fahir onger etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fahir onger etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5.11.2016

gece mavisi

salah birsel

"hayat, ancak ruh ile vücut arasında bir uyum varsa, ikisi arasında doğal bir denge kurulmuşsa ve her biri öteki hakkında tabii bir saygı besliyorsa tahammül edilebilen bir şeydir." (d.h. lawrence)

anais nin: yaşamın ya da aşkın bir anını yeniden yaratmak kadar insana mutluluk veren bir şey yoktur.

d.h. lawrence: sessizliğe, dinlenmeye, yalnızlığa önem verin. bunlar insanın çalışmasına yol açan şeylerdir.

charles baudelaire: biçim zorlayıcı olduğu için düşünce daha şiddetle fışkırır. bir hava deliğinden veya iki baca arasından, bir kemerden görülenin, büyük bir panoramadan daha derin bir sonsuzluk fikrini verdiğini bilmem hiç fark ettiniz mi?

fahir onger: değerler alanında mücadeleye atılan yapıt, eleştirmenin durumunu tayin eder. eleştirmenin işi de sanıldığı gibi önceden belli, kurallaşmış maddelerle saptanamaz. eleştirmene görevini ihtar eden de sanat yapıtının değerler alanındaki durumudur.

d.h. lawrence: aşkta sevgiliyi kandırmak; ele geçirmek ve ona aşkını söylemekten daha ince bir iştir.

aristoteles: ruh yaşamın en büyük bir anlatımıdır.

d.h. lawrence: benim en büyük dinim kan ile bedenin akıldan daha akla dayandığına inanmaktır. aklımız yanılabilir ama bedenin duyduğu, inandığı, söylediği şeylerin hiçbirinde yanılma yoktur.

şiir esintinin değil; aklın, hesabın, iradenin verimidir.

her insanda sonsuzluğa ve tanrı'ya yönelme duygusu vardır; bu yüzden insan geçici ve göreli olan her şeye bir karşılık bulmaya çalışır. ama bulamaz; çünkü her şey rüzgar, her şey küldür.

3.02.2012

ilhan berk

salah birsel

ilhan berk iplik gibi ipince bir şeydir. ayak ayak üstüne attığı vakit ayakları kadınların saç örgüsü gibi birbirine dolanır. upuzun boyu üstünde küçük bir kavunu andıran bir başı vardır. cennet bahçesi'nin o lime lime hasır koltuklarına oturur oturmaz da ilk "harika!" sözünü bağışlar. ilhan, "harika"larını kendine takılanlar olduğu zaman da bol bol kullanmaktan kaçınmaz. salah birsel'den, bir kez virginia woolf'un "deniz fenerine yolculuk" adlı kitabını almıştır. iki gün sonra kitabı getirince birsel sorar:

"nasıl buldun?"

- beğenmedim.

"sen okumamışsındır onu."

- benim için önemli değil.

birsel kitabın sayfalarını karıştırır gibi yapar:

"sen bu kitabı okumadın. içinde yaprakları açılmamış 8 sayfa vardı. olduğu gibi duruyor."

ilhan çılgınca gülmeye başlar:

- harika! harika!

birsel hınzırlığını biraz daha ileri götürür:

"yahu sen bu kitabı eline bile almamışsın. çünkü sana söylediğim de doğru değil. kitabın sayfaları açık."

ilhan, voleybol topu gibi yerinde zıplar:

- harika! harika!

ilhan budur. her güzel şeye tutulur, onun ardından gitmeye kalkışır. hayranlık onun sözlüğünde yaşamak anlamına gelir. soyadı yasasından sonra nurullah berk'in soyadını kullanmaya başlamıştır. bu değiştirme bir kez ilhan'ın işine yarar ve tan gazetesi'ne götürdüğü bir yazı nurullah berk'in sanılıp yayımlanır. ama ilhan yazısının parasını almak için gazeteye gittiği vakit durum anlaşılır. ilhan'ın yazısı da bir daha o gazeteye giremez. bu yanılgıya yol açan, ilhan'ın o sıralar -bu tutumu 1953'lere değin sürmüştür- adının başına bir de büyük "n" harfi oturtmasıdır. yoo.. n'nin bu kez nurullah berk'le bir ilgisi yoktur. bu, ilhan'ın eski adı niyazi'den kalma bir şeydir.

ilhan'ın harikalarına en çok fahir onger biter. zamanla o da hoşuna giden şeyler karşısında kıkıh kıh kıkıh gülüp, "harika!" demeye başlamıştır. fahir, ilhan'ın şiirlerini de çok sever. 1946 yılının nisanında "bugünkü şiirimiz" adlı güldestesini yayımladığı vakit, orada onun için "büyük şiirin kapısını zorluyor." diyecektir. ama birsel bu yargı karşısında "büyük şiirin kapısını zorluyorsa, içeri giremediği içindir." demek acımasızlığını gösterecek, fahir de buna yine "harika! harika!" diyerek katıla katıla gülecektir.