayetin sıradan bir şey olduğu yerde insan asilikten değil, çalışma şevkinden dolayı katil olur.
yaşamın bizden bekledikleri er ya da geç insanın ahlaki yetisini aşar.
bir yazar için zamanının ona karşı sergilediği körlükten daha muhteşem bir taç olamaz; bu körlük, hakkında konuşmamakla birleştirilmişse üstüne bir pırlanta daha konulmuş demektir.
dünya hiçbir zaman kolay değildir.
karşılaştığında tamamen zararsız olan bir yaratık var, onu pek fark etmezsin ve sonra da hemen unutursun. ama görünmeden herhangi bir şekilde kulağına girdiğinde orada gelişir ve adeta oradan yürüyerek çıkar; beyne kadar ilerlediği ve bu organda, köpeğin burnundan içeri giren pnömokoklara benzer şekilde, vahim biçimde büyüdüğü vakalar görülmüştür. bu yaratığın adı komşu'dur.
bir şair bir kökene sahip olmalı, nereden geldiğini bilmeli.
bazen din uğruna kendini feda eden kişinin mükemmel bir zalim olduğunu düşünürüm; zalimliğin en saf, herkesin önünde eğildiği biçimi.
bir şekilde başarılı olmak gerekir; başarı tek çıkış yoludur.
bir şey hiçbir zaman sona ermiyor. insan devam etmek zorunda, hep devam etmek zorunda; tıpkı iki katilin sohbet etmesi gibi samimi ve tiksinen bir konuşkanlıkla. söyleyeceklerimiz, aslında ruhsuzluğa varacak ölçüde basitleşmiş cinayet kadar acı ve nesnel olmasına rağmen.

