la rochefoucauld etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
la rochefoucauld etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29.11.2022

uzun lafın kısası

murathan mungan:
insanların büyük çoğunluğu kendindeki kötülüğe kördür.

shakespeare: adamakıllı asılmış bir insanın bu dünyada hiçbir şeyden korkusu kalmaz.

cesare pavese: insan hiçbir zaman büsbütün yalnız değildir dünyada. en kötü durumda, bir çocuğu, bir delikanlıyı ve zamanla olgun bir adamı, yani kendisinin eski bir halini bulur yanında.

goethe: üç bin yıllık geçmişinin hesabını yapamayan insan günübirlik yaşayan insandır.

jean jaures: biz de geçmişe bağlıyız. ama geçmişe sevgi ve saygı göstermenin doğru yolu, uzun bir hayaletler zincirini seyretmek için yüzünü sönmüş yüzyıllara çevirmek değildir. geçmişe bakmanın en iyi yolu, vaktiyle çalışmış ve canlı kalmış kuvvetlerin eserini geleceğe doğru sürdürmektir.

p.a. loxias: her sanatçı mutsuz bir âşıktır ve mutsuz âşıklar öykülerini anlatmak isterler.

sigmund freud: sevdiğim zaman, sevgi dışında her şeyi dışlarım.

nietzsche: küçücük bir bahçe, incirler, biraz peynir ve üç ya da dört arkadaş; buydu epikuros'un bolluğu.

j.r.r. tolkien: genellikle beklenmedik konuklar en sağlam dost çıkarlar.

chuck palahniuk: anlaman gereken tek şey, pişman bir bok çuvalı olup çıktığındır.

halil cibran: kurbağaların sesi, sığırlarınkinden daha yüksek olabilir. fakat kurbağalarla ne tarlayı sürebilirsin, ne üzüm sıkma cenderesini döndürebilirsin ne de derilerinden ayakkabı yapabilirsin.

la rochefoucauld: öyle insanlar vardır ki, aşktan söz edildiğini duymasalar aşık olmazlardı.

26.07.2021

aforizmalar

~criminal minds

platon: karanlıktan korkan bir çocuğu kolayca affedebiliriz. asıl trajedi, yetişkinlerin ışıktan korkmasıdır.

milan kundera: utancın kaynağı bizdeki bir eksiklik değil, o eksikliğin başkaları tarafından görülmesidir.

gandhi: tarihin, yenilmez görünen tiranlarla ve katillerle dolu olduğunu unutmayın. ama sonunda daima yenilirler. daima.

rose kennedy: zaman bütün yaraları iyileştirir derler. katılmıyorum. yaralar kalır. zamanla, akıl kendini korumak için yaranın üstüne kabuk bağlar ve acı azalır; ama asla tamamen kapanmaz.

la rochefoucauld: zihinsel hata ve kusurlar vücuttaki yaralara benzer. hayal edilebilecek en iyi tedaviden sonra bile yara tamamen kapanmaz.

dietrich bonhoeffer: bir toplumun ahlakı, çocukları için ne yaptığıyla ölçülür.

mark twain: bütün hayvanlar içinde acımasız olan yalnızca insandır. zevk için acıya sebep olan sadece odur.

halil cibran: ıstırap, en güçlü ruhları ortaya çıkarır. en büyük karakterler kurumuş yaralarla doludur.

24.06.2021

felsefe

cicero: felsefe yapmak ölüme hazırlanmaktır.

terentius: insanım ve insana dair hiçbir şey bana yabancı değildir.

milan kundera: çoğu insanı ölüm konusunda dehşete düşüren şey geleceğin kaybı değil, geçmişin kaybıdır. aslında unutmak, hayatın içinde her zaman var olan bir ölüm biçimidir.

st. augustine: bir adamın benliği yalnızca ölümün karşısında doğar.

sigmund freud: alınan zevkin sınırlılığı, zevkin değerini artırır.

schopenhauer: endişelerimizin ve kaygılarımızın yarısı başkalarının bizim hakkımızda düşündüklerinden kaynaklanır; bu dikeni tenimizden çıkarmalıyız.

la rochefoucauld: güneşin ya da ölümün yüzüne doğrudan bakamazsınız.

otto rank: bazıları ölüm borcundan kurtulmak için yaşam kredisini reddeder.

thomas hardy: daha iyi var olmanın bir yolu olsaydı, en kötüsüne bakmayı gerektirirdi.

31.05.2020

uzun lafın kısası

şükrü erbaş:
tarla kuşu, yağmur damlasından dünyayı içsin diye yazarız.

alain de botton: yanında zayıf davranabileceğim kadar seviyor musun beni? herkes gücü sever, ama sen beni zaaflarımla seviyor musun? asıl sınav budur. yitirebileceğim her şeyden arınmış olsam, yalnızca ömür boyu sahip olacağım şeyler için sever misin beni?

cemil meriç: zındık olun, dindar olun ama düşünün, insanı öldüren kanser kayıtsızlıktır.

franz kafka: dünyaya bırakmamacasına yapışır, sonra dünyanın yakamıza yapıştığından yakınırız.

pittakos: iktidar insanın özünü ortaya koyar.

la rochefoucauld: aşkın varlığından habersiz olsalardı asla âşık olmayacak insanlar vardır.

montesquieu: bir saatlik okumanın dağıtmadığı hiçbir üzüntüm olmadı.

samuel beckett: yalınlık bir cenaze arabası kadar ağır ve bir idam mahkumunun son kahvaltısı kadar uzundur.

thomas mann: ölümümüz bizden çok sağ olanların sorunudur; çünkü bir bilgenin dediği gibi, biz var olduğumuz sürece ölüm yoktur, ölüm olduğunda da biz yokuz.

walter benjamin: baudelaire, kalabalık tarafından itilip kakılmış olmayı, hayatını belirleyen tüm deneyimler içinde en belirleyicisi, en benzersizi olarak niteler.

yorgo seferis: toplumsal yaşamımız, herkesin birbirini kurnazlık, iftira, korkaklık, utanmazlıkla suçlayarak boğazladığı bir cengel. bu insanları görünce bir dumanı çiğniyor duygusuna kapılıyorum.

goethe: yabancı dil bilmeyen kendi dilini de bilmiyordur.

6.12.2019

mutluluk

alain

bir adam yapacak ya da yıkacak bir şey bulamadı mı pek mutsuz olur.

epiktetos: sen istedikten sonra karga da sana uğur getirir.

bütün güzel şeyler güç ele geçer.

neşenin nüfuz ve itibarı yoktur; çünkü gençtir; oysa keder bir tahta oturmuştur, ona herkes saygı gösterir.

la rochefoucauld: daima başkalarının dertlerine katlanacak kadar kuvvetimiz vardır.

"tek başına yaşayan ve karşılayamayacağı hiçbir ihtiyacı, hiçbir kaygısı olmayan adama acırım; bir parça hastalanmaya ya da ihtiyarlamayagörsün, hali yamandır; çünkü kendini düşünmeye çok vakti olacaktır. hep kaygılı, borçlarından kurtulmayı bir türlü başaramayan bir aile reisi, görünüşe rağmen, çok daha mutludur; çünkü midesinin iyi hazmedip etmediği ile meşgul olmaya vakti yoktur."

küçük sıkıntılarından bahsetmezsen onları unutur gidersin.

neşeyi davet eden bütün düşünceler sağlığa da yararlıdır.

bütün korkulara ve bütün zorba düşüncelere karşı ilaç aynıdır: doğruca üstüne yürümeli ve ne olduğunu görmelidir.

epiktetos: fırtınadan korkuyorsun, sanki şu koskoca denizi yutacakmışsın gibi; oysa seni boğmaya bir fıçı su yeter.

mutlu olmaya niyet etmedikçe insanın mutlu olması mümkün değildir.

le sage: önce mutlu olun; çünkü mutluluk barışın meyvesi değildir, mutluluk barışın ta kendisidir.

başkalarına ve kendimize karşı iyi davranmak. herkesin yaşamasına yardım etmek ve kendi kendimize yardım etmek: işte asıl din. iyilik mutluluktur. sevgi mutluluktur.

25.08.2018

aşk

alain de botton

olgun bir insan ilk görüşte âşık olmaz. âşık olmak, insanın atlayacağı suyun ne kadar derin olduğunun bilincinde olmasıyla başlar.

ilk görüşte âşık olduğumuz kişiler, zihinde bestelenen senfoniler kadar muhteşemdirler.

severek evlenmişsen sonunda büyük olasılıkla soğumuş oluyorsun ondan; sevmeyerek evlenmişsen sonunda o kadar da kötü olmadığını keşfedebilirsin.

la rochefoucauld: aşkın varlığından habersiz olsalardı asla âşık olmayacak insanlar vardır.

olmadık yerlerde güzellikler bulmak, sıradan olanın büyüsüne kapılmayı reddetmektir.

pascal: insanın tüm mutsuzluğu, odasında tek başına duramamasından kaynaklanır.

erdemli duygular, acının bereketli topraklarında kendiliğinden gelişir.

oscar wilde'ın gümrüğe tabi bir şeyi olup olmadığını soran gümrük memuruna verdiği yanıt, "yalnızca deham" olmuştu.

her âşık oluş, oscar wilde'a kulak verecek olursak, umudun kendini bilmişliğe karşı zaferidir.

yanında zayıf davranabileceğim kadar seviyor musun beni? herkes gücü sever, ama sen beni zaaflarımla seviyor musun? asıl sınav budur. yitirebileceğim her şeyden arınmış olsam, yalnızca ömür boyu sahip olacağım şeyler için sever misin beni?

telefon aygıtı, aramayan sevgilinin şeytani ellerine düşmüşse bir tür işkence aletine dönüşür.

21.02.2017

insanı tanıma sanatı

alfred adler

insan olmak, kendini yetersiz hissetmek ve üstün bir konumu ele geçirmek üzere çaba harcamak demektir.

nevroz bir fiksiyondur; nevrozlu, kendi tokatlarına yanağını uzatan kişidir.

bir kimse normalde severek yediği bir yemeği önünden itip uzaklaştırıyorsa, bunun nedeni yemeğin uygun biçimde sunulmamasıdır.

goethe: her hayalperesti çarmıha gerin otuz yaşında, tanımayagörsün dünyayı bir kez, aldatılan aldatan olup çıkar.

bir başkasını etkilemenin en iyi yolu, o kişiyi, hak ve çıkarlarını garanti altına alınmış hissedeceği bir ruh durumuna sokmaktır.

unutkan insanlar öyle kişilerdir ki açıkça başkaldırmaya pek yanaşmaz; ama unutkan davranışlarıyla ödevlerine karşı yeteri kadar ilgi duymadıklarını ele verirler.

la rochefoucauld: bizler, dostlarımızın başlarına gelecek kötülüklerden bir çeşit haz almaya her zaman hazırızdır.

düşün temelinde kişinin yaşam karşısındaki tutumu saklı yatar. uyurken düşünce dünyamızda pek tuhaf biçimlerde olup biten şey, bir önceki günden bir sonraki güne bir köprünün kurulmasıdır yalnızca.

bir italyan kriminoloji profesörü şöyle demiştir: "bir insanın ideal davranışı belirli bir ölçüyü aşıp da iyi kalpliliği ve insancıllığı göze batar bir boyut kazandı mı, durumdan kuşku duymanın yeridir."

bizi doğru yoldan saptıran, nesnel deneyimlerimiz değil; nesneler konusundaki kişisel görüşümüz, olayları teraziye vuruş ve değerlendiriş tarzımızdır.

intihar girişimlerinin temelinde insanın yakın ve uzak çevresindekileri üzüntüye sokma, onların kendisine reva gördüklerine inanılan ihmalin böylece öcünü alma isteği saklı yatar.

nietzsche, herkesin kendi sevgili idealini annesiyle olan ilişkisine dayanarak yarattığını söyler.

17.10.2016

aforizmalar

~criminal minds

lucretius: birilerinin yemeği, diğerleri için acı bir zehir olabilir.

harriet beecher stowe: mezar başındaki en acı gözyaşları söylenmemiş sözler ve yarım kalan işler için akıtılır.

shakespeare: hiçbir şey dikkat çekme isteği kadar sıradan değildir.

voltaire: bazıları vardır, kelimeleri kullanarak düşüncelerini maskelemeyi amaçlar.

la rochefoucauld: kendimizi başkalarına benzetmeye, gizlemeye o kadar alışmışız ki en sonunda kendimizi gizler hale gelmişiz.

abraham lincoln: sonuçta, yıllarınızın nasıl geçtiği önemlidir; yaşamınızda kaç yıl olduğu değil.

nietzsche: yalnız olan, kabile tarafından ezilmemek için her zaman mücadele etmek zorundadır.

anthony brant: bazı olaylar bizi değiştirebilir; fakat bizler ailemizle başlar, ailemizle biteriz.

oscar wilde: insan, kendi adına konuşurken kendinden çok uzaktır. ona bir maske verirsen sana gerçeği söyler.

10.07.2016

mutluluk güncesi

alain

umut etmek mutluluktur.

epiktetos: eğer istersen karga bile mutluluk getirir sana.

spinoza: bir insanın tutkularının olmaması imkansızdır; fakat bilge kişi ruhunda öyle bir mutlu düşünceler diyarı oluşturur ki, tutkuları onun yanında çok küçük kalır.

işsizlik bütün kötülüklerin anasıdır; fakat aynı zamanda bütün erdemlerin de.

gerçek bir felaket aynı noktaya iki defa isabet etmez.

herkes her an bilmediği birine zulmeder ve toplum iyi insanlara farkında olmadan zalim olma fırsatı veren mükemmel bir makinedir.

bu dünyada hiç kimse kendisinden daha korkunç bir düşman bulamaz.

la rochefoucauld: her zaman, başkalarının üzüntülerine katlanacak kadar gücümüz vardır.

mutlu olmak için harcanan çaba hiçbir zaman boşa gitmez.

insanlar şaşırtıcı filozoflardır ve onları en çok etkileyen şey, tutkulara karşı mantığın elinden hiçbir şey gelmemesidir.

soğuğa dayanmanın tek bir yolu vardır, bu da ondan memnun olmaktır.

deliler, bu zavallı insanlar hem soru sorar hem de onu cevaplarlar; tüm dramı tek başlarına kendilerine oynarlar.

25.06.2016

annem

georges bataille

yalnızca boğucu, dayanılmaz bir deneyim yazara, uzlaşımlarla zorla kabul ettirilmiş dar sınırlardan bıkmış bir okurun beklediği uzak bir görüşe ulaşma olanağını verir.

insanın başı asla ölümünde döndüğünden daha iyi dönmez.

eğer bizi aşmayan, ister istemez aşmayan, her ne pahasına olursa olsun olmaması gereken hiçbir şey yoksa, var gücümüzle yöneldiğimiz ama var gücümüzle de ittiğimiz o çılgın an'a ulaşamayız.

yalnızca güzellik, aşkın kaynağı olan bir düzensizlik, şiddet ve kötülük gereksinimini hoş görülebilir kılar.

aşılmış bir dindarlık olsa olsa can sıkıntısıdır. yalnızca tenin güçlükleri, sorunları, kendi yalanları, başarısızlıkları, korkuları, yol açtığı yanlış anlamalar, beceriksizlikler namusluluğun var olma nedenini sağlarlar. cinsel zevk yaşlılığın, çirkinliğin ve yoksunluğun tüm şekillerinin sınırlandırdığı bir lükstür.

cehennem, tanrı'nın bize kendisi hakkında istemeyerek verdiği zayıf bir fikirdir.

yaşlılık, dehşeti sonsuza dek yeniler. insanı durmamacasına başlangıca geri getirir.

yaşamın ölüm kadar kanlı ışıltısı yoktur.

içine düştüğüm yalnızlıkta, bu dünyanın ölçüleri, eğer hala var iseler, içimizde baş döndürücü bir ölçüsüzlük duygusunu sürdürmek için vardırlar: bu yalnızlık, tanrı'dır.

gülme, ciddi görünmediği zaman insanı tiksindiren bir görünüş karşısında kabul ettiğimiz bir uzlaşma tutumudur.

zevk gibi güçlü bir duyguya eşlik eden sıkılma, utanma duygularının kendileri de akılsızlığın kanıtları değiller midir?

la rochefoucauld: güneş ve ölüm birbirlerine sabit bir biçimde bakamazlar.

zevk ancak kurt meyvenin içinde olduğu anda başlar ve yalnızca, mutluluğumuz zehirle yüklü olursa çok hoştur. gerisi çocukça şeylerdir.

gülme, gözyaşlarından daha kutsal ve hatta daha anlaşılmazdır.

hiçbir şey bilmiyoruz ve zifiri karanlığın içindeyiz. ama, hiç olmazsa, bizi aldatan şeyi, bizi üzüntümüzü bilmekten, daha doğrusu, neşenin acıyla aynı şey olduğunu, ölümle aynı şey olduğunu bilmekten uzaklaştıran şeyi görebiliriz.

23.05.2015

aforizmalar

~criminal minds

john wooden: oyuna kimin başladığı çok da önemli değildir; kimin bitirdiği önemlidir.

erich fromm: bir insan için en büyük seçim, elindekiyle kendini aşmak için, yaratacağı mı yoksa yok mu edeceği, seveceği mi yoksa nefret mi edeceğidir.

cory doctorow: bütün sırlar derindir, bütün sırlar karanlıklaşır; bu, sırların doğasında vardır.

konfüçyüs: intikam yolculuğuna atılmadan önce iki mezar kazın.

emerson: her şey bilmecedir ve onları çözmenin anahtarı başka bir bilmecedir.

samuel beckett: hep denedin. hep yenildin. olsun. yine dene. yine yenil. daha iyi yenil.

la rochefoucauld: zihinsel hata ve kusurlar vücuttaki yaralara benzer. hayal edilebilecek en iyi tedaviden sonra bile yara tamamen kapanmaz.

francis bacon: ışığın ışıldaması için karanlığın var olması gerekir.

samuel johnson: hemen hemen tüm saçmalıklar benzemeye çalışıp da başaramadığımız insanları taklit etmeye çalışırken çıkar.

10.05.2015

statü endişesi

alain de botton

statü endişesi, başarılı bir yaşamla başarısız bir yaşam arasındaki farkı idrak ettiğimiz zaman ödediğimiz bedeldir.

henry david thoreau: insan, vazgeçebildiği eşya oranında zengindir. lüks ürünlerin ve sözümona bize rahat yaşamlar sunan hizmetlerin çoğu, hiçbir biçimde vazgeçilmez değildir. bütün bunlar insanlığın gelişimine ket vurur.

dünya azıcık iyiye gidiyorsa eğer, bunun nedeni, tarihte kendine bir yer edinememiş eylemlerdir. eğer her şey senin için ve benim için olabileceği kadar kötü bir hal almamışsa, bu, gizliden gizliye sadık hayatlar yaşamış ve şimdi hiç ziyaret edilmeyen mezarlarında yatan insanlar sayesindedir.

karl marx: her çağın egemen düşünceleri, egemen sınıfın düşünceleridir.

bir şeyi yüceltmeye son vermenin en hızlı yolu ona sahip olmaktır; tıpkı bir insanı yüceltmeyi engellemenin en hızlı yolunun onunla evlenmek olması gibi.

mizah, en güçlü eleştiri yollarından biridir; ukalalığa, zalimliğe, burnu büyüklüğe karşı bir silahtır; erdemden ve iyi duygulardan uzak kalındığında şikayet etmenin bir yoludur.

epiktetos: beni zengin yapan, toplumda edindiğim yer değil, kendi yargılarımdır, kendi yanımda taşıdıklarımdır. yalnızca bunlar tam anlamıyla bana aittir ve elimden alınamazlar.

hepimiz birtakım başarılar elde ederek ya da belli bazı şeylere sahip olarak sürekli bir tatmin hissine kavuşacağımız düşüncesini taşırız. hepimiz, mutluluğun dik ve yaman yokuşunu bir süre tırmandıktan sonra dümdüz ve uçsuz bucaksız bir platoyla karşılaşacağımızı zannederiz. o dik yokuşun sonunda sürekli bir tatmin bizi beklemektedir. oysa bize şu hiçbir zaman hatırlatılmaz: zirveye ulaştıktan çok kısa bir süre sonra yeniden inişe geçecek, kendimizi yine endişenin ve arzunun yere yakın topraklarında bulacağız.

la rochefoucauld: dünya, nitelikli olanı değil, çoğu kez nitelikli görüntüsü vereni ödüllendirir.

bütün o arzuladığımız hedefler, bize bir kere başarılı olduktan sonra durup dinlenebileceğimizi vaat ederler. ancak vaatlerini hiçbir zaman gerçekleştirmezler.

henry david thoreau: para, ruhun ihtiyaçlarından hiçbiri için lazım değildir insana.

sevgi, bir kişinin başka bir kişinin varlığına gösterdiği saygı ve hassasiyettir.

chamfort: doğa bana "fakir olma" demedi, "zengin ol" da demedi; ama "özgür ol" diye yalvarıyor.

araçların en zarifi ve en donanımlısı bile bize güzel bir ilişkinin yaşattığı doyumu sağlayamaz; bir kavganın veya ayrılığın yaşattığı hüsrana deva olamaz.

thomas browne: zamanın bize sunduğu afyonun panzehiri yoktur. nesiller gelir geçer, bazı ağaçlar yaşamını sürdürür, en eski aileler bile üç tane meşenin ömrü kadar yaşayamazlar.

31.10.2014

uzun lafın kısası

cicero: kamu esenliği en büyük yasadır.

samuel johnson: vatanseverlik alçakların son sığınağıdır.

boethius: iyi olan her şeyle dolup taşmak, başkasına gerek duymadan sadece kendi kendine yetmek, mutluluğu gerçekleştirecek tek şeydir.

wittgenstein: bu dünyada acayip şeyler olduğunu biliyorum. hayatımda tam manasıyla öğrendiğim üç beş şeyden biridir bu.

henrik ibsen: bir görüş, bir ideal hiçbir zaman açlığı ve susuzluğu gidermemiştir.

william s. burroughs: eğer dindar bir orospu çocuğuyla iş yapıyorsanız her şeyi belgeleyin. onun sözü beş para etmez. yüce efendisi ona sizi bu anlaşmada nasıl becereceğini söylerken, bu mümkün değildir.

la rochefoucauld: nehirler nasıl denize dökülürlerse, erdemler de menfaat denizinde öyle kaybolurlar.

alain de botton: sevgi, bir kişinin başka bir kişinin varlığına gösterdiği saygı ve hassasiyettir.

paul auster: insanlar, inanmaları istenilen şeylere inanırlar.

tahsin yücel: en olmayacak zırvaları yüksek yöneticiler, yüksek din adamları ve ünlü filozoflar üretir.

michel foucault: iktidarın olduğu yerde direniş de vardır.

andreas ady: kimse bizi gerçek yüzümüzle tanıyamaz; birey, kendisine değin eşi bulunmayan, kendisinden sonra da yinelenmesi olanaksız, tek bir varlıktır. yaşamı boyunca bu yalnızlığın acısını çeker, ondan kaçmaya çabalar; ancak bunu hiçbir zaman başaramaz.

31.01.2014

uzun lafın kısası

albert camus: bu dünya değersizdir; bunun farkına varan özgürdür.

annie besant: ateist en büyük unvanlardan biridir. ateizm dünyanın kahramanlarının erdem nişanıdır: copernicus, spinoza, voltaire, paine, presley.

boris vian: kadınlar saf şeyleri hiç sevmezler.

robert m. pirsig: öğrencinin en büyük sorunu, yıllardır kafasında oluşturulmuş, havuç ve kırbaca dayalı köle zihniyetidir; bu, "kırbaçlamazsan çalışmam!" diyen katır zihniyetidir.

fay weldon: değerli olan hiçbir şey yok pahasına elde edilemez.

henry david thoreau: ne zaman bir tilkinin, sanki dünyada hiçbir derdi yokmuş gibi, tam bir özgürlük içinde, buz tutmuş bir gölün üstünden geçişini veya güneşli bir havada tepelerde koştuğunu görsem, güneşin ve dünyanın gerçek sahibinin o olduğunu düşünürüm.

romain rolland: sıradan insanların huzurlu olmasının nedeni, düşüncelerinin olmamasıdır.

sabahattin ali: hayatın bir değişmeler silsilesi ve her bir değişmenin bir tekamül olduğunu anlamayanlar yobaz kafalı insanlardır.

la rochefoucauld: ciddiyet, zekanın kusurlarını gizlemek için uydurulmuş bir beden gizemidir.

michel foucault: bir filozofun okulu doktor muayenehanesidir. bu okuldan çıktığında, insanın haz duymuş olması değil acı çekmiş olması gerekir.

paul auster: aşk olmazsa hayat berbat bir şakadan ibarettir.

samuel beckett: herkese, er ya da geç, yazın uzun sevinçlerini bekleyen sineklere imrenme duygusu gelir.

31.12.2013

uzun lafın kısası

joel kovel: hiçbir şey insanca yaşama hakkından daha değerli değildir.

antoine furetiere: genç bir erkeği kadınlarla sohbet etmekten daha fazla uygarlaştıran ve kibarlaştıran bir şey yoktur.

botho strauss: en kötüsünü yaşamışsan artık öyle saf olamıyorsun.

samuel johnson: hemen hemen tüm saçmalıklar benzemeye çalışıp da başaramadığımız insanları taklit etmeye çalışırken çıkar.

james joyce: hayat en büyük öğretmendir.

felicien challaye: bütün öteki kutsal kitaplar gibi, hristiyanlığın kutsal kitabı da insan elinden çıkmadır.

henry miller: bazı kancıklar kendilerine çiçek bahçeleri gönderilmesinden hoşlanırlar. kendilerini önemli hissederler.

rudyard kipling: cehalet kadar büyük günah yoktur.

romain gary: görkemli senfonilerin ortasında bir yerde beliriveren, yumuşacık bir flüt sesini beklemek gibi bir eğilimim vardır.

la rochefoucauld: insanın sevdiğine sadık kalmak için kendine çektirdiği işkence hemen hiçbir zaman sadakatsizlikten daha iyi değildir.

michel tournier: insan her şeyi yok eden zamana imgeyle karşılık verir.

sabahattin eyüboğlu: ne yıkılmışsa softalar yıkmıştır bu memlekette. cahilliğimizin eline baltayı veren, keyif için, para için yıkanları da destekleyenler onlar olmuş. yalnız yapılmış eserleri yıkmakla kalsalar iyi, yeniden yapma gücünü de köreltiyorlar.

29.11.2013

uzun lafın kısası

roland barthes: kitap anlamı yaratır, anlam da yaşamı.

anthony burgess: kişiliksiz yaratıklar kişilik sahiplerini ezmeye uğraşırlar bu dünyada.

fay weldon: hayatta hiçbir şey insanın umduğu gibi çıkmaz.

henry david thoreau: öykünün uzun olması gerekmez; ama kısaltmak için uzun zaman gerekir.

buket uzuner: özel yeteneklerle doğan insanların çok şanslı olduğunu düşünenlerin hepsi, bunun bazen ne büyük bir ceza olduğunu hiç anlamayacak kadar sağlıklı ve normal insanlardır.

la rochefoucauld: dünya, nitelikli olanı değil, çoğu kez nitelikli görüntüsü vereni ödüllendirir.

alain: herkes her an bilmediği birine zulmeder ve toplum, iyi insanlara farkında olmadan zalim olma fırsatı veren mükemmel bir makinedir.

samuel beckett: önce yürümeyi öğren, sonra yüzme dersleri alırsın.

dany cohn-bendit: diktatörlüğün prensibi, toplumun bütün hücrelerinde, mikroskobik iktidar merkezlerinin çeşitliliğinde gizlidir; babalarda, kocalarda, öğretmenlerde, devlet memurlarında uyuyan bir küçük diktatör vardır hep.

paul auster: her şeyi yerli yerine oturtmak için ölümle kısa bir sohbetten daha etkili bir şey yoktur.

theodor adorno: her türlü ahlakın modeli ahlaksızlıktır ve bugüne kadar ahlak, ahlaksızlığı hep yeniden üretmiştir.

roger norman: bir atın gök mavisi gözlerinde, yaşadığı sınırsız ve zamansız dünyanın büyüklüğü karşısında düştüğü hayret vardır.

31.10.2013

uzun lafın kısası

anne frank: gökyüzüne gözlerini korkusuzca kaldırabildiğin, içinin temiz olduğuna inandığın sürece mutluluk yitirilmiş değildir.

boris vian: insanlar aklın alamayacağı kadar dar kafalıdır.

clive bell: bilgiyle donanmamış bir akıl, ön yargıların ve kör inançların tutsağı olur; duygular ise tekdüze ve yamyamca bir oburluğun bulantısına uğrarlar.

theodor adorno: yanlış bir hayat doğru yaşanmaz.

fakir baykurt: hey benim tanrım, dünyayı yarattın, iyi güzel, çok teşekkür ederiz, binlerce şükür sana; ya bu akılsız kulları neye yarattın?

robert m. pirsig: kimse, nereye gittiğini bilmeyen kişi kadar yükseklere çıkamaz.

henry david thoreau: insanın yaşamını bilinçli bir çabayla yüceltme konusundaki tartışmasız yeteneğinden daha umut verici bir durum yoktur.

la rochefoucauld: bir dahi bile, kendisini uygunsuz durumlarda gören uşağı için büyük adam değildir.

michel foucault: bir insanı, onu fiilen hasta kılmış olan yaşam tarzını değiştirmeksizin iyileştirmek olanaksızdır.

paul auster: eğer çelikten yapılmamışsanız, para bulmak için göstereceğiniz yıpratıcı çaba ruhunuzu yok edebilir.

alain: bütün korkulara ve bütün zorba düşüncelere karşı ilaç aynıdır: doğruca üstüne yürümeli ve ne olduğunu görmelidir.

samuel beckett: günün birinde sağır olacağız. günün birinde doğduk, günün birinde öleceğiz. bir ayağımız mezarda dünyaya getirirler bizi, güneş bir an parıldar, sonra yeniden gecedir.

6.09.2013

eğlence

roland barthes

deli her türlü erkten arı olandır.

anlaşılmaz bir nesne için çırpınmak, kendini yiyip bitirmek dinin ta kendisidir.

la rochefoucauld: öyle insanlar vardır ki, aşktan söz edildiğini duymasalar aşık olmazlardı.

kıskançlık, aşkta doğan ve sevilen kişinin başka birini yeğlemesi korkusunun ürünü olan bir duygudur.

sigmund freud: sevdiğim zaman, sevgi dışında her şeyi dışlarım.

bekletmek: her iktidarın sürekli ayrıcalığı, insanlığın bin yıllık eğlencesi.

clotilde de vaux: duyulan sıkıntıyı çevreye yaymak büyük ruhlara yakışmaz.

dünyada hala açlıktan ölen bunca insan varken, bunca halk canını dişine takıp kurtuluşu için savaşırken, ötekisi uzak bir havaya girdi diye yıkılan bir özne kadar uygunsuz bir şey yoktur.

aristoteles: tanrı her zaman tek ve yalın bir hazzın tadını çıkarır.

ilk kavgayla, dilin çalkantılı ve yararsız bir nesne olarak uzun serüveni de başlar.

hiçbir kavganın bir anlamı yoktur, hiçbir kavga bir aydınlanmaya ya da bir dönüşüme doğru ilerlemez.

schubert: sözler nedir ki? bir damla gözyaşı çok daha fazlasını söyleyecektir.

31.07.2013

uzun lafın kısası

çehov: dünya büyüktür ama, gene de çaldığı şeyi saklayacak yer bulamaz insan.

alain: neşenin nüfuz ve itibarı yoktur; çünkü gençtir; oysa keder bir tahta oturmuştur, ona herkes saygı gösterir.

sean o'casey: politika, esaretindeki binlerce insanı katletmiştir; din ise on binlercesini.

antoni casas ros: hayaller kurulabilir, gökyüzü arzulanabilir, hafızada binlerce enfes anı canlandırılabilir; ama bir bedenin bir ötekini arayışının yeri nasıl doldurulabilir?

la rochefoucauld: öyle insanlar vardır ki, aşktan bahsedildiğini duymasalardı aşık olmazlardı.

bret easton ellis: en büyük iki yalan nedir? "paranı geri vereceğim." ve "ağzına boşalmayacağım."

ferit edgü: insanoğlunun bazı gerçeklerini hasıraltı etmek sevdasında olan ahlakçılar kadar ahlaksız kişi yoktur.

johannes mario simmel: hayatta işlenecek tek günah, cesaretini kaybetmektir.

michel tournier: insanın yaşamındaki en heyecan verici şey, içinde doğuştan var olan sapkınlık yönelimini keşfidir.

samuel taylor coleridge: on bin kişiden biri bile, ateist olabilecek zihin gücü ve kalp temizliğine sahip değildir.

thomas bernhard: kendimizi aldatmayalım; cenazeler her zaman tiyatrodur.

robert m. pirsig: biz hepimiz, başkalarının hayaletlerini kibirle aşağılarız; ama kendimizinkileri cahilce, barbarca üstün tutarız.

29.06.2013

uzun lafın kısası

alain: umut etmek mutluluktur.

çehov: namuslu, dürüst insanların ne kadar az olduğunu anlamak için herhangi bir iş yapmaya kalkışmak yeter.

montesquieu: azgelişmiş ülkeler kendi ordularının işgali altındadır.

fernando pessoa: en yücelerimizin tek üstünlüğü, her şeyin boş ve kaypak olduğunu daha iyi biliyor olmalarıdır.

henry miller: insanların günah ve suç dedikleri şeylerin hiçbir son anlamı yoktur.

johannes mario simmel: öyle bir zamanda yaşıyoruz ki, insanların davranışlarında insanlıktan eser yok.

la rochefoucauld: öyle kusurlar vardır ki, iyi kullanıldılar mı erdemden de fazla parlar.

michel tournier: insanlar böyledir işte: sevdiklerine ve gurur duyduklarına nefret ettiklerinden ya da hor gördüklerinden daha çok acı çektirmenin bir yolunu bulurlar.

paul auster: kapitalist dünya insanların değil, nesnelerin dünyasıdır.

sandor marai: insanlar hiçbir şeye, menfaat gütmeyen bir arkadaşlığa duydukları kadar büyük bir özlem duymazlar.

thomas bernhard: yaşam, insanın kim olursa olsun ve ne yaparsa yapsın yitirdiği bir davadır.

sevan nişanyan: terk edip gitmenin özgürlüğüyle sarhoş olan birini kavgada yenemezsin. seni sıfırlar geçer. sırf zevki için kavgayı tırmandırır, tahmin bile edemeyeceğin seviyelere taşır. kırılırsın.