29.11.2022
uzun lafın kısası
2.01.2017
yüzüklerin efendisi
çok az kişi yolun sonuna gelmeden yolun onu nereye götüreceğini görebilir.yaşayanların birçoğu ölümü hak ediyor ve ölenlerin bir kısmı da yaşamayı hak ediyor. yaşamı onlara verebilir misin? o halde öyle hak, hukuk adına ölüm buyurmakta çok acele etme. çünkü en bilge olanlar bile her şeyin sonunu göremez.
en iyi öğretmen yanan eldir.
dünyanın çarklarını döndüren eylemler ekseriya böyledir: büyüklerin gözleri başka yerlerdeyken küçük eller işleri başarmaya mecbur kalır.
küçük adamlar büyük işler başarır.
nasihat, bir bilgeden bir bilgeye verilecek olsa dahi tehlikeli bir armağandır ve her yol kötüye çıkabilir.
cesaret hiç beklenmedik yerlerden çıkar.
tehlikeli saatlerde kibarlık ölümle ödenir.
mahiyetini anlamak için bir şeyi kıran kişi, ariflik yolundan sapmış demektir.
sadık bir yüreğin asi bir dili olabilir.
20.09.2016
hüküm
6.03.2014
taçsız kral
6.11.2012
umut ve hatıra
gecenin çöktüğünü görmemiş olan, karanlıkta yürümeye ahdetmemeli. ariflerin işine burnunu sokma; çünkü hem mahirdirler hem de çabucak sinirlenirler.
ihanet pek de yabana atılacak şey değildir.
insanların başladıkları bütün işler böyledir: ya baharda don olur ya da yazın samyeli eser ve onlar da sözlerinde duramaz.
güzel olan, güzel davranandır.
kulağın duyduğu kurt, yüreğin korktuğu orktan daha kötüdür.
kaçan adam düşmanı çift görürmüş.
genellikle beklenmedik konuklar en sağlam dost çıkarlar.
bütün hüzünlü şeylerin aslı olmadığı mı çıkacak ortaya? dünyaya neler oldu?
iradenin istediği yerde bir yol açılır.
ümit doğar genellikle, her şey ümitsizleştiğinde.
umut ve hatıra, çimenlerin yeşil kalacağı gizli bir vadide yaşamaya devam edecektir.
18.09.2012
roverandom
christina scull / wayne g. hammond
j.r.r. tolkien, 1925 yazında, karısı edith ve oğulları john (yaklaşık sekiz yaşında), michael (yaklaşık beş yaşında) ve christopher (henüz bir yaşında bile değildi) ile birlikte yorkshire kıyısında, turistler tarafından hâlâ rağbet edilen filey adlı bir kasabaya tatile gitmişlerdi.
bu beklenmedik bir tatildi, tolkien'in o yılın 1 kasım'ında başlayacağı anglo-sakson profesörlüğüne atanışını kutlamak için çıkılmıştı ve yeni göreviyle birlikte leeds üniversitesi'nde iki dönem daha ders vereceği için, bu belki de sahip olunacak tek dinlenme dönemi olarak tasarlanmıştı.
tolkien'ler, üç ya da dört haftalığına filey'de bölgenin posta müdürüne ait olması muhtemel, edward dönemine ait bir sayfiye evini kiralamışlardı. ev, denize ve kumsala yukarıdan bakan yüksek bir kayalığın üzerindeydi. sahip olduğu bu yüksek konumu sayesinde doğu yönündeki manzara kesintisiz bir şekilde önlerinde uzanıyordu ve genç john tolkien, iki ya da üç güzel gece boyunca, dolunay denizden yükseldiğinde ve suyun üzerinde gümüş bir "patika" ışıldadığında çok heyecanlanmıştı.
o günlerde michael tolkien, kurşundan yapılmış, siyah ve beyaz renklerde boyanmış küçük oyuncak köpeğine aşırı derecede tutkundu. onunla yemek yiyor, onunla uyuyor ve gittiği her yere yanında taşıyordu. ellerini yıkarken bile bırakmak istemiyordu. ama filey'deki tatilleri sırasında, bir seferinde, babası ve ağabeyiyle birlikte yürüyüşe çıktı ve denizin üstünde taş kaydırmanın heyecanına kapılarak oyuncağını yere, beyaz çakıllı kumsalın üzerine koydu. zemine olan zıtlığına rağmen küçücük siyah beyaz köpek bu süre içinde neredeyse görünmez bir hale geldi ve kayboldu. babasının ve iki büyük çocuğun, o gün ve ertesi gün boyunca aramalarına rağmen oyuncağı bulunamadığı için michael büyük bir üzüntü içindeydi.
en sevdiği oyuncağının kayboluşu bir çocuk için çok önemli bir andır. tolkien de hiç şüphesiz böyle düşünüyordu ve oyuncağın kayboluşuyla ilgili bir "açıklama" yarattı: bir büyücü tarafından oyuncağa dönüştürülen rover isimli gerçek bir köpek hakkında bir öykü. michael'a çok benzeyen bir oğlan tarafından kumsalda kaybedilen köpek komik bir "kum büyücüsü"yle karşılaşır, ayın üzerinde ve denizin altında maceralar yaşar. işte, roverandom'ın bütün hikâyesi buydu ve sonunda kâğıda aktarılacaktı.
.jpg)


