marcel cachin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
marcel cachin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7.07.2022

sosyalizm ve din

marcel cachin

çağımızda, egemen sınıflar ayrıcalıklarını kaptırmamak amacıyla dinlerin yaşamasını kendileri için yararlı görüyorlar. iktidarda bulunan burjuvazi; kitleleri uyuşturmak, gerçeği görmelerini önlemek üzere dini bir araç olarak kullanıyor. onun gözünde din, ezilenlerin acıları için bir uyuşturucudur, bir teselli kaynağıdır. bu yüzden, halkın bir dini olması egemen sınıfça isteniyor; oldum olası tutucu ve yavaşlatıcı bir büyük kuvvet şeklinde kendini gösteren dinsel geleneklerin sürüp gitmesine çalışılıyor. ama dinler kapitalizm için sonsuz bir korunak ve destek olmayacaktır.

tanrı düşüncesi özneldir, yani insan tarafından yaratılmıştır. insanoğlu tanrı'ya kendi özelliklerini vermiş, onu kendi hayaline göre biçimlendirmiştir. dinler insan zihninin ürünleridir; insan bilincinin dışa vurmuş izdüşümleri, tasarımlarıdır. ilkel toplumlarda, doğa güçlerinin yendiği, ezdiği insan, bu güçleri tanrılaştırmıştır. zihninin bu ürünleri, ona dışarıda özel bir yaşam sürüyormuş gibi görünmüştür. daha sonra, sınıflara ayrılmış toplumlarda, sömürülen sınıf köleleşmesinin nedenlerini bilmediğinden, bu ürünlere anlaşılmaz bir güç yükleyerek tanrı'yı yaratmıştır. 

çökmekte olan kapitalizmin doğurduğu acılarla ezilmiş üzgün insanlık için sosyalizmden başka bir kurtuluş yolu yoktur. sosyalizm, yalnızca insan uygarlıklarındaki ilerlemelerin doğurduğu bir ihtiyaç değil, aynı zamanda modern bilimin aydınlattığı aklın da bir gereğidir. bir zorunluluktur.

28.01.2017

felsefe, bilim ve din

rene maublanc / marcel cachin

victor hugo, 15 ocak 1850'de yasama meclisi'nde verdiği ünlü söylevinde din adamlarının mahkemesine şöyle sesleniyordu: "kim mi sizi kızdıran? söyleyeyim: siz insan aklına kızıyorsunuz; çünkü o, ipliğinizi pazara çıkarıyor."

marcel cachin: mutlak hakikat diye bir şey yoktur. eğer bir mutlak varsa, o da her şeyin görece olduğudur.

rene maublanc: insanlar ikiye ayrılır: bir yanda, dünyayı açıklamak için insan zekasına, yalnız ona güvenen kişiler. öte yanda, inancın duygusal etkilerine ve insanötesi açıklamalara bel bağlayan dinci ve mistik kişiler. birinci kümedekiler maddecidirler, tanrı'yı tanımazlar. ikinci kümedekiler ise türlü biçimler altında idealizmi tutarlar.

marcel cachin: gök mekaniği ile ilgili çalışmalarını kutlamak üzere napolyon, laplace'ı huzuruna kabul ettiği zaman, ondan yapıtında tanrı'dan niçin hiç söz etmediğini sordu. büyük matematikçi, imparator'a şöyle yanıt verdi: "böyle bir varsayıma hiç ihtiyaç duymadım da ondan."

lenin: yeryüzünde henüz insan ya da herhangi bir canlı varlık yokken dünya vardı. organik madde uzun bir evrimin eseridir ve çok sonra ortaya çıkmıştır. ilk ve ana öge maddedir. düşünce, bilinç, duyarlık ancak oldukça ilerlemiş bir gelişmenin ürünüdür.

rene maublanc: dünyayı tanrı mı yaratmıştır yoksa dünya başından beri var mıdır? bu soruya verdikleri karşılığa göre filozoflar ikiye ayrılırlar: ruhun doğadan önce geldiğini ve dolayısıyla dünyanın yaratıldığını kabul eden idealistler ile doğayı ilk ve ana öge sayan maddeciler.

7.09.2008

felsefe, bilim ve din

victor hugo, 15 ocak 1850'de yasama meclisi'nde verdiği ünlü söylevinde din adamlarının mahkemesine şöyle sesleniyordu: "kim mi sizi kızdıran? söyleyeyim: siz insan aklına kızıyorsunuz; çünkü o, ipliğinizi pazara çıkarıyor."

marcel cachin: mutlak hakikat diye bir şey yoktur. eğer bir mutlak varsa, o da her şeyin görece olduğudur.

rene maublanc: insanlar ikiye ayrılır: bir yanda, dünyayı açıklamak için insan zekasına, yalnız ona güvenen kişiler. öte yanda, inancın duygusal etkilerine ve insanötesi açıklamalara bel bağlayan dinci ve mistik kişiler. birinci kümedekiler maddecidirler, tanrı'yı tanımazlar. ikinci kümedekiler ise türlü biçimler altında idealizmi tutarlar.

marcel cachin: gök mekaniği ile ilgili çalışmalarını kutlamak üzere napolyon, laplace'ı huzuruna kabul ettiği zaman, ondan yapıtında tanrı'dan niçin hiç söz etmediğini sordu. büyük matematikçi, imparator'a şöyle yanıt verdi: "böyle bir varsayıma hiç ihtiyaç duymadım da ondan."

lenin: yeryüzünde henüz insan ya da herhangi bir canlı varlık yokken dünya vardı. organik madde uzun bir evrimin eseridir ve çok sonra ortaya çıkmıştır. ilk ve ana öge maddedir. düşünce, bilinç, duyarlık ancak oldukça ilerlemiş bir gelişmenin ürünüdür.

rene maublanc: dünyayı tanrı mı yaratmıştır yoksa dünya başından beri var mıdır? bu soruya verdikleri karşılığa göre filozoflar ikiye ayrılırlar: ruhun doğadan önce geldiğini ve dolayısıyla dünyanın yaratıldığını kabul eden idealistler ile doğayı ilk ve ana öge sayan maddeciler.

2.07.2008

devrimci

marcel cachin

yoksul toplumsal sınıflar içinde, kendi mesleklerine tutkun sanatçılar ve işçiler arasında, benimsedikleri ülkü uğruna her zaman için özveride bulunmaya hazır devrimci emekçiler arasında pek çok materyalist vardır. bu işçilerin arasına girenler, onların yürekliliğine, gücüne ve ilerleme yolundaki çabalarında, öğrenmek konusundaki derin isteklerinde görülen kişisel çıkarı hiçe sayma niteliğine hep saygı göstermişlerdir. tarihe örnek olan onlar değil midir? hitler'in işgal ettiği bütün avrupa ülkelerinde, gestapo cinayetlerine karşı ölünceye değin çarpışan insanlar anımsansın! bütün dünya halklarının kurtuluşunu sağlamak amacıyla yıllardır kurbanlar veren devrimci ulusların tanrısal fedakarlık anlayışı hatırlansın! ah, hayır! bütün bu insanlar ödevleri başında, namus ve şeref içinde yaşayıp öldüler ve dine ihtiyaç duymadılar. ahlakın doruğuna yükseldiler. büyük insanlık ülküsü uğruna, yarının gelişmesi uğruna ölmeyi bilen kişiler; kişisel çıkarlarıyla, cehennem korkusuyla ya da gökteki jandarmanın korkusuyla hareket eden insanlarla karşılaştırılamazlar.