morris r. cohen: din kötülüğü dizginleyemiyorsa, etkili bir iyilik gücüne sahip olduğu iddia edilemez.
francis crick: ortaya çıkmış dinlerin ortaya çıkardıkları şey, genellikle yanılmış olduklarıdır.
francisco ferrer: insanlık kendini yönetebilecek kadar duyarlı bir hale gelince, dine duyulan ihtiyaç yok olacaktır.
seneca: din sıradan insanlara göre doğru, bilge insanlara göre yanlış ve hükümdarlara göre kullanışlıdır.
andrew mueller: eğer insanlar bir yedinci yüzyıl vaizini kendi ailelerinden daha çok seviyorlarsa bu onlara kalmış; ancak onlardan başka kimse bunu ciddiye almak zorunda değildir.
ralph waldo emerson: bir çağın dini, bir sonrakinin edebi eğlencesidir.
cathy ladman: tüm dinler aynıdır; dinler temelde, farklı kutsal günlerinin yanı sıra, günahkarlıktır.
bertrand russell: üstün zekalı erkeklerin çok büyük çoğunluğu dine inanmaz; ancak bu gerçeği toplum içinde örtbas ederler; çünkü kazançlarını kaybetmekten korkarlar.
morris r. cohen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
morris r. cohen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10.01.2018
din
Kategori:
.kolaj,
#din,
andrew mueller,
bertrand russell,
cathy ladman,
emerson,
francis crick,
francisco ferrer,
morris r. cohen,
seneca
21.01.2011
din
joseph lewis: din kar demektir. ticari ürünleri korkudur.
jacob bronowski: mutlak bilgi yoktur. ve bunu iddia edenler, ister bilim adamları, ister dogmatikler olsun, bir trajediye meydan bırakmaktadırlar.
carl sagan: modern bilim, bir tevazu dersinin her durakta beklediği, bilinmeyene yapılan bir yolculuktur. birçok yolcu evde kalmayı tercih eder.
nikolai bukharin: bilim dinin kökenlerinin ölü atalara tapınmaya dayandığını keşfetmiştir. bu yüzden ölü zengin adamlara tapınmak, dinin temelini oluşturur.
john dewey: herhangi bir dinin savunucuları, bilimsel fikirlerdeki değişimlerin bilimin güvenilir olmadığını kanıtladığını öne sürerler. bilimin ilkelerini kavramamışlardır. bilim herhangi bir ana fikrin üzerine inşa edilmemiştir. o bir yöntemdir, yapılan testlerin sonuçlarına göre inançların değişmesine yol açan bir yöntem. bilimsel-dini çatışmalar, aslında bu metoda olan bağlılıkla, asla değiştirilemeyeceğine önceden karar verilmiş bir inanca duyulan bağlılığın çatışmasıdır.
john burroughs: bilim batı medeniyetinin gelişimine bir yüzyıl içerisinde, hristiyanlığın on sekiz yüzyıl boyunca bulunduğundan daha fazla katkıda bulunmuştur.
edmund d. cohen: günümüzde köktendincilerin sanat ve bilim alanındaki başarılarının acınacak kadar az olması hiç de şaşırtıcı değil.
morris r. cohen: bilim, kanıtlarını kişilerin talepleri doğrultusunda her zaman yeniden gözden geçirmeye istekliyken, mantığa dayanmayan otoritecilik, bulgularının yeniden gözden geçirilmesi talebini, sadakatsiz bir inanç yoksunluğu olarak değerlendirir.
jacob bronowski: mutlak bilgi yoktur. ve bunu iddia edenler, ister bilim adamları, ister dogmatikler olsun, bir trajediye meydan bırakmaktadırlar.
carl sagan: modern bilim, bir tevazu dersinin her durakta beklediği, bilinmeyene yapılan bir yolculuktur. birçok yolcu evde kalmayı tercih eder.
nikolai bukharin: bilim dinin kökenlerinin ölü atalara tapınmaya dayandığını keşfetmiştir. bu yüzden ölü zengin adamlara tapınmak, dinin temelini oluşturur.
john dewey: herhangi bir dinin savunucuları, bilimsel fikirlerdeki değişimlerin bilimin güvenilir olmadığını kanıtladığını öne sürerler. bilimin ilkelerini kavramamışlardır. bilim herhangi bir ana fikrin üzerine inşa edilmemiştir. o bir yöntemdir, yapılan testlerin sonuçlarına göre inançların değişmesine yol açan bir yöntem. bilimsel-dini çatışmalar, aslında bu metoda olan bağlılıkla, asla değiştirilemeyeceğine önceden karar verilmiş bir inanca duyulan bağlılığın çatışmasıdır.
john burroughs: bilim batı medeniyetinin gelişimine bir yüzyıl içerisinde, hristiyanlığın on sekiz yüzyıl boyunca bulunduğundan daha fazla katkıda bulunmuştur.
edmund d. cohen: günümüzde köktendincilerin sanat ve bilim alanındaki başarılarının acınacak kadar az olması hiç de şaşırtıcı değil.
morris r. cohen: bilim, kanıtlarını kişilerin talepleri doğrultusunda her zaman yeniden gözden geçirmeye istekliyken, mantığa dayanmayan otoritecilik, bulgularının yeniden gözden geçirilmesi talebini, sadakatsiz bir inanç yoksunluğu olarak değerlendirir.

