boris pasternak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
boris pasternak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31.05.2014

uzun lafın kısası

cicero: ünü hor görmek üstüne kitap yazanlar, baş sayfaya kendi adlarını koyarlar.

andrew fletcher: eğer bir insan tüm baladları yazma imkanına sahipse, bir ülkenin kanunlarını kim yaparmış, ona vız gelir.

ernesto sabato: sonunda ona benzemeden yıllarca güçlü bir düşmanla dövüşemezsiniz.

alain touraine: egemenlik ilişkilerinin ortak özelliği, kendilerini doğalmış -yani dayatılmamış- gibi göstermektir.

john fowles: bağışlanmayacak kadar günahkar hiç kimse yoktur.

kürşat başar: insanların bir gün büyüyüp düşlerini unuttukları ve artık onları çocuklara ait şeyler sandığı bir dünya hiç de yaşanmaya değer bir yer değil.

mesa selimovic: insan yaşamına günahtan çok, günah işlememek için alınan önlemler zarar getirmiştir.

apostolos doxiadis: dünya üzerindeki hiçbir şey gerçekten yeni değildir. insan ruhunun soylu dramları da öyle.

saltıkov-schedrin: eğer ahmakların elinde yetki olsa tüm akıllıları yeryüzünden silip süpürürler.

thomas bernhard: yaşamımızdaki her uykusuz gece için minnettar olmalıyız; çünkü bizi mutlaka felsefi açıdan ileriye götürür.

henry david thoreau: çoğu insan hayatını sessiz bir umutsuzluk içinde sürdürüyor.

boris pasternak: yaşamı boyunca hiç yanlış yapmamış, doğrudan ayrılmamış insanlardan hiç hoşlanmam. erdemli kişiler, yaşamın güzelliğindeki gizi anlayamazlar.

27.02.2014

uzun lafın kısası

alain: bütün güzel şeyler güç ele geçer.

boris vian: her erkek kara derili bir kadınla yatmak ister. bu doğal bir reflekstir. kara derili bir kadınla yatmanın değişik olacağı sanılır. sahiden de değişiktir.

anne bronte: uslanmış serseriler dünyanın en iyi kocaları olurlar.

clifford geertz: insanlara ve olaylara -hatta kendine- hem duygusal hem de soğuk gözle bakabilmek, gerek bireylerde gerekse halklarda olgunluğun en kesin göstergesidir.

fakir baykurt: borç insanın üstünde bir karanlık dağdır, ezer durur adamı.

henryk sienkiewicz: güzelliğin huzurunda küçüldüklerini duyabilenler yalnızca en yüce sanatçılardır.

boris pasternak: ölümden sonra yaşam boş bir düşüncedir. zayıf insanları avutmak, onlara cesaret vermek için uydurulmuştur.

michel foucault: artık başıboş dolaşma. hedefe doğru koşuştur. boş umutlara veda et. hala kendini anımsayabiliyorsan, henüz zaman varken, kendi yardımına koş.

amin maalouf: din kindar olduğunda, hamdolsun kuşku duyanlara!

patrick white: birtakım olağandışı ya da gülünç, kaygısız ya da günahlarından arınmış bireyleri saymazsak, bütün insanların erdemleri birer masaldan başka bir şey değildir.

theodor adorno: seçim, sistemi değiştirebilseydi yasadışı sayılırdı.

alexander herzen: devrime, büyük bir sosyal dönüşüm olacağına inanmak, miras bıraktığım din budur. cenneti olmayan, ödülleri olmayan, kendini dayatmayan, yazgısı olmayan bir dindir bu. akıl, bireysel özgürlük ve kardeş sevgisi; bunlar adına çıktığın yol açık olsun!

8.07.2010

doktor jivago

boris pasternak

ölümden sonra yaşam boş bir düşüncedir. zayıf insanları avutmak, onlara cesaret vermek için uydurulmuştur.

yaşamı boyunca hiç yanlış yapmamış, doğrudan ayrılmamış insanlardan hiç hoşlanmam. erdemli kişiler, yaşamın güzelliğindeki gizi anlayamazlar.

elbette şurada burada yetenekli, parlak zekalı gençlerle karşılaşılıyor. ama bunlar daha çok kıyıda köşede kalıyorlar. şimdi çeşitli dernekler, birlikler kurmak moda oldu. oysa birlikte çalışmaya kalkışmak çoğunlukla beceriksizlerin işidir. bunlar ister slovyev'e, ister kant'a, ister marx'a inansınlar bence sonuç boştur. gerçek yalnız başına aranmalıdır. gerçeği aramayan ve sevmeyenlerle tüm ilişki kesilmelidir. dünyada bağlılığa değer ne kadar az şey vardır!

doğum anında ve sonrasında kadında bir yalnızlık duygusu vardır. işte bu sırada erkeğin yapabileceği bir şey yoktur. kadın içgüdüsel olarak doğurduğu çocuğunu korumaya, beslemeye, yetiştirmeye çalışır.

yaşam bizim dışımızda kendini sürekli yenileyen, değiştiren ve bunun için de bize hiç gereksinim duymayan bir şeydir.

sanat yapıtları bizi çok değişik şekillerde etkiler. konusu, teması, kişileriyle ayrı ayrı etkiler bırakırlar üzerimizde. her çeşit sanat yapıtına uygulanan ilkeler ve onları sanat yapıtı konumuna yükselten bir güç vardır. işte bu güçtür bizi büyüleyen, kendimizden geçiren. bir okuyucu suç ve ceza'nın sanat gücünü raskolnikov'un işlediği cinayetin etkisinde kalarak duyumsar.

horozun çok olduğu yerde sabah da geç olur.

insanların düşlerinde gördüklerinin, gündüz yaşayıp etkisinde kaldıkları şeyler olduğu söylenir. ben bu konuda farklı düşünüyorum. bana göre insanlar düşlerinde, zamanında değer vermedikleri, üzerinde durmadıkları şeyleri görür. gündüz önem vermediğiniz, dikkate almadığınız şeyler sanki gece bunun acısını çıkarmak için düşünüzde karşınıza çıkmaktadır.

her insanın içinde uyumakta olan bir hayvan vardır. eğer bu hayvanı korkuyla, zincire vurarak zapt etmeye çalışırsan insanlığın simgesi eli kırbaçlı bir hayvan eğiticisi olur.