saltıkov-schedrin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
saltıkov-schedrin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3.04.2018

din

soti triantafyllou: dinlerin hepsi de aynı: gerçek ve katıksız yalanlar!

maureen freely: bir yalanın gerçek olmasını sağlamanın en iyi yolu, onu sonsuz kere tekrarlamaktır.

william blake: hapishaneler kanunun taşlarıyla yapılır, genelevler dinin tuğlalarıyla.

anthony storr: dünyada pek çok insan, hiçbir kanıta dayanmayan ve eleştirel olarak incelemeye açık olmayan inanç sistemlerine sahiptir.

samuel p. huntington: etnisiteden daha fazla olarak din, insanlar arasında keskin ve dışlayıcı şekilde bir ayrım yapıyor.

saltıkov-schedrin: bilgi aydınlık, bağnazlık ise karanlık demektir. karanlık, ömrünü tamamlamış, bitmiş bir gerçektir; ışık ise beklenen gerçektir ve ne olursa olsun gelecektir.

ian mcewan: inananların pençelerinden kurtulmak pek kolay değildir.

bryan s. turner / georg stauth: din, vahim bir şekilde hasta olanlara yatıştırıcı gelebilir; ama aynı zamanda yanlış bir şekilde uygulandığında sağlıklı bedenleri tahrip eder.

yann martel: müslümanların medeniyetsizlikleri islam'ın ne denli kötü bir din olduğunun kanıtıdır.

harper lee: dünyada bazı adamlar vardır. öteki dünyayla çok meşgul oldukları için bu dünyada yaşamayı asla öğrenemezler ve sokağın karşısına bakıp bunun sonuçlarını görebilirsin.

29.06.2014

uzun lafın kısası

andrew crumey: yaratıcı zihinler en iyi yalnızken gelişir.

boethius: erdemler yüksek mevkilerden dolayı değer kazanmaz; yüksek mevkiler erdemlerden dolayı değer kazanır.

cicero: tamamen kendisine bağlı olan ve kendisinin olduğunu söylediği her şeyi içinde taşıyan birisinin son derece mutlu olmaması olanaksızdır.

ernesto sabato: nice aptallığı çok akıllıca davrandığımızı sanarak yapmışızdır.

alain touraine: demokratik yönetim biçimi en çok sayıda bireye en büyük özgürlüğü veren, olası en büyük çeşitliliği tanıyan ve koruyan siyasal yaşam biçimidir.

wolfgang günter lerch: ilk izlenim daima hayal kırıklığı yaratır.

kürşat başar: birini sevmen için elle tutulur bir neden bulamıyorsan onu sahiden seviyorsun demektir.

william s. burroughs: aşağılık bir insanın temel göstergesi sağcı olmasıdır.

mesa selimovic: her şeyin başlangıcı ve sonu olan zaman üzerine yemin ederim ki, herkes her zaman zarar içindedir.

yamamoto tsunetomo: parayı ararsan bulursun, bulamayacağın şey insandır.

pascal: insanlar dinsel inanç yoluyla yaptıkları kötülükleri başka bir yolla asla bu kadar eksiksiz ve neşeyle yapmazlar.

saltıkov-schedrin: bilgi aydınlık, bağnazlık ise karanlık demektir. karanlık, ömrünü tamamlamış, bitmiş bir gerçektir; ışık ise beklenen gerçektir. ve ne olursa olsun gelecektir.

31.05.2014

uzun lafın kısası

cicero: ünü hor görmek üstüne kitap yazanlar, baş sayfaya kendi adlarını koyarlar.

andrew fletcher: eğer bir insan tüm baladları yazma imkanına sahipse, bir ülkenin kanunlarını kim yaparmış, ona vız gelir.

ernesto sabato: sonunda ona benzemeden yıllarca güçlü bir düşmanla dövüşemezsiniz.

alain touraine: egemenlik ilişkilerinin ortak özelliği, kendilerini doğalmış -yani dayatılmamış- gibi göstermektir.

john fowles: bağışlanmayacak kadar günahkar hiç kimse yoktur.

kürşat başar: insanların bir gün büyüyüp düşlerini unuttukları ve artık onları çocuklara ait şeyler sandığı bir dünya hiç de yaşanmaya değer bir yer değil.

mesa selimovic: insan yaşamına günahtan çok, günah işlememek için alınan önlemler zarar getirmiştir.

apostolos doxiadis: dünya üzerindeki hiçbir şey gerçekten yeni değildir. insan ruhunun soylu dramları da öyle.

saltıkov-schedrin: eğer ahmakların elinde yetki olsa tüm akıllıları yeryüzünden silip süpürürler.

thomas bernhard: yaşamımızdaki her uykusuz gece için minnettar olmalıyız; çünkü bizi mutlaka felsefi açıdan ileriye götürür.

henry david thoreau: çoğu insan hayatını sessiz bir umutsuzluk içinde sürdürüyor.

boris pasternak: yaşamı boyunca hiç yanlış yapmamış, doğrudan ayrılmamış insanlardan hiç hoşlanmam. erdemli kişiler, yaşamın güzelliğindeki gizi anlayamazlar.

31.03.2014

uzun lafın kısası

theodor adorno: bu dünyanın insanı irkilten yanı korkunçluğu değil, olağan görüntüsüdür.

borges: belki de bizim insan olarak hayatımız bir ormanda sessizce yürüyen bir kaplanın kafasından geçenlerdir.

clarence darrow: cehalet ve fanatizm her zaman iş başındadır ve beslenmeye ihtiyaç duyarlar.

alain: başkalarına ve kendimize karşı iyi davranmak, herkesin yaşamasına yardım etmek ve kendi kendimize yardım etmek: işte asıl din. iyilik mutluluktur. sevgi mutluluktur.

henry david thoreau: en iyi hükümet, en az yöneten hükümettir.

walker percy: evlilik talebi aşkı küçük düşüren bir şeydir. aşkın keyifli bir karşılaşma olması gerekir.

ernesto sabato: televizyon, yoksulların afyonudur.

jean-paul sartre: insan köleler için yazmaz. düzyazı sanatı, düzyazının anlam taşıdığı biricik yönetim biçimi olan demokrasi ile bağdaşır ancak. biri tehlikedeyse, öteki de öyledir.

kürşat başar: bütün bir hayat, onun kucağına yatmış, saçlarımı okşarken benimle konuşmasının yanında hiçbir anlam taşımaz.

pascal: bütün yıkımların nedeni odamızda kalmayı bilmememizdir.

michel bourse: her toplum alışveriş üzerinde temellenmiştir, toplumsal bağın olumlanmasını ve sürmesini tek sağlayan budur.

saltıkov-schedrin: hiçbir acı, karanlıklar içindeki birinin, bu karanlığı yırtıp ışığa kavuşmak için yaptığı bilinçsiz, telaşlı ve güçsüz çabalarından doğan acıdan daha büyük olamaz.

29.09.2013

uzun lafın kısası

joel kovel: tek bir insan bile zincirlere bağlıysa hiç kimse özgür değildir.

boris vian: müstehcenlik hiçbir kitapta bulunmaz. hiçbir resimde yoktur. ona bakan ve onu okuyanın bir zihinsel niteliğinden başka bir şey değildir.

samuel butler: asıl ustalık, neyi gözardı edeceğinizi bilmektir.

connie palmen: kadınların birini kurtarma fantezilerini karanlık bakışlı bir sanatçıdan daha fazla tahrik edecek bir şey yoktur.

forrest carter: iyi bir şeyle karşılaştığın zaman yapman gereken ilk şey, bulabildiğin insanla onu paylaşmaktır.

samuel p. huntington: katı gerçekleri dile getiren herhangi bir politikacı derhal oy kaybeder.

tahsin yücel: yoksula karşı birleşmek sağın eski alışkanlığıdır.

robert m. pirsig: evlenen insanlar en sahtekar insan cinsidir. bütün özgürlüğünden ve her şeyden, güya her gece seks için vazgeçiyorsun. ama bu onları mutlu etmiyor. hep bir kaçış yolu arayıp duruyorlar sonra.

henry david thoreau: para, ruhun ihtiyaçlarından hiçbiri için lazım değildir insana.

michel foucault: insan dediğimiz şey, yakın tarihin bir icadıdır ve muhtemelen sonu yakındır.

saltıkov-schedrin: kötülük hiçbir zaman kalıcı bir güç olmamıştır. tarih özgürlüğün öyküsüdür; iyilikle mantığın, kötülükle kafasızlığa karşı kazandığı zaferin öyküsüdür.

paul auster: bütün bu siktirici dünyanın anasını belleyeyim!

16.07.2012

büyüklere masallar

mihail saltıkov-schedrin

eğer rahat bir hayat sürmek istersen, iki gözünle birden bak dünyaya.

büyük ve ciddi cinayetler, çoğu kez mükemmel diye adlandırılır ve bu nitelikleriyle de tarih sayfalarına geçer. küçük, ciddi olmayan cinayetlere ise kimse önem vermez ve bunlar ne tarihe geçerler ne de çağdaşlarının övgüsünü kazanırlar.

insanı boğan bir bekleyiş sırasında yenilmektense, iş arasında yenilmek yeğdir.

dünya yüzünde binlerce söz vardır; ama bunların en tehlikelileri, doğru ve gerçek olan sözlerdir. bunlar hiçbir zaman söylenmemelidir; çünkü artları sıra hemen eksiklikleri, pürüzleri sırıtıverir bunların. oysa boş sözler öyle mi ya? al, istediğin gibi evir çevir, döndür dolaştır. bir yanından bakınca şu anlam çıksın, öte yanından bakınca bu.

dünyada içinden çıkılmayacak güç durum yoktur.

bilgi aydınlık, bağnazlık ise karanlık demektir. karanlık, ömrünü tamamlamış, bitmiş bir gerçektir; ışık ise beklenen gerçektir. ve ne olursa olsun gelecektir.

hayatta birinci derecede rol oynayan şey iyiliktir. kötülük ise yanlışlıkla karışmıştır hayata. hayat gücü, her zaman için iyiliğin içinde bulunur.

kötülük hiçbir zaman kalıcı bir güç olmamıştır. tarih özgürlüğün öyküsüdür; iyilikle mantığın, kötülükle kafasızlığa karşı kazandığı zaferin öyküsüdür.

yurttaşlık duygusu, ancak özgürlük ve geniş olanaklar içinde işe yarar bir nesnedir.

saflık hırsızlıktan kötüdür. eğer ahmakların elinde yetki olsa tüm akıllıları yeryüzünden silip süpürürler.

gerçek insan ileriyi görür, acının her türlüsünü bilir, kederden gamdan anlar ve korku duyar.

hiçbir acı, karanlıklar içindeki birinin, bu karanlığı yırtıp ışığa kavuşmak için yaptığı bilinçsiz, telaşlı ve güçsüz çabalarından doğan acıdan daha büyük olamaz.