giorgio agamben etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
giorgio agamben etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21.05.2019

hayat

giorgio agamben

aklımızın üzerinde salındığı dipsiz kuyu, zorunluluğun değil, arıziliğin ve kötülüğün sıradanlığının kuyusudur. insan bir tesadüften ötürü suçlu ya da masum olamaz; sokakta muz kabuğuna basıp kaydığımız zamanlardaki gibi, sadece utanç duyar. bizim tanrımız mahcup bir tanrıdır. ama nasıl her titreyiş tiksinmenin nesnesiyle girilen gizli dayanışmayı ifşa ediyorsa, utanç da duyulmamış olanın işaretidir; insanın kendisine korkutucu bir biçimde yakın olduğunu gösterir. sefalet duygusu, kendisiyle baş başa kalan insanın son utancıdır; tıpkı tesadüfün, insanlığın kaderini etkileyen biricik insani gayelerin artan ağırlığını gizleyen maske olması gibi.

barış işareti yoktur, daha doğrusu olamaz; çünkü gerçek barış, tüm işaretlerin tüketildiği yerde olabilir ancak. insanlar arasındaki her mücadele aslında bir tanınma mücadelesidir ve böyle bir mücadelenin ardından gelecek barış, karşılıklı kırılgan bir tanımayı kurumsallaştıran bir uzlaşımdan ibarettir. böyle bir barış, her durumda devletlerin ve hukukun barışıdır, ki bu da savaştan gelir ve savaşla son bulur.

11.09.2018

nesir fikri

giorgio agamben

düşlerini gerçekleştirmiş birinden daha sıkıcı bir şey yoktur.

dil, cezadır. her şey oraya girmek ve günahları ölçüsünde orada çürümek zorundadır.

sahici sessizliğin olduğu tek yer muhtemelen güzel bir yüzdür.

muammanın en belirgin özelliği, kışkırttığı gizemin yarattığı beklentinin istisnasız her durumda hayal kırıklığıyla el ele gitmesidir; çünkü çözüm tam da, orada sadece muammanın görüntüsü olduğunu göstermekten ibarettir.

tek gerçek temsil, kendisini hakikatten ayıran boşluğu da temsil eden temsildir.

bir bebek hiçbir zaman, dilin karşısında sözcüklerden yoksun dikildiği zamanki kadar el değmemiş, uzak ve kadersiz değildir.

"insan nasıl bir zarafete sahip olur? gerçekten insan olduğunda."

"bilinmeyeni bildiğimizde bildiğimiz o değil, aslında kendimizizdir."

iktidar, potansiyelin kendi eyleminden yalıtılmasıdır, potansiyelin örgütlenmesidir. iktidar, otoritesini kesifleşen bu acının üzerinden kurar; kelimenin gerçek anlamıyla, insanın hazzını doyumsuz bırakır.

barış, insanlığın tamamen boş semasıdır; insanın yegane vatanı olarak gıyabın teşhiridir.

"dünyanın, çok uzun süredir, ona gerçekten sahip olmak için sadece farkında olması gerektiği bir şeyin düşüne sahip olduğu ortaya çıkacaktır."

ışık, karanlığın kendine gelmesinden başka bir şey değildir.

30.11.2017

uzun lafın kısası

gabriel tarde: hayat, yararsızlıktan geçerek imkansızı aramaktır.

judith martin: her içgüdünün peşinden gitsek, şu anda birbirimizi boğazlıyor olurduk.

richard price: güç kadar gözden kaçırılmaması gereken başka bir şey yoktur.

erich fromm: tanrının buyruğu altındaki insanın özgür iradesi yoktur; o ancak ya tanrının ya da şeytanın iradesinin bir tutsağıdır, hizmetçisidir, kölesidir.

giorgio agamben: düşlerini gerçekleştirmiş birinden daha sıkıcı bir şey yoktur.


hermann hesse: öbür dünya diye bir şey yok. kurumuş bir ağaç dirilmez hiç, soğuktan donmuş bir kuş bir daha hayata dönemez, ölmüş bir insan da öyle. aramızdan ayrılıp gitti mi, belki bir zaman düşünür, anımsarız kendisini; ama bu da uzun sürmez.

rıfat ılgaz: eleştiri dost övgüsü, kitap reklamı değildir. o da şiir kadar dürüstlük ister.

harold lamb: yanlışı doğrudan sadece bir saç kılı ayırsa bile, yanlış yine de doğru değildir.

rollo may: yaratıcılık, bilinci yoğunlaşmış insanın kendi dünyasıyla karşılaşmasıdır.

françois thual: hiçbir toplum, ister ekonomik olarak ister demokratik olarak kurulmuş olsun, etnik yangının geri dönüşünden muaf değildir.

gertrude stein: yanıt yoktur. yanıt olmayacaktır. yanıt asla olmamıştır. işte yanıt budur.