cahit külebi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cahit külebi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19.07.2016

pervaneyle yaren

onur caymaz


ateşe bir kez değmiş olan
yarenidir pervanenin

"pervaneler yarenimiz
gelsin bir hoşça yanalım."
(kul nesimi)

"ve sen daha demincek
yıllar da geçse demincek"
(ahmed arif)

biz yapsak şiddet, devlet yapınca bayrak denir
dağ çıplaktır ama rozetleri, kravatları vardır vekillerin

"askerim, benim ağzım kuşlardan."
(edip cansever)

"hamravat suyu dondu
dicle'de dört parmak buz
biz kuyudan işliyoruz kaba - kacağa
çayı kardan demliyoruz
anam sır gibi saklar siyatiğini
'yel' der, 'baharın geçer'
bacım, iki canlı, ağır
güzel kızdır, bilirsin
ilki bu, bir yandan saklı utanır
ve bir yandan korkar
ölürüm deyi
bir can daha çoğalacağız bu kış
bebeğim, neremde saklayım seni
hoş gelir
safa gelir
ahmed arif'in yeğeni"
(ahmed arif)

"annemden mektup aldım
memlekette gibiyim."
(cahit sıtkı tarancı)

"umutsuz kaldıkça seni düşündüm."
(cahit külebi)

beni, çok sevdiğim için seviyorsan
seni daha çok sevmemi ister misin?

"yüz bin aman dedim, bir buse aldım
hasılı ömrümün kan bahasıdır."
(dertli)

"acı çekmek bir yanlış anlamadır."

"dört kitabın manası bellidir bir elifte"
(yunus emre)

pavyonları karart, eski sinemaları, bin yıllık meydanları
durdur yavan şarkıları tekinsiz marşlarda sıra
ey yoksul sözcüğü! öksüz çocuğu türkçenin, siyah ceketli
büyük kulüpleri karart, sömürüyü, iş takipçilerini
de ki yolların çamuru akıyor televizyon dizilerinden
karart parti başkanlarını, sahibinin köpeği haber bültenleri
kimse yaşamıyor, ölmüyor kimse romanlarda, şiirlerde
payımız var diyorlar şimdi ekmeğin beyazında bizim de

21.11.2013

bütün şiirleri

cahit külebi



iğrendim senin gidişinden
iğrendim

günlerin kepaze birbirinden
kışların soğuk, yazların sıcak
insan nerdeyse
nerdeyse
öyle güzel günlerin var olduğuna inanmayacak

neden kadınlar böyle sıcak
neden kadınlar böyle taze
yaz gelince basmalar giyerler
sade

ben yine çocukları severim
bütün kadınlardan ziyade

nasıl sevmezsin arkadaşları
türkü söylerken
nasıl sevmezsin tarlaları
yeşerirken

artık ne pencerem var seni koyacak
ne masam
sevgilim de yok bu şehirde
çiçek seni alıp ne yapsam

havalar güzel gidiyor
sen de çiçek açtın erkenden
küçük zerdali ağacım
aklın ermeden

o kadar çaldı ki yürekten
türküler aşındırdı kavalı

her gece gökte bir küçük yıldız
seninleyim diye el eder
ne onun uzaklığı azalır
ne benim içimdeki kederler

bir kurşundur umut
attığın yere gitmez

sevgi dediğimiz yalvaç olmaktır
arınmaktır bütün kötülüklerden
yıldız ırmakları akan gözlerden
toprak bir testiyi doldurmaktır

istanbul'dan bir yar sevdim
adamı günaha sokar

sevdamız kayboldu zamanlarda
dişi ceylanla erkek ceylan
ayrı yönlere koşar gider
bir sevişmek kaldı romanlarda