martin amis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
martin amis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6.02.2018

görüş evi

martin amis

vicdan hayati bir organdır; bademcikler ya da lenf bezleri gibi bir fazlalık değil.

eğer bir adam kararlılıkla bir kadını, sadece bir kadını yüceltiyor, onu "diğer bütün kadınlardan üstün" görüyorsa, bil ki karşındaki bir kadın düşmanıdır. böyle düşünmek ona geri kalan kadınların pislik olduklarına inanma özgürlüğü verir.

hastanede, saat daima sandığından daha geridir.

gerçekten acı çekmiş herkes, bunun sonunda getireceği rahatlamayı bilir; başını öne eğip saatler boyunca ağlayarak küfür etmenin getirdiği rahatlamayı.

geçmişin bir ağırlığı vardır. ve geçmiş, ağırdır.

şimdilik kıtlığı, seli, salgın hastalığı ve savaşı unut gitsin: eğer gerçekten tanrı'nın umurunda olsaydık, bize dini göndermezdi.

biz insanlar sürekli daha fazlasını isteriz. lanet olasıca bir aşkla yaparız bunu.

uzaklaştığını sadece ölmek üzere olan insanlar hissederler.

gizli eşcinsellerin heteroseksüel olduğu sanılır; kadınlara hapsederler kendilerini ve bunlar hayattaki en tehlikeli erkekler arasında yer alır.

gogol, dostoyevski, tolstoy. her biri tanrı'nın rus olması için ısrar etmişlerdi; özellikle rus olmalıydı. rus tanrısı, rus devleti gibi olmayacaktı; bunun yerine gözyaşı dökecek, cezalandırırken şarkı söyleyecekti.

yahudi geleneğinde çiftler evlenirken düğün töreninin sonunda bardak kırarlar. bunun nedenine dair farklı yorumlar vardır. biri kutsal saydıkları eski kudüs'teki tapınağın i.ö. 6. yüzyılda önce babilliler, daha sonra romalılar tarafından yıkılması anısına yapıldığını; bir diğeri geçmişle ilişkilerin koparılıp yeni bir hayata adım atıldığını ileri sürer.

aşk hikayesi şekil olarak üçgendir; üçgen de eşkenarlı değildir. bazen bu üçgenin ikizkenar olduğunu düşünmek hoşuma gider: tepesinin çok sivrildiği kesin. ama dürüst olup üçgenin acımasız biçimde eşitsizkenarlı kaldığını kabul edelim. eşitsizkenar, eşit uzunlukta olmayan kenarlı, eşitsiz bir üçgen.

herkes her yerde her şeyden şikayetçiydi.

"seni öldürmeyen şey, seni güçlü kılar." değil işte! hiç değil. seni öldürmeyen şey seni daha güçlü kılmaz. dermanını keser, sonra da öldürür.

16.08.2016

din

schopenhauer: dinler ateş böceği gibidir. parlamak için karanlığa gereksinim duyarlar.

john adams: eğer din olmasaydı, hayal edilebilecek en güzel dünyada yaşıyor olurduk.

napolyon: dini olmayan bir devletle nasıl hükmedebilirsiniz? bir adam açlıktan ölürken, yanındaki başka biri fazla yemekten hastalanıyorsa, "bu tanrı'nın hikmetidir" diyen bir otorite olmadığı sürece, bu eşitsizliği kabullenemeyecektir. din, fakirlerin zenginleri öldürmesine engel olan şeydir.

henri frederic amiel: bir inancın kullanışlı olması, onun gerçekliğinin kanıtı değildir.

martin amis: ideoloji, kökenleri yeterince gerçekliğe dayanmayan bir inanç sistemi; din ise gerçeklikle hiçbir bağlantısı bulunmayan bir inanç sistemidir. dini inançlar mantıktan ve saygınlıktan yoksundur ve dünya çapında yol açtığı olaylar tüyler ürperticidir.

iain banks: insanlar, yanıltıcı olsa da, kesinliğe ulaşmak için yanıp tutuşurlar.

dan barker: içinde konuşan hayvanlar, büyücüler, cadılar, iblisler, yılana dönüşen sopalar, gökyüzünden düşen yemekler, suda yürüyen insanlar ve her çeşit büyülü, saçma ve ilkel hikayenin yer aldığı bir kitaba inanıyor, bir de yardıma ihtiyacı olanın bizler olduğumuzu mu söylüyorsunuz?

ingmar bergman: umarım asla dindar olacak kadar yaşlanmam.

buddhadasa: bu dünya bile gerçek değil. ahiret nasıl gerçek olabilir?

31.03.2008

uzun lafın kısası

erich fromm:
 çağdaş insanın mutluluğu, vitrinlere bakmaktan ve peşin ya da taksitle alabileceği her şeyi almaktan ibarettir.

henrik ibsen: azınlık haklı olabilir; çoğunluk ise her zaman haksızdır.

joe bageant: üç dinin de fikir birliğine vardıkları tek konu, gençler fazla eğlenmeye başladıkları zaman dünyanın sonunun geleceğidir.

jeannette walls: hiç kimse mükemmel değildir. hepimiz canavarlardan sadece bir adım yukarıda ve meleklerden bir adım aşağıdayız.

j.j. rousseau: özgürlük her iklimde yetişen bir meyve değildir; onun için her ulus ulaşamaz ona.

oğuz atay: belirli bir düzeyi aşan insanların içe dönük olduğuna inanıyorum ben. fakat onların çoğu, iç dünyalarını başkalarından tecrit etmek isterler, bu dünyalarını adeta başkalarından kıskanırlar. bu nedenle dışa dönük bir elbise giyerler.

martin amis: biz insanlar sürekli daha fazlasını isteriz. lanet olasıca bir aşkla yaparız bunu.

isabel allende: dürüstlük tamahkârlık karşısında çabucak çöker. eğer söz konusu olan şey zengin olmaksa insanların çoğu ruhlarını feda ederler.

paulo coelho: gururun parıltısı en büyük bilgeliği bile kör edebilir.

a.l. kennedy: seks yapmaya fırsatımız olsa sakız çiğnemeye, bekleme odalarındaki akvaryumlara, sigaralara, bulmacalara, yemekhanelerdeki kuyruklara, sabretmeye, iskambil falı açmaya hatta dama oynamaya bile gerek kalmazdı.