cesaretin anlamı, aynı fikirde olmadığınız kişilerin özgürlüğü için savaşmaktır.
hayatta küçük hesaplardan daha çok tiksindiğim bir şey yok.
birine çok değer vermek gözümüzü kör eder.
geri adım atmak zayıflıktır; ama bazen pozisyonunu korumak pes etmekten iyidir. güç gösterince sana daha çok saygı duyarlar.
gerçekler nasıl düzenlenirse düzenlensin tamamen tarafsız olamaz.
"gelişmek değişmektir. mükemmellik sıkça değişmektir." (churchill)
yetkinlik, bu ormanda egzotik bir kuş gibidir.
birinin sana iyilik borçlanması her zaman iyidir.
theodore roosevelt: bu ülkenin cesur ve kararlı denemelere ihtiyacı var. sağduyulu olan davranış, bir yöntemi benimseyip denemek ve başarısız olursa bunu açıkça itiraf edip yenisini denemektir. ama her şeyden önemlisi, bir şeyler denemektir.
görev ve cinayet arasında ince bir çizgi vardır.
kimse suratına dayanan bir silaha karşı gelemez.
işinin erbabı hiçbir yazar iyi bir hikayeye dayanamaz, hiçbir siyasetçinin tutamayacağı sözler vermeye dayanamayacağı gibi.
hiçbir kitap insanların hayatlarını kaybetmelerine değmez.
herkes intihar edebilir ya da kameranın önünde ağzına geleni söyleyebilir. ama asıl cesaret isteyen şey nedir, bilmek ister misin? ne hissedersen hisset, ağzını kapalı tutmaktır. riskler bu kadar büyükken kendine hakim olmaktır.
sevgilim, hiçbir şey sonsuz değil, biz hariç.
kimse bir fikri umursamaz; ama bir fikri olan bir adamı umursayabilirler.
tanrım, bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etmek için sabır, değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için cesaret ve ikisi arasındaki farkı anlayabilmem için sağduyu ver.
30 yılını biriyle geçiriyorsun ve sonra senin kim olduğunu bile bilmez hale geliyor.
yenilen taraf için kutsal toprak yoktur.
yapmamamız gereken bir şeyi hiç yapmamış olsak yapmamız gereken şeyleri yaptığımız için sevinemezdik.
bazen çoğunluk için bir kişinin feda edilmesi gerekir.
theodore roosevelt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
theodore roosevelt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2.05.2021
1.01.2018
thomas paine
carl sagan
kimi zaman geriye baktığımızda dimdik duran kişilikler görürüz. bana göre, ingiltere doğumlu amerikan devrimcisi thomas paine böyle bir kişilikti. zamanının çok ilerisindeydi. monarşiye, aristokrasiye, ırkçılığa, köleliğe, batıl inanışlara ve cinsiyet ayrımına, tüm bunların o günün geleneksel bilgeliği sayıldığı bir dönemde cesaretle karşı çıkmıştı.
geleneksel dini eleştirisinde asla ödün vermez bir tavır içerisindeydi. "akıl çağı" isimli eser onun imzasını taşır: incil'in yarıdan fazlasını dolduran açık saçık öyküleri, şehvetli zevk düşkünü yaşamları, zalim ve işkenceci infazları, amansız intikamları her okuyuşumuzda göreceğiz ki, ona tanrı'nın değil iblisin sözü demek daha tutarlı olacak. bu kitap insanlığı kokuşturup canavarlaştırmaya yaramıştır. aynı kitap, paine'in doğal dünyaya bakıldığında varlığının hemen anlaşıldığını söylediği evrenin yaratıcısına duyduğu derin saygıyı da ortaya koyuyordu. ne var ki incil'i kötüleyip tanrı'ya kucak açmak, çağdaşlarının çoğu için olanaksız bir anlayış demek oluyordu.
hristiyan dinbilimciler, paine'in sarhoş, çılgın ya da değer yitimine uğramış bir kişi olduğuna karar vermişlerdi. musevi bilimci david levi, din kardeşlerini, kitabı okumak şöyle dursun, dokunmaktan bile men etmişti. paine'e görüşleri yüzünden -zulme karşı çıkışında çok ısrarlı olduğu gerekçesiyle fransız devrimi'nden sonra hapse atılması da dahil olmak üzere- öylesine çok acı çektirilmişti ki, sonunda huysuz bir ihtiyar olup çıkmıştı.
paine, "sağduyu" adlı devrimci kitapçığın da yazarıydı. 10 ocak 1776'da basılan eser sonraki birkaç ay içerisinde yarım milyon satmış ve birçok amerikalıyı bağımsızlığı gerçekleştirmek yolunda harekete geçirmişti. on sekizinci yüzyılın en çok satan kitaplarından olan üç eseri daha vardı. sonraki kuşaklar onu toplumsal ve dini görüşleri yüzünden nefretle anmıştır. theodore roosevelt ondan -tanrı'ya olan derin inancını açıkça belirtmiş olmasına karşın- "pis küçük ateist" diye söz ediyor. paine, washington d.c.'de adına bir anıt dikilmemiş en ünlü amerikan devrimcisidir.
kimi zaman geriye baktığımızda dimdik duran kişilikler görürüz. bana göre, ingiltere doğumlu amerikan devrimcisi thomas paine böyle bir kişilikti. zamanının çok ilerisindeydi. monarşiye, aristokrasiye, ırkçılığa, köleliğe, batıl inanışlara ve cinsiyet ayrımına, tüm bunların o günün geleneksel bilgeliği sayıldığı bir dönemde cesaretle karşı çıkmıştı.geleneksel dini eleştirisinde asla ödün vermez bir tavır içerisindeydi. "akıl çağı" isimli eser onun imzasını taşır: incil'in yarıdan fazlasını dolduran açık saçık öyküleri, şehvetli zevk düşkünü yaşamları, zalim ve işkenceci infazları, amansız intikamları her okuyuşumuzda göreceğiz ki, ona tanrı'nın değil iblisin sözü demek daha tutarlı olacak. bu kitap insanlığı kokuşturup canavarlaştırmaya yaramıştır. aynı kitap, paine'in doğal dünyaya bakıldığında varlığının hemen anlaşıldığını söylediği evrenin yaratıcısına duyduğu derin saygıyı da ortaya koyuyordu. ne var ki incil'i kötüleyip tanrı'ya kucak açmak, çağdaşlarının çoğu için olanaksız bir anlayış demek oluyordu.
hristiyan dinbilimciler, paine'in sarhoş, çılgın ya da değer yitimine uğramış bir kişi olduğuna karar vermişlerdi. musevi bilimci david levi, din kardeşlerini, kitabı okumak şöyle dursun, dokunmaktan bile men etmişti. paine'e görüşleri yüzünden -zulme karşı çıkışında çok ısrarlı olduğu gerekçesiyle fransız devrimi'nden sonra hapse atılması da dahil olmak üzere- öylesine çok acı çektirilmişti ki, sonunda huysuz bir ihtiyar olup çıkmıştı.
paine, "sağduyu" adlı devrimci kitapçığın da yazarıydı. 10 ocak 1776'da basılan eser sonraki birkaç ay içerisinde yarım milyon satmış ve birçok amerikalıyı bağımsızlığı gerçekleştirmek yolunda harekete geçirmişti. on sekizinci yüzyılın en çok satan kitaplarından olan üç eseri daha vardı. sonraki kuşaklar onu toplumsal ve dini görüşleri yüzünden nefretle anmıştır. theodore roosevelt ondan -tanrı'ya olan derin inancını açıkça belirtmiş olmasına karşın- "pis küçük ateist" diye söz ediyor. paine, washington d.c.'de adına bir anıt dikilmemiş en ünlü amerikan devrimcisidir.
