terentius etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
terentius etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24.06.2021

felsefe

cicero: felsefe yapmak ölüme hazırlanmaktır.

terentius: insanım ve insana dair hiçbir şey bana yabancı değildir.

milan kundera: çoğu insanı ölüm konusunda dehşete düşüren şey geleceğin kaybı değil, geçmişin kaybıdır. aslında unutmak, hayatın içinde her zaman var olan bir ölüm biçimidir.

st. augustine: bir adamın benliği yalnızca ölümün karşısında doğar.

sigmund freud: alınan zevkin sınırlılığı, zevkin değerini artırır.

schopenhauer: endişelerimizin ve kaygılarımızın yarısı başkalarının bizim hakkımızda düşündüklerinden kaynaklanır; bu dikeni tenimizden çıkarmalıyız.

la rochefoucauld: güneşin ya da ölümün yüzüne doğrudan bakamazsınız.

otto rank: bazıları ölüm borcundan kurtulmak için yaşam kredisini reddeder.

thomas hardy: daha iyi var olmanın bir yolu olsaydı, en kötüsüne bakmayı gerektirirdi.

9.06.2020

yol

pascal

cicero: hiçbir büyük saçmalık yoktur ki filozoflar tarafından söylenmemiş olsun.

terentius: bu benim yolum. sen de kendi ihtiyaç duyduğun şeyi yapmalısın.

cicero: kati ve sabit bir kanaate bağlı olduklarından, kabul etmedikleri şeyleri bile savunurlar.

seneca: her şeyin aşırısından olduğu gibi külliyat çokluğundan da zarar görüyoruz.

cicero: utanç verici olmayan bir şey bile, çoğunluk tarafından öyle görülüyorsa utanç verici hale gelir.

quintillianus: kendine yeterince saygı duyan insan nadirdir.

seneca: tek bir kafaya doluşmuş ne çok tanrı var!

"yeryüzüne barış getirmeye geldiğimi sanmayın! barış değil, kılıç getirmeye geldim. ben dünyaya ateş yağdırmaya geldim." (matta)

cicero: bilmeden iddia etmekten daha büyük rezillik olamaz.

seneca: hiç başlamamak daha kolaydır.

turbare semetipsum: ruhum ölesiye kederli. (yuhanna)

cicero: ben onlar gibi, bilmediğimi kabul etmekten utanmam.

nemo ante obitum beatus est: ölümünden önce kimseye mutlu denemez. (ovidius)

3.12.2017

bugünü yaşama arzusu

irvin yalom

hayat birbiri ardına gelen kahrolası kayıplardan oluşur.

thomas kempis: ne zaman insanların arasına çıksam daha az insan olarak geri dönüyorum.

anne sevgisinden yoksun büyüyen çocuklar, kendilerini sevmek, diğerlerinin onları seveceğine inanmak veya başkalarını sevmek için gerekli olan temel güven duygusunu geliştiremezler. yetişkin hayatlarında yabancılaşırlar, içlerine kapanırlar ve başkalarıyla genellikle düşmanca ilişkiler kurarlar.

sokrates: iyi yaşamayı öğrenmek için kişinin iyi ölmeyi öğrenmesi gerekir.

gracian: insanın başkasının meselelerine girmesi, kendi meselesiyle çıkmasıdır.

terentius: ben bir insanım ve insana ilişkin hiçbir şey bana yabancı değildir.

küçükken öğrenilen şey en iyi öğrenilendir.

schopenhauer: her şey olmaya kalkan insan hiçbir şey olamaz.

dün ve yarın yok. geçmiş hatıralar, gelecek özlemler yalnızca memnuniyetsizlik yaratır. zihinsel sükunete giden yol şu anı gözlemekte ve farkındalığımızdan oluşan nehirde rahatsız edilmeden akıp gitmesine izin vermekte yatar.

johanna schopenhauer: şaşaa, rütbe ve unvan genç kızların yüreği üzerinde baştan çıkarıcı bir etki yaratıp onları evlilik düğümüyle bağlar. bu, onları hayatları boyunca en büyük cezaya katlanmak zorunda bırakan yanlış bir adımdır.

chapman: gecenin ruh halinde demlenmeyen hiçbir kalem edebi bir şey yazamaz.

"hayat acı çekmektir. acıya bağlar neden olur; nesnelere, fikirlere, bireylere, hayata olan bağlar. acının panzehiri vardır; arzunun, bağın, benliğin sona erdirilmesi." (buddha)

9.11.2017

sağduyu

irvin yalom

terentius: mantıkla beslenmeyen şey mantıkla yönetilemez.

epiktetos: eğer felsefeye karşı samimi bir arzunuz varsa ilk andan itibaren alaycı kahkahalara hazırlanın. unutmayın, eğer ısrarlıysanız o insanlar daha sonra size hayran olacaktır. unutmayın, eğer bir başkasının zevki için dikkatinizi dışarıya çevirecek olursanız hayatınızın düzenini altüst ettiğinizden emin olabilirsiniz.

lucretius: başkalarının başına gelen kötülükleri seyretmek bize keyif verir.

evliliğini kurtarmanın tek yolu onu bırakabilmeye istekli olmaktır.

petrarca: huzur ve sessizlik arayan herkes, sürekli bir bela ve tartışma kaynağı olan kadınlardan uzak durmalıdır.

herkesin karanlık bir seks hayatı vardır.

ovidius: zihin için en iyi yardım, kalbi tuzağa düşüren bağların bir kerede koparılmasıdır.

cicero: tamamen kendisine bağlı olan ve kendisinin olduğunu söylediği her şeyi içinde taşıyan birisinin son derece mutlu olmaması olanaksızdır.

hayat tam bir sürtük; ama zevkli de.

terapistler anne babalar gibidir. iyi ebeveynler çocuklarının evden ayrılıp bir yetişkin olabilmesi için yeterince özerklik kazanmasını sağlar; aynı şekilde iyi bir terapistin de amacı hastalarının terapiyi bırakacak hale gelmelerini sağlamaktır.

aristoteles: sağduyulular zevke değil, acısızlığa ulaşmaya çabalarlar.

kimse sonları prova etmez. sonlar yalnızca bir kez olur. bu durum hakkında kitap yazılmaz; bu yüzden her şey doğaçlama gelişir.

6.11.2010

felsefenin tesellisi

alain de botton

insan ancak bir şeyin "ne olmadığını" anlamak suretiyle onun tam olarak ne olduğu bilgisine yaklaşabilir.

seneca: bütün kaygılarından kurtulmak istiyorsan, korktuğun şeyin başına geldiğini düşün.

pliny: kesin olan bir tek şey vardır; o da hiçbir şeyin kesin olmadığı, yeryüzünde insandan daha sefil, daha kibirli bir yaratık bulunmadığı.

gerçek saygınlık çoğunluğun iradesinden değil, sağlam bir akılyürütmeden kaynaklanır.

sokrates bize yol göstererek iki büyük hataya düşmemizi önlemeye çalışmıştır: çevremizdekilerin söylediklerini her zaman dinlemek ve hiç dinlememek.

epikuros: tat alma, duyma zevkini, cinsel zevkleri, güzel şeyler görünce içimde uyanan hoş duyguları bir kenara atarsam, iyiyi kötüden nasıl ayırırım bilmiyorum.

ağrı çekerken insan zihni çare olarak çok garip yöntemler bulmaya eğilimlidir.

seneca: varlıklı olmak öfkeyi körükler.

sokrates: gerçek söz konusu olduğunda sayısal çoğunluk tamamen değersizdir; çünkü kişinin, aslında sözde saygınlıklarından başka hiçbir şeyleri olmayan ve nedense birdenbire kendisi aleyhinde ifade vermeye karar vermiş tanıklardan oluşan bir ordu tarafından yenilgiye uğratılması pekala mümkündür.

eğer kimse bizim var olduğumuzu görmüyorsa var olamayız; söylediklerimizi kimse anlamıyorsa söylediğimiz şeylerin bir anlamı yok demektir.

her düş kırıklığının temelinde aslında aynı şey yatar: isteklerimiz gerçekliğin o yıkılmaz duvarına çarpar.

seneca'nın yapıtlarında aslında bir tek düşünce hakimdir: öngörüp kendimizi hazırladığımız ve nedenlerini anladığımız düş kırıklıklarına daha kolay katlanırız; en büyük yaraları ise hiç beklemediğimiz ve başa çıkamayacağımız türden düş kırıklıkları karşısında alırız. felsefe bizi gerçeklikle barıştırmalı; böylece düş kırıklığının kendisini olmasa bile beraberinde getirdiği zararlı duyguları ortadan kaldırmalıdır.

epikuros: zevk, mutlu bir yaşamın başlangıcı ve amacıdır.

seneca: büyük hedonist öğretmen epikuros, belli dönemlerde kendisini bazı şeylerden mahrum bırakır ve o anda arzuladığı şeyleri elde etmek için büyük zahmetlere katlanmanın gerekli olup olmadığını anlamaya çalışırdı.

sophokles: en mutlu yaşam, düşünmeden geçirilen yaşamdır.

"bilge olduğunu sanan bir adam mı gördün? bir deliden beklemeyeceğin davranışları bu adamdan bekle." (atasözü)

epikuros: felsefe yapmaya henüz hazır olmadığını ya da felsefe yapacak yaşı çoktan geçtiğini söyleyen adam, mutlu olmak için çok genç ya da çok yaşlı olduğunu söyleyen bir adama benzer.

terentius: insanım, insanca olan hiçbir şey bana yabancı değildir.

bilgeliğe ulaşmak için çabalamak; fakat hiçbir zaman budalalıktan tam olarak kurtulamamak, erdemli fakat sıradan bir yaşam sürmek yeterince büyük bir başarı aslında.

aşk, filozofları genellikle pek ilgilendirmez. aşkın gelgitleri, üzerine düşünülmeyecek kadar çocukça gelmiştir filozoflara. bu konu şairler, histerikler için daha uygundur. el ele tutuşmalar, parfüm sıkılmış mektuplar.. bunlar filozoflara göre değildir.

en büyük sanat yapıtları bizim kim olduğumuzu bilmeksizin doğrudan bize seslenen yapıtlardır.

schopenhauer: şair, tek bir özel yaşamdan yola çıkarak onu bütün bireyselliği içinde olduğu gibi dile getirir; ama bunu yaparken aslında insan yaşamının bütününü yansıtmaktadır. tek bir özel yaşamla ilgileniyor gibi görünse de, asıl ilgilendiği her yerde, her zaman yaşanandır. işte bu yüzden, özellikle dramatik şairlerin cümleleri, özlü söz olmadıkları halde tıpkı özlü sözler gibi, gerçek yaşamda sıklıkla kullanılır.

"devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin rabbin krallığına girmesinden kolaydır." (markos)

seneca: asıl bilgelik, gerçekliği ne zaman kendi isteklerimize göre şekillendirebileceğimizi, değiştirilemeyecek olanı ise ne zaman sükunetle kabulleneceğimizi bilmektir.

28.02.2008

uzun lafın kısası

samuel beckett: 
hep denedin. hep yenildin. olsun. yine dene. yine yenil. daha iyi yenil.

terentius: insanım, insana dair hiçbir şey bana yabancı değildir.

dave eggers: iyi bir sıçış, kötü bir sevişmeden daha iyidir.

a.l. kennedy: insanlar para ödemedikleri şeyin değerini bilmezler.

margaret atwood: evlilik aşınmış bir kurumdur. evliliğin sevgiyle ilgisi yoktur. sevgi vermektir, evlilik ise alım satım. sevgiyi kontratla bağlayamazsın.

paul auster: her şeye hazırlıklı olmazsan hiçbir şeye hazırlıklı değilsin demektir.

kay redfield jamison: yoğun ve sürekli aşk yalnızca biraz fırtınalı tutkuların yer aldığı iklimlerde gerçekleşebilir.

oğuz atay: kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım, kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım.

vladimir makanin: lazım olmasalar sürüyle gelirler. akın ederler. lazım olunca bir can bulamazsın.

j.d. salinger: sakın kimseye bir şey anlatmayın. herkesi özlemeye başlıyorsunuz sonra.