p.a. loxias etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
p.a. loxias etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29.11.2022

uzun lafın kısası

murathan mungan:
insanların büyük çoğunluğu kendindeki kötülüğe kördür.

shakespeare: adamakıllı asılmış bir insanın bu dünyada hiçbir şeyden korkusu kalmaz.

cesare pavese: insan hiçbir zaman büsbütün yalnız değildir dünyada. en kötü durumda, bir çocuğu, bir delikanlıyı ve zamanla olgun bir adamı, yani kendisinin eski bir halini bulur yanında.

goethe: üç bin yıllık geçmişinin hesabını yapamayan insan günübirlik yaşayan insandır.

jean jaures: biz de geçmişe bağlıyız. ama geçmişe sevgi ve saygı göstermenin doğru yolu, uzun bir hayaletler zincirini seyretmek için yüzünü sönmüş yüzyıllara çevirmek değildir. geçmişe bakmanın en iyi yolu, vaktiyle çalışmış ve canlı kalmış kuvvetlerin eserini geleceğe doğru sürdürmektir.

p.a. loxias: her sanatçı mutsuz bir âşıktır ve mutsuz âşıklar öykülerini anlatmak isterler.

sigmund freud: sevdiğim zaman, sevgi dışında her şeyi dışlarım.

nietzsche: küçücük bir bahçe, incirler, biraz peynir ve üç ya da dört arkadaş; buydu epikuros'un bolluğu.

j.r.r. tolkien: genellikle beklenmedik konuklar en sağlam dost çıkarlar.

chuck palahniuk: anlaman gereken tek şey, pişman bir bok çuvalı olup çıktığındır.

halil cibran: kurbağaların sesi, sığırlarınkinden daha yüksek olabilir. fakat kurbağalarla ne tarlayı sürebilirsin, ne üzüm sıkma cenderesini döndürebilirsin ne de derilerinden ayakkabı yapabilirsin.

la rochefoucauld: öyle insanlar vardır ki, aşktan söz edildiğini duymasalar aşık olmazlardı.

28.01.2021

özlem

iris murdoch

insanın mutluluğu en mükemmel koşullarda bile gölgelenmeden kalmaz; hatta neredeyse saf mutluluk dediğimiz şeyin kendisi bir dehşet yaşatabilir.

insan yüreğinin aşka ve bilgiye duyduğu özlem sınırsızdır.

cinsel arzu, aynı zamanda aşk olduğu zaman, bizimle tüm dünya arasında bir bağlantı kurarak yeni bir deneyim tarzına geçirir. o zaman cinsellik muazzam bir bağlayıcı ilke olarak karşımıza çıkar. 

aşk bir kesinliktir, belki de kesinliğin tek türü.

p.a. loxias: kayıtsız bir dünyaya karşı gerçeği haykıran insanlar genellikle bir süre sonra yorgun düşer, sesi çıkamaz olur ya da kendi akıllarından kuşku duymaya başlarlar.

hakir görülen bir kadının öfkesinin yanında cehennem vız gelir.

cinsellik, dünyayla kurulan en güçlü bağlantılarımızdan biridir; mutluluğun ve tinselliğin doruğundayken hiçbir şeye kul köle olmaz; çünkü her türlü bilgiyi içinde taşır ve dokunduğumuz, baktığımız her şeyden zevk almamızı sağlar.

insana duyulan aşk bilgilere açılan bir kapıdır.

her büyük gerçek birer esrardır, her ahlak eninde sonunda mistisizmdir, bütün dinler giz dinleridir, büyük tanrıların hepsinin bir sürü adı vardır.

gözümüze kaba saba, bayağı ya da aşağılık görünen birinin pençesine düşenleri gördükçe hayrete düşeriz. bir kadın ya da bir erkek böyle olmalarına kimsenin karşı çıkamayacağını söyleyecek kadar incelikli ve akıllı olsalar bile aşkın doğasında bulunan bir yoğunlukla, dikkati taparcasına bir başkasının üzerinde toplamak yine de bir tür deliliktir.

3.10.2012

sanat

iris murdoch

"her sanatçı mutsuz bir aşıktır ve mutsuz aşıklar öykülerini anlatmak ister." (p.a. loxias)

bütün sanatlar uyumsuzlukları ele alır ve sadeliği amaçlar. sanatın iyisi gerçeği anlatır, daha doğrusu gerçeğin ta kendisidir, belki de tek gerçektir.

beyaz bir sayfanın saflığını, uygunluk ve güzelliğin en kusursuz halinden daha azıyla, yani doğru olandan daha azıyla doldurup suistimal etmektense, yaşamları boyunca sessizce beklemeyi tercih eden sanat azizleri vardır.

yalnızca öyküler ve sihir gerçekten dayanıklı çıkabilir. insanın anlayış alanı ne kadar küçük olursa olsun, sanatın o kişiye öğreteceği şeyler felsefeden daha fazladır.

bir yazarın öğrenmesi gereken en önemli şey, yazmış olduğu bir şeyi yırtabilmektir.

sanat, yalnızca öncelikle değil, mutlak olarak gerçekle ilgilenir. sanat gerçeğin bir başka adıdır. sanatçı, gerçeği yansıtabileceği özel bir dili öğrenen kişidir.

yaşamın sanata benzemediğini gösteren şeylerden biri de, sanattaki karakterlerin tecavüz edilemez bir vakarı olması. oysa yaşamdaki karakterlerin böyle bir özelliği yoktur.

zeki bir yazar şöyle demişti: "başarılı olmak yetmez; diğerlerinin başarısız olması gerekir."

insan ruhu yalnızca aşk ve sanat tarafından işareti verilebilen bir sonsuzluğa hasrettir.

en büyük sanat bile eninde sonunda karışık bir bulmacadır.

insanoğlunun anlamakta zorluk çektiği şeyleri sanat, bir anda öğretiverir. alıştığı dünyanın bir santimetre ötesinde tümüyle yabancı başka bir dünyanın içinde kendini buluverir insan. doğa, bir durumdan öteki duruma ite kaka atlattırılıveren insanlara unutkanlık bağışlayarak iyileştirir.

sanat sevimli değildir, taklit de edilemez. sanat yalnızca doğruyu söyler, mutlak önemli olan doğruları. insana ait şeylerin onarılmasına yarayan ışıktır sanat. sanatın ötesinde başka hiçbir şey yoktur.

en yüksek sanat şiirdir; çünkü sözcükler en incelikli hallerinde, en yüksek matrislerinde bir ruh kazanırlar.