harper lee etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
harper lee etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3.04.2018

din

soti triantafyllou: dinlerin hepsi de aynı: gerçek ve katıksız yalanlar!

maureen freely: bir yalanın gerçek olmasını sağlamanın en iyi yolu, onu sonsuz kere tekrarlamaktır.

william blake: hapishaneler kanunun taşlarıyla yapılır, genelevler dinin tuğlalarıyla.

anthony storr: dünyada pek çok insan, hiçbir kanıta dayanmayan ve eleştirel olarak incelemeye açık olmayan inanç sistemlerine sahiptir.

samuel p. huntington: etnisiteden daha fazla olarak din, insanlar arasında keskin ve dışlayıcı şekilde bir ayrım yapıyor.

saltıkov-schedrin: bilgi aydınlık, bağnazlık ise karanlık demektir. karanlık, ömrünü tamamlamış, bitmiş bir gerçektir; ışık ise beklenen gerçektir ve ne olursa olsun gelecektir.

ian mcewan: inananların pençelerinden kurtulmak pek kolay değildir.

bryan s. turner / georg stauth: din, vahim bir şekilde hasta olanlara yatıştırıcı gelebilir; ama aynı zamanda yanlış bir şekilde uygulandığında sağlıklı bedenleri tahrip eder.

yann martel: müslümanların medeniyetsizlikleri islam'ın ne denli kötü bir din olduğunun kanıtıdır.

harper lee: dünyada bazı adamlar vardır. öteki dünyayla çok meşgul oldukları için bu dünyada yaşamayı asla öğrenemezler ve sokağın karşısına bakıp bunun sonuçlarını görebilirsin.

31.10.2017

uzun lafın kısası

thomas edison: din palavralardan ibarettir.

harper lee:
olayları onun gözüyle görmedikçe, arada bir onun ayakkabılarını giyip dolaşmadıkça, bir insanı asla gerçekten anlayamazsın.

j.k. rowling: sağduyu, insanların genellikle kendi ön yargılarına verdikleri isimdir.

hypatia b. bonner: ilerlemek için dine aykırı düşünceleri benimsemek gerekir.

peter ustinov: ben, okullarda bana öğretilenleri unutabilmek için on beş yılımı verdim.

henryk sienkiewicz: öteki dünyada kral olmaktansa bu dünyada en basit bir çoban olmak yeğdir.

philip roth: gerçek bir kuku odaya girdiğinde, bir erkek bunu bilir.

orhan kemal: gerçek olan öğrenmektir. nereden, nasıl öğrenirsen öğren. nereden, nasıl öğrendiğin, diploman; hatta neler bildiğin de önemli değil. ne yaptığın önemlidir.

hugo grotius: ülkem bensiz de olacaksa, ben de onsuz olabilirim. dünya o kadar küçük değil.

zygmunt bauman: paranın satın alamayacağı mal yoktur.

plinius: kesin olan bir tek şey vardır; o da hiçbir şeyin kesin olmadığı, yeryüzünde insandan daha sefil, daha kibirli bir yaratık bulunmadığı.

31.03.2016

uzun lafın kısası

harper lee: her zaman daha küçük bir ev istemişimdir, daha büyük bir bahçem olsun diye.

erich fromm: bizim yaşamımız kardeşçe, mutlu, erinçli bir yaşam değil; çılgınlık durumuna tehlikeli bir biçimde yaklaşan manevi karmaşanın ve aymazlığın damgasını taşıyan bir yaşamdır.

jaroslav hasek: insanoğlu en korkunç yıkımların bile üstesinden gelebilir; yeter ki doğruluk ve erdem yüreğinden eksik olmasın.

william faulkner: dört gündür bir tabutun içinde yatan ölü bir kadına saygı göstermenin tek yolu, tez elden toprağa vermektir onu.

andersen: dedikodu küçük bir tüyü beş tavuk yapabilir.

william m. thackeray: bir kadın için en büyük kompliman kendi cinsi tarafından hor görülmesidir.

kierkegaard: kendimizi kandırmaktan ancak hayatlarımızı seçme yeteneğimiz üzerine inşa etmekle kurtulabiliriz.

alexandre dumas: ilkel halkların yasası, kısasa kısas yasasıdır.

choderlos de laclos: bir gönülde uyandırılan mutluluk, bağların en güçlüsüdür; gerçekten bağlayabilen bir o vardır.

orson welles: aklınız fikriniz çok para kazanmakta olduktan sonra çok para kazanmak marifet değildir.

sabahattin ali: dünyada en tahammül edilemeyecek şey, artık aşık olmadığımız birisiyle beraber yaşamak mecburiyetidir. şu halde aşık olduğumuz birisiyle hayatımızı birleştirmek, en hafif tabiriyle, düşüncesizliktir.

şevket rado: her şey geçer, her şey gider. insan her şeyi unutur. bu dünya öyle çatık kaşla dolaşmaya, şunun bunun kalbini kırmaya değer bir dünya değildir.

27.02.2015

uzun lafın kısası

salah birsel: her şahın işi, eninde sonunda iyi bir piyade ile biter.

andre malraux: yoksullar savaşmaya kararlı olduklarında zenginleri her zaman yenerler.

bhartrihari: kadın kalbi, aynadaki bir hayale benzer. yakalayamazsın. ruhu keçi yolları gibi eğri büğrü. nereye götüreceği bilinmez.

konfüçyüs: insanların yanlışları, sınıflarının özelliğidir.

chuck palahniuk: seks yaparken bir erkeğe annesini sorarsanız büyük patlamayı sonsuza kadar geciktirebilirsiniz.

ernest hemingway: erkek yenilgi için yaratılmamıştır. erkek mahvedilebilir ama yenilmez.

harper lee: bir avın peşinde koşarken yapılacak en iyi şey, avı kendi haline bırakmaktır. hiçbir şey söylemeyince mutlaka meraklanır ve ortaya çıkar.

melih cevdet anday: ana babalarla, çocuklar, kız erkek kardeşler arasındaki cinsel ilişki yasağı tümüyle anlamsızdır.

oscar wilde: kaba gücü bir noktaya kadar anlarım; ancak kaba mantığa katlanılamaz.

tacitus: iyilikler insana, karşılığını verebileceğini sandığı sürece hoş gelir. bu ölçüyü aştılar mı onları minnetle değil nefretle karşılarız.

george sand: şefkat ve özverili bir dostluktan başka her şey geçicidir.

wolfgang günter lerch: sahtekarlar gerçek anlamlarını asla kavrayamadıkları kurallara harfiyen uyarlar.

29.09.2014

uzun lafın kısası

ernesto sabato: banka, burjuva ruhunun tapınağıdır.

harper lee: selam vermeden önce çekip vurmak gereken türde insanlar vardır; o zaman bile harcanan kurşuna değmezler.

cicero: hazinesini nereye gizlediğini unutan ihtiyar yoktur.

jeannette walls: eşyalardan vazgeçmek zorunda kaldığınızda, onlara hiç de ihtiyacınız olmadığını anlıyorsunuz.

konfüçyüs: ne kadar yavaş gittiğinizin önemi yok; yeter ki durmayın.

andre maurois: kadınlar doğal olarak yaşamları bir devinim olan, bu devinim içinde kendilerini de alıp götüren, kendilerine bir görev veren, çok şey isteyen erkeklere bağlanırlar.

melih cevdet anday: çoğu başyapıt bir arka odada doğmuştur.

alfred north whitehead: büyük hayalperestlerin düşleri asla gerçekleşmez. onlar her zaman daha fazlasını ister.

oscar wilde: ütopya içermeyen bir dünya haritasına bakmaya bile değmez.

pascal: insan doğal bir anlatım gördü mü hem şaşırır, hem sevinir; çünkü bir yazar görmeyi beklerken bir insan bulmuştur.

yann martel: müslümanların medeniyetsizlikleri islam'ın ne denli kötü bir din olduğunun kanıtıdır.

tagore: eğer gerçeği kavramak istiyorsan kendini tamamıyla ona vermelisin. gerçeğe ulaşmanın başka yolu yoktur.

24.12.2008

bülbülü öldürmek

harper lee

ön sözler kitaptan zevk almayı engeller, beklentinin heyecanını öldürür, insanı hayal kırıklığına uğratır. ön sözlerin tek iyi yanı, bazı durumlarda ilacın alınmasını geciktirmeleridir.

olayları onun gözüyle görmedikçe, arada bir onun ayakkabılarını giyip dolaşmadıkça, bir insanı asla gerçekten anlayamazsın.

dünyada bazı adamlar vardır. öteki dünyayla çok meşgul oldukları için bu dünyada yaşamayı asla öğrenemezler ve sokağın karşısına bakıp bunun sonuçlarını görebilirsin.

her zaman daha küçük bir ev istemişimdir. daha büyük bir bahçem olsun diye.

bir avın peşinde koşarken yapılacak en iyi şey, avı kendi haline bırakmaktır. hiçbir şey söylemeyince mutlaka meraklanır ve ortaya çıkar.

arka bahçede tenekeleri vurmanı tercih ederim. ama kuşların peşine düşeceğini biliyorum. istediğin kadar gökçekuş vur, eğer vurabilirsen; ama sakın unutma, bülbül öldürmek günahtır.

çoğunluk kuralına uymayan yegane şey insanın vicdanıdır.

cesaret, yenileceğini bildiğin halde mücadeleye başlamaktır. başladıktan sonra da yenilmiş olmanın pek de önemli olmadığını anlarsın. insan nadiren kazanır; ama kazandığı da olur.

insanlar etraflarında kendilerinden çok şey bilen birilerinin olmasından hoşlanmazlar. bu onları kızdırır. sen konuşuyorsun diye de değişmezler. kendilerinin istemesi gerekir bunu ve öğrenmek istemedikleri zaman çeneni tutmaktan ya da onlar gibi konuşmaktan başka bir şey gelmez elinden.

kibirli olanlar karanlıkta kaybolacaklardır.

mutlu bir yürek neşeyle bağışlanır.

palyaçolar üzgündür, onlara bakıp gülen diğerleridir.

insan silahla dolaşınca birilerini kendisine ateş etmeye davet etmiş olur.

sonuçta insanların garip olduğuna, onlara aldırmamaya ve mecbur kalmadıkça asla hiçbirini düşünmemeye karar vermiştim.

selam vermeden önce çekip vurmak gereken türde insanlar vardır. o zaman bile harcanan kurşuna değmezler. ewell de onlardan biriydi.