9.7.19

candide

voltaire

iyimserlik, insanın kötü bir durumdayken her şeyin iyi olduğunu ileri sürmek çılgınlığına tutulmasıdır.

olayların başka türlü olamayacağı kanıtlanmıştır; çünkü her şeyin bir amacı vardır. o halde her şeyin en iyi amaç için olduğu kaçınılmaz bir gerçektir. böylece her şeyin iyi olduğunu söyleyenler aptalca bir söz etmişler. her şey en iyidir demek gerekirdi.

insan bir yerde şöyle böyle rahat etti mi orada kalmalı.

insanlar doğayı biraz bozmuş olmalılar. çünkü insanlar kurt doğmadıkları halde kurt olmuşlar. tanrı onlara ne yirmi dörtlük top ne de süngü verdi. oysa onlar, birbirlerini yok etmek için süngüler, toplar yaptılar. bütün bunlar gerekliydi; çünkü genel iyilik özel felaketlerden doğar. öyle ki ne kadar çok özel felaket olursa her şey o kadar iyi olur.

özgür irade ancak mutlak zorunlulukla birlikte var olabilir. çünkü özgür olmamız zorunluydu.

nesnelerin, bulundukları yerlerden başka yerde bulunmaları olanaksızdır. çünkü her şey iyidir.

eğer her şeyin olduğu gibi olması en iyisi ise, demek ki ne cennetten kovulma ne de ceza vardır. cennetten kovulması, lanete uğraması sayesinde insan zorunlu olarak, olabilecek dünyanın en iyisine girmiştir.

ben çok deneyimliyim. dünyayı tanıyorum. hoşça vakit geçirmek isterseniz herhangi bir yolcuyu başından geçenleri anlatmaya çağırın. yaşamına lanet okumayan, çoğu kez kendi kendine insanların en mutsuzu olduğunu söylemeyen bir tek kişi bulursanız, beni baş aşağı denize atın.

umut her zaman tatlı şeydir.

belki yüz kez kendimi öldürmek istedim. ama yaşamı hâlâ seviyordum. bu gülünç zayıflığımız belki en vazgeçilmez düşkünlüklerimizden biridir. çünkü her zaman yere çalmak istediğimiz bir yükü sürekli taşımaya çalışmaktan, varlığımızdan dehşete düştüğümüz halde ona bağlanmaktan, kısacası bizi kemiren yılanı kalbimizi yiyinceye kadar okşamaktan daha budalaca bir şey olur mu?

doğa yasası bize, "kendi cinsinizden olanları öldürün." der: yeryüzünde herkesin yaptığı da budur. biz kendi cinsimizden olanları yemeye gerek görmüyorsak, bunun nedeni, yiyecek bir sürü başka güzel şeyin olmasıdır.

insanların bugünkü gibi her zaman birbirlerini öldürmüş olduklarını, her zaman onların böyle yalancı, hilekâr, hain, nankör, haydut, zayıf, vefasız, alçak, kıskanç, obur, sarhoş, hasis, hırslı, katil, dedikoducu, serseri, tutucu, ikiyüzlü ve budala olduklarını mı sanıyorsunuz? atmacaların her zaman güvercin bulsalar yiyeceklerine inanır mısınız? o halde, madem ki atmacalar hiç huylarını değiştirmemişler, niçin insanların huy değiştirmesini istiyorsunuz?

platon bundan çok zaman önce, en iyi midelerin her yemeği kabul edemeyen mideler olmadığını söylemişti.

iyi ama her şeyi eleştirmenin, başkalarının güzel sandıkları şeylerde kusur bulmanın da bir zevki yok mudur? yani zevk almamakta zevk vardır.

olası dünyaların en iyisinde bütün olaylar birbirine bağlıdır.

leibniz leipzig'de doğmuştur. kendisi iyimserliğin savunucusudur. bu filozofa göre, dünyadaki her şey olanaklı olanın en iyisidir.