aziz maurus: kitapların kendi yazgıları vardır.
umberto eco: bir kütüphanenin ideal işlevi, birazcık sahaf tezgahına benzemektir; orada keşif yapılır.
petrarca: kütüphanem, bilgisiz birine ait olsa bile kendisi bilgisiz bir koleksiyon değildir.
robert musil: bütün iyi kütüphanecilerin sırrı, başlıklarla içindekiler listesi dışında ona emanet edilen edebiyata ait hiçbir şeyi okumamaktır. burnunu kitapların içine sokan kütüphaneci kütüphanenin içinde kaybolmuş demektir.
northrop frye: büyük bir kütüphane, dil yeteneğine ve telepatik iletişimin uçsuz bucaksız etkisine sahiptir.
gabriel naude: bir kütüphaneyi içinde başka yerde arayıp da bulamadığı her şeyi bulan bir adamdan daha fazla tavsiye edilir kılan hiçbir şey yoktur. ne kadar kötü olursa olsun veya ne kadar kötü eleştiri alırsa alsın, ileride bir gün belli bir okurun aramayacağı bir kitap dahi mevcut değildir.
muhammad uthmani: şeytana karşı bir edip, ibadet eden bin kişiden daha güçlüdür.
samuel johnson: insanı, umutlarının boş olduğuna bir halk kütüphanesi kadar çarpıcı bir biçimde inandıran bir yer yoktur.
montaigne: onları seçmeyi bilenler için kitapların pek hoş özellikleri vardır; ama çaba harcamadan iyiye ulaşılmaz; bu yalın ve temiz bir zevk değil, diğerlerinden daha fazla değil; rahatsız edici yanları da var, hem de çok; ruh kendini eğlendirir; ama savsakladığım beden işlemez, bitkin düşer ve mahzunlaşır.
samuel johnson etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
samuel johnson etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1.06.2019
23.05.2015
aforizmalar
~criminal minds
john wooden: oyuna kimin başladığı çok da önemli değildir; kimin bitirdiği önemlidir.
erich fromm: bir insan için en büyük seçim, elindekiyle kendini aşmak için, yaratacağı mı yoksa yok mu edeceği, seveceği mi yoksa nefret mi edeceğidir.
cory doctorow: bütün sırlar derindir, bütün sırlar karanlıklaşır; bu, sırların doğasında vardır.
konfüçyüs: intikam yolculuğuna atılmadan önce iki mezar kazın.
emerson: her şey bilmecedir ve onları çözmenin anahtarı başka bir bilmecedir.
samuel beckett: hep denedin. hep yenildin. olsun. yine dene. yine yenil. daha iyi yenil.
la rochefoucauld: zihinsel hata ve kusurlar vücuttaki yaralara benzer. hayal edilebilecek en iyi tedaviden sonra bile yara tamamen kapanmaz.
francis bacon: ışığın ışıldaması için karanlığın var olması gerekir.
samuel johnson: hemen hemen tüm saçmalıklar benzemeye çalışıp da başaramadığımız insanları taklit etmeye çalışırken çıkar.
john wooden: oyuna kimin başladığı çok da önemli değildir; kimin bitirdiği önemlidir.erich fromm: bir insan için en büyük seçim, elindekiyle kendini aşmak için, yaratacağı mı yoksa yok mu edeceği, seveceği mi yoksa nefret mi edeceğidir.
cory doctorow: bütün sırlar derindir, bütün sırlar karanlıklaşır; bu, sırların doğasında vardır.
konfüçyüs: intikam yolculuğuna atılmadan önce iki mezar kazın.
emerson: her şey bilmecedir ve onları çözmenin anahtarı başka bir bilmecedir.
samuel beckett: hep denedin. hep yenildin. olsun. yine dene. yine yenil. daha iyi yenil.
la rochefoucauld: zihinsel hata ve kusurlar vücuttaki yaralara benzer. hayal edilebilecek en iyi tedaviden sonra bile yara tamamen kapanmaz.
francis bacon: ışığın ışıldaması için karanlığın var olması gerekir.
samuel johnson: hemen hemen tüm saçmalıklar benzemeye çalışıp da başaramadığımız insanları taklit etmeye çalışırken çıkar.
16.02.2015
kelt rüyası
mario vargas llosa
kadınlar yatmak içindir.
saygı uyandırmak için arada bir dövüşmek gerek; yoksa hayat boyu ezilirsin.
paul nizan: yirmi yaşındayım. kimse bana hayatın en güzel dönemi olduğunu söylemesin.
orduda öğrenilen ilk şey budur: bir erkek davranışlarının sorumluluğunu üstlenmeyi bilmelidir.
bir çocuğu mahvetmede kadınların üstüne yoktur.
eğer kız hoşuna gidiyorsa, kabul edene kadar yakasını bırakmamalı. sonra da canından bezdirmeli.
aşktan daha kötü bir şey yoktur. insan gerçekten aptala döner ve kendini kaybeder. her şey altüst olur, insan her türlü çılgınlığı yapabilir, bir anda hayatını mahvedebilecek bir şey yapabilir.
düzen ve disiplin adaletin unsurlarıdır ve akılcı bir toplu yaşayışın vazgeçilmez araçlarıdır.
.. ve her kuşakta
çürüme yağmasını sürdürüyor (carlos german belli)
jean-paul sartre: korkak olduğumuz için kahramanı oynarız, kötü olduğumuz için de ermişi; yakınlarımızı öldürme isteğiyle yanıp tutuştuğumuz için katili oynarız, doğuştan yalancı olduğumuz için oynarız.
kadınlar böyledir, hiçbir zaman ne istediklerini bilmezler.
düşman silahsızsa ve teslim olmuşsa asker ateş edemez. bunun nedeni yalnız ahlaki değil, ekonomikliktir de. savaşta bile gereksiz ölülere yer yoktur.
kadınlar uyanıktır; ancak işlerine gelirse aşık olurlar. adamın biri kendileriyle ilgilenmedi mi sırtlarını dönüp bir başkasını ararlar. hiçbir şey olmamış gibi.
tanrı söz konusu oldu mu inanmak gerekir, akıl yürütmek değil. akıl yürütecek olursan, tanrı tıpkı bir nefes duman gibi buhar olup uçar.
samuel johnson: vatanseverlik alçakların son sığınağıdır.
öğrendiğim bir şey varsa, o da insanoğlundan daha kan dökücü bir canavarın var olmadığıdır.
kadınlar yatmak içindir.saygı uyandırmak için arada bir dövüşmek gerek; yoksa hayat boyu ezilirsin.
paul nizan: yirmi yaşındayım. kimse bana hayatın en güzel dönemi olduğunu söylemesin.
orduda öğrenilen ilk şey budur: bir erkek davranışlarının sorumluluğunu üstlenmeyi bilmelidir.
bir çocuğu mahvetmede kadınların üstüne yoktur.
eğer kız hoşuna gidiyorsa, kabul edene kadar yakasını bırakmamalı. sonra da canından bezdirmeli.
aşktan daha kötü bir şey yoktur. insan gerçekten aptala döner ve kendini kaybeder. her şey altüst olur, insan her türlü çılgınlığı yapabilir, bir anda hayatını mahvedebilecek bir şey yapabilir.
düzen ve disiplin adaletin unsurlarıdır ve akılcı bir toplu yaşayışın vazgeçilmez araçlarıdır.
.. ve her kuşakta
çürüme yağmasını sürdürüyor (carlos german belli)
jean-paul sartre: korkak olduğumuz için kahramanı oynarız, kötü olduğumuz için de ermişi; yakınlarımızı öldürme isteğiyle yanıp tutuştuğumuz için katili oynarız, doğuştan yalancı olduğumuz için oynarız.
kadınlar böyledir, hiçbir zaman ne istediklerini bilmezler.
düşman silahsızsa ve teslim olmuşsa asker ateş edemez. bunun nedeni yalnız ahlaki değil, ekonomikliktir de. savaşta bile gereksiz ölülere yer yoktur.
kadınlar uyanıktır; ancak işlerine gelirse aşık olurlar. adamın biri kendileriyle ilgilenmedi mi sırtlarını dönüp bir başkasını ararlar. hiçbir şey olmamış gibi.
tanrı söz konusu oldu mu inanmak gerekir, akıl yürütmek değil. akıl yürütecek olursan, tanrı tıpkı bir nefes duman gibi buhar olup uçar.
samuel johnson: vatanseverlik alçakların son sığınağıdır.
öğrendiğim bir şey varsa, o da insanoğlundan daha kan dökücü bir canavarın var olmadığıdır.
4.01.2015
bunalımdan yaşama kültürü
nermi uygur
yüce esinlilere, din kurucularına, ermişlere; dağ çölleri, ormanlar, mağaralar gerek; hiç olmazsa bir süre. sıradan insanlara azıcık hastane yeter.
eylemsizlik ile aydınlık eksikliği üstüne binince, çekilmez oluyor kararsızlığın yükü.
insan her şeyini yitirse de anılarının efendisidir.
gerçek erin halini yolda can veren bilir (yunus emre)
öznel dünyaların pek bir anlamı yok aslında, gelir geçer onlar; kalıcı olan nesnel olandır.
korku, insanı içten dıştan kuşattı mı, üstüne yürümeli hep başka yönden. korkuyla savaşmayan, insanı insan kılan pek çok güzel şeyden habersizdir.
aldığın her soluğun değerini bil
ot değilsin ki kesildikçe bitesin (hayyam)
insan insandır; gözünde büyütürsün, küçücüktür; küçücük sanırsın, öyle şeyler yapar ki büyür de büyür, ne akla ne gönle sığdırabilirsin.
vücudunu yeniden bulmayan, kendine yeni bir dünya kuramaz.
olası şey değil vücudun bilgeliğini kavramak.
büyük ölüm, herkesin içinde bulunan
işte o meyve, her şey onun çevresinde döner (rilke)
bunalımdan sonra her kendine geliş, bir uygarlıktan başka bir uygarlığa geçmektir.
zamanı varken, insan-toplum-kültür evreninde bazı önemli yönelişlere girişmeyen; özellikle de, başkalarının gözünü açmak için olanca varlığıyla çabalamayan, yediği vurgundan uyanmış sayılmaz.
bir ağaçtır bu alem
meyvesi olmuş adem
maksud olan meyvedir
sanma ki ağaç ola (gaybi sunullah)
samuel johnson: cehennemin yolları iyi niyet taşlarıyla döşelidir.
çıkar gütmekle bağdaşmaz iyi yönetim.
ne tatlı fırtınalı denizde dalgalar yükselirken
karadan bakıp başkasının çırpınışını izlemek (lucretius)
"değişmezliği bilen her şeyi bilir."
voltaire: birkaç sinek ısırığı, yılgınlık bilmeyen atı koşusundan alıkoymaz.
"ölüm karşısında şaşırmaz bilge
her an hazırdır ölüp gitmeye"
dostoyevski: tanrı olmasaydı onu yaratmak gerekecekti.
yüce esinlilere, din kurucularına, ermişlere; dağ çölleri, ormanlar, mağaralar gerek; hiç olmazsa bir süre. sıradan insanlara azıcık hastane yeter.eylemsizlik ile aydınlık eksikliği üstüne binince, çekilmez oluyor kararsızlığın yükü.
insan her şeyini yitirse de anılarının efendisidir.
gerçek erin halini yolda can veren bilir (yunus emre)
öznel dünyaların pek bir anlamı yok aslında, gelir geçer onlar; kalıcı olan nesnel olandır.
korku, insanı içten dıştan kuşattı mı, üstüne yürümeli hep başka yönden. korkuyla savaşmayan, insanı insan kılan pek çok güzel şeyden habersizdir.
aldığın her soluğun değerini bil
ot değilsin ki kesildikçe bitesin (hayyam)
insan insandır; gözünde büyütürsün, küçücüktür; küçücük sanırsın, öyle şeyler yapar ki büyür de büyür, ne akla ne gönle sığdırabilirsin.
vücudunu yeniden bulmayan, kendine yeni bir dünya kuramaz.
olası şey değil vücudun bilgeliğini kavramak.
büyük ölüm, herkesin içinde bulunan
işte o meyve, her şey onun çevresinde döner (rilke)
bunalımdan sonra her kendine geliş, bir uygarlıktan başka bir uygarlığa geçmektir.
zamanı varken, insan-toplum-kültür evreninde bazı önemli yönelişlere girişmeyen; özellikle de, başkalarının gözünü açmak için olanca varlığıyla çabalamayan, yediği vurgundan uyanmış sayılmaz.
bir ağaçtır bu alem
meyvesi olmuş adem
maksud olan meyvedir
sanma ki ağaç ola (gaybi sunullah)
samuel johnson: cehennemin yolları iyi niyet taşlarıyla döşelidir.
çıkar gütmekle bağdaşmaz iyi yönetim.
ne tatlı fırtınalı denizde dalgalar yükselirken
karadan bakıp başkasının çırpınışını izlemek (lucretius)
"değişmezliği bilen her şeyi bilir."
voltaire: birkaç sinek ısırığı, yılgınlık bilmeyen atı koşusundan alıkoymaz.
"ölüm karşısında şaşırmaz bilge
her an hazırdır ölüp gitmeye"
dostoyevski: tanrı olmasaydı onu yaratmak gerekecekti.
Kategori:
.kitap,
.xyz,
dostoyevski,
gaybi sunullah,
lucretius,
nermi uygur,
ömer hayyam,
rainer maria rilke,
samuel johnson,
voltaire,
yunus emre
31.10.2014
uzun lafın kısası
cicero: kamu esenliği en büyük yasadır.
samuel johnson: vatanseverlik alçakların son sığınağıdır.
boethius: iyi olan her şeyle dolup taşmak, başkasına gerek duymadan sadece kendi kendine yetmek, mutluluğu gerçekleştirecek tek şeydir.
wittgenstein: bu dünyada acayip şeyler olduğunu biliyorum. hayatımda tam manasıyla öğrendiğim üç beş şeyden biridir bu.
henrik ibsen: bir görüş, bir ideal hiçbir zaman açlığı ve susuzluğu gidermemiştir.
william s. burroughs: eğer dindar bir orospu çocuğuyla iş yapıyorsanız her şeyi belgeleyin. onun sözü beş para etmez. yüce efendisi ona sizi bu anlaşmada nasıl becereceğini söylerken, bu mümkün değildir.
la rochefoucauld: nehirler nasıl denize dökülürlerse, erdemler de menfaat denizinde öyle kaybolurlar.
alain de botton: sevgi, bir kişinin başka bir kişinin varlığına gösterdiği saygı ve hassasiyettir.
paul auster: insanlar, inanmaları istenilen şeylere inanırlar.
tahsin yücel: en olmayacak zırvaları yüksek yöneticiler, yüksek din adamları ve ünlü filozoflar üretir.
michel foucault: iktidarın olduğu yerde direniş de vardır.
andreas ady: kimse bizi gerçek yüzümüzle tanıyamaz; birey, kendisine değin eşi bulunmayan, kendisinden sonra da yinelenmesi olanaksız, tek bir varlıktır. yaşamı boyunca bu yalnızlığın acısını çeker, ondan kaçmaya çabalar; ancak bunu hiçbir zaman başaramaz.
samuel johnson: vatanseverlik alçakların son sığınağıdır.
boethius: iyi olan her şeyle dolup taşmak, başkasına gerek duymadan sadece kendi kendine yetmek, mutluluğu gerçekleştirecek tek şeydir.
wittgenstein: bu dünyada acayip şeyler olduğunu biliyorum. hayatımda tam manasıyla öğrendiğim üç beş şeyden biridir bu.
henrik ibsen: bir görüş, bir ideal hiçbir zaman açlığı ve susuzluğu gidermemiştir.
william s. burroughs: eğer dindar bir orospu çocuğuyla iş yapıyorsanız her şeyi belgeleyin. onun sözü beş para etmez. yüce efendisi ona sizi bu anlaşmada nasıl becereceğini söylerken, bu mümkün değildir.
la rochefoucauld: nehirler nasıl denize dökülürlerse, erdemler de menfaat denizinde öyle kaybolurlar.
alain de botton: sevgi, bir kişinin başka bir kişinin varlığına gösterdiği saygı ve hassasiyettir.
paul auster: insanlar, inanmaları istenilen şeylere inanırlar.
tahsin yücel: en olmayacak zırvaları yüksek yöneticiler, yüksek din adamları ve ünlü filozoflar üretir.
michel foucault: iktidarın olduğu yerde direniş de vardır.
andreas ady: kimse bizi gerçek yüzümüzle tanıyamaz; birey, kendisine değin eşi bulunmayan, kendisinden sonra da yinelenmesi olanaksız, tek bir varlıktır. yaşamı boyunca bu yalnızlığın acısını çeker, ondan kaçmaya çabalar; ancak bunu hiçbir zaman başaramaz.
31.12.2013
uzun lafın kısası
joel kovel: hiçbir şey insanca yaşama hakkından daha değerli değildir.
antoine furetiere: genç bir erkeği kadınlarla sohbet etmekten daha fazla uygarlaştıran ve kibarlaştıran bir şey yoktur.
botho strauss: en kötüsünü yaşamışsan artık öyle saf olamıyorsun.
samuel johnson: hemen hemen tüm saçmalıklar benzemeye çalışıp da başaramadığımız insanları taklit etmeye çalışırken çıkar.
james joyce: hayat en büyük öğretmendir.
felicien challaye: bütün öteki kutsal kitaplar gibi, hristiyanlığın kutsal kitabı da insan elinden çıkmadır.
henry miller: bazı kancıklar kendilerine çiçek bahçeleri gönderilmesinden hoşlanırlar. kendilerini önemli hissederler.
rudyard kipling: cehalet kadar büyük günah yoktur.
romain gary: görkemli senfonilerin ortasında bir yerde beliriveren, yumuşacık bir flüt sesini beklemek gibi bir eğilimim vardır.
la rochefoucauld: insanın sevdiğine sadık kalmak için kendine çektirdiği işkence hemen hiçbir zaman sadakatsizlikten daha iyi değildir.
michel tournier: insan her şeyi yok eden zamana imgeyle karşılık verir.
sabahattin eyüboğlu: ne yıkılmışsa softalar yıkmıştır bu memlekette. cahilliğimizin eline baltayı veren, keyif için, para için yıkanları da destekleyenler onlar olmuş. yalnız yapılmış eserleri yıkmakla kalsalar iyi, yeniden yapma gücünü de köreltiyorlar.
antoine furetiere: genç bir erkeği kadınlarla sohbet etmekten daha fazla uygarlaştıran ve kibarlaştıran bir şey yoktur.
botho strauss: en kötüsünü yaşamışsan artık öyle saf olamıyorsun.
samuel johnson: hemen hemen tüm saçmalıklar benzemeye çalışıp da başaramadığımız insanları taklit etmeye çalışırken çıkar.
james joyce: hayat en büyük öğretmendir.
felicien challaye: bütün öteki kutsal kitaplar gibi, hristiyanlığın kutsal kitabı da insan elinden çıkmadır.
henry miller: bazı kancıklar kendilerine çiçek bahçeleri gönderilmesinden hoşlanırlar. kendilerini önemli hissederler.
rudyard kipling: cehalet kadar büyük günah yoktur.
romain gary: görkemli senfonilerin ortasında bir yerde beliriveren, yumuşacık bir flüt sesini beklemek gibi bir eğilimim vardır.
la rochefoucauld: insanın sevdiğine sadık kalmak için kendine çektirdiği işkence hemen hiçbir zaman sadakatsizlikten daha iyi değildir.
michel tournier: insan her şeyi yok eden zamana imgeyle karşılık verir.
sabahattin eyüboğlu: ne yıkılmışsa softalar yıkmıştır bu memlekette. cahilliğimizin eline baltayı veren, keyif için, para için yıkanları da destekleyenler onlar olmuş. yalnız yapılmış eserleri yıkmakla kalsalar iyi, yeniden yapma gücünü de köreltiyorlar.


