hildegard knef etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hildegard knef etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28.07.2017

hayat

ingeborg bachmann: ruhun güzel yarınıdır, o hiçbir zaman gelmeyen.

hildegard knef: hayat bazen yabancı bir kentte geçirilen pazar günlerine benzer. insan kime danışacağını, kime sığınacağını bilemez.

irene nemirovsky: beni teselli eden ne kitap ne de bir sanat eseridir, bu yaşlı ve kusurlu evreni seyre dalmaktır.

juli zeh: hayat, ne yapalım ki gücünün zirvesinde başlar ve bu noktadan itibaren sürekli aşağı inerek sonuna ulaşır. kötü bir dramaturji hatası.

jean rhys: kuşkusuz, yaşam haktan yana değildir. gerçekten lanet olası haksızlıklarla doludur. herkes bilir bunu.

gabriela adameşteanu: hayatta gerçekten kendini inanılmaz mutlu hissettiğin anlar kalıyor aklında, bunu sonra hatırlıyorsun. sonradan da aslında o mutluluk ve sükunet anlarının kısa bir süre sonra gelecek olan büyük sorunların habercisi olduğunu anlıyorsun; yine de o anlardan güzel bir hatıra kalıyor aklında.

katherine mansfield: kimi anlar vardır, korkunç anlar vardır hayatta; insanın sığınağından çıkıp dışarı baktığı anlar ve berbattır bu. insan bu anlara boyun eğmemelidir.

madam du deffand: melekten istiridyeye kadar tüm türler, tüm varoluş koşulları bana aynı derecede talihsiz görünüyor. can sıkıcı olan, doğmuş olmaktır.

clarissa p. estes: bir hayat çok fazla kontrollü olduğu zaman, kontrol edilemeyecek kadar az hayat kalır.

jhumpa lahiri: daha gençsin. özgürsün. kendine bir iyilik yap. çok geç olmadan, çok fazla durup düşünmeden, sırtına yastığınla yorganını yükleyip dünyanın görebildiğin kadar çok yerini gör. pişman olmazsın. bir gün bunu yapman için çok geç olacak.

18.06.2011

bağışlanmış küheylan

hildegard knef

hayat bazen yabancı bir kentte geçirilen pazar günlerine benzer. insan kime danışacağını, kime sığınacağını bilemez.

yetenekli kişiler kuşkusuz güzelliğe erişiyorlar. yetenekleri onları güzelleştiriyor. oysa yeteneksiz bir güzellik bence çirkindir. heinrich george bütün şişmanlığına rağmen ne kadar güzel bir adamdı!

aslında insanlar yeni bir savaş bekliyorlar. yenisi patlayınca da eskisini düşünerek zaman öldürüyor, saygı duymadıkları kişilerle yatıyorlar. hiçbir şey hatırlamıyorlar, hiçbir şey bilmiyorlar; böylece de yaşamın en olağan ve basit yolunu seçiyorlar. yalancı ilahlara taptıkları için utanç içinde yaşıyorlar.

dönüşler, değişiklikler, gelişmeler insan için iyi bir temeldir.

insanlar köşeli yanları ve karşılarındakilere karşı çıkmaları sayesinde olgunlaşırlar.

alçak gönüllülük çok değerli bir erdemdir.

oğlak burcundan olanlar hiçbir zaman memnuniyet duymaz ve doymak nedir bilmezler.

insanlar yeteneksizliklerini örtbas etmek için başarısızlıklarından kaderi sorumlu tutarlar. çirkinliğin gerçek, güzelliğin rastlantı olduğunu söylerler.

insan düşmanlarını bile dikkatli seçmelidir. 

"shakespeare'den sonra kimsenin yazı yazmaması gerekirdi. yazmaya devam edenler ise yürekli olduklarını gösterenlerdir."

31.10.2009

uzun lafın kısası

gandhi: 
şiddetin en ölümcül biçimi yoksulluktur.

hildegard knef: hayat bazen yabancı bir kentte geçirilen pazar günlerine benzer. insan kime danışacağını, kime sığınacağını bilemez.

ahmet oktay: her türlü baskının kökeninde özel yaşamlara tahakküm etme isteği yatar.

gaston bachelard: gecenin gizeminde, karanlık bir mağaranın yalnızlığında, gerçeği özünde, ağırlığıyla, tözsel yaşamıyla tutuyorken insan, gelip geçici görünüşleri ne yapsın!

elias canetti: bin yıllık imparatorluklar olmuştur: platon'un, aristo'nun ve konfüçyüs'ünkiler.

georges politzer: bir bilgine bilgin diyebilmemiz için tutarlı olması, tutarlı olması için de dinsel inancından vazgeçmesi kaçınılmazdır. çünkü bilim ve inanç birbirine karşıdır.

julian barnes: en kötü olanlar, her zaman ailelerine bağlı adamlardır.

margaret atwood: insanlar mutlu sonlara neden ağlarsa düğünlerde de aynı nedenle ağlar: aslında gerçekleşmeyeceğini bildikleri bir şeye umutsuzca inanmak istedikleri için.

howard fast: tanrının verdiği beyni kullanmaya başlar başlamaz günahkar oluyor insan.

immanuel kant: aydınlanma, insanın, kendi eliyle yarattığı reşit olmama halinden kurtulmasıdır.

katherine mansfield: yaşamda, gerçekten kabul ettiğimiz her şey dönüşüme uğrar.

iris murdoch: din denen şeyi içimizden iyice temizleyip atana kadar, şu içinde yaşadığımız "tanrıların alacakaranlığı" gibisinden hava, bir dolu insanın delirmesine yol açacaktır.