georges gusdorf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
georges gusdorf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21.07.2018

felsefenin ışığında

marcel proust: her şeyin kaybedildiği zamanlardadır ki bizi kurtaracak uyarı gelir.

georges gusdorf: eğer akıl insansal düşüncenin en üst organı ise, gerçeğin görevi içimizdeki birbirinin zıddı özlemleri kavramak ve düzenlemek, akla kendisine ait olan yeri vererek bu özlemlerin her birine hakkını vermektir.

henri bergson: zeka, içgüdüye ve sezgiye karşı çıkan üretici bir yetidir.

francis herbert bradley: kişisel ahlak olmadan ahlaksal kurumlar ölü kütlelerdir ve ahlaksal kurumlardan kopmuş kişisel ahlak gerçek dışı bir şeydir, bedensiz bir ruhtur.

jean-marie guyau: yasal cinayet, yasa dışı cinayetten daha saçmadır.

frederic rauh: bir parti, eğer üyeleri açık bilime, eleştiriye yabancı ise ahlaksızdır. dürüst insan inancını üst bir ilkeye bağlamaktan çok onu derinleştirmeyi, ortaya çıkarmayı, geliştirmeyi düşünür. düşüncesi eleştireldir.

george sand: bir kitap yazma işiyle ilgilenmediğim veya yeni birisini yazma hayali kurmadığım zaman can sıkıntısından ağlama isteği duyuyorum.

ferdinand alquie: insan, içinde kaybolduğu, sınırlandığı, yabancılaştığı her şeyi aşabilir ve aşmak zorundadır; ama insanı aşamaz.

pierre janet: en zor şey, tüm depresyonlarda en hızlı ve en çok yok olan, tüm biçimleriyle gerçeğin kavranmasıdır. bir algıyı veya bir fikri onun gerçek olduğu duygusuyla kavramak, yani bu algının çevresinde tüm eğilimlerimizi ve etkinliklerimizi birleştirmek dikkatin en büyük eseridir.

maine de biran: içsel duygumuzun yapısına dayanan ahlaksal yapının temeli, varlığımızın üzerinde her zaman en fazla bilgisiz olduğu tarafıdır.

spinoza: muhteşem şeylerin hepsi ender oldukları kadar zordurlar.

leon brunschvicg: eğer bizi çevreleyen dünyaya akılcı bir düzeni yerleştirmeyi başaramazsak, kendimiz aracılığıyla kendimiz için akılcı varlıklar haline gelemeyeceğiz. jules lachelier'nin ifadesine göre: "dışarıdaki tutarsızlık, içerideki deliliktir." ancak insanlar arasında insanız, ancak bedenler arasında bedeniz.

17.01.2017

ütopya

karl marx: gerçeği belirleyen, insanların bilinci değildir; aksine bilinçlerini belirleyen, gerçektir.

maurice merleau-ponty: felsefe, uzaktan sahip olmanın ütopyasıdır. filozof, uyanan ve konuşan insandır ve insan sessizce felsefenin çelişkilerini taşır; çünkü tamı tamına bir insan olmak için, bir insandan biraz az ve biraz fazla olmak gerekir.

georges gusdorf: filozofun görevi, insanlık durumunu aydınlatmaktır.

moritz schlick: felsefemizin gerçek babası, hepsi uzun bir zincirin son halkaları olan ne comte'dur, ne frege'dir, ne poincare'dir, ne russell'dır, ne bir bilim adamıdır ne de mantıkçıdır. bu kişi sokrates'tir. öğrencilerine doğru sorular sormayı öğreten ilk insan odur.

victor brochard: platon'un gözünde tamamen saf gözlem her zaman yaşamın en mükemmel biçimidir.

immanuel kant: hiçbir bilgi içimizde deneyden önce değildir. her şey deneyle başlar.

maine de biran: herhangi bir nesne veya biçim ancak algılayan veya hisseden özne ile ilişkisiyle kavranabilir. ne kadar çok etkilenirsek o kadar az algılıyor ve biliyoruz.

henri bergson: en fazla tutunduğumuz görüşler, en büyük zorlukla farkına varabildiklerimizdir ve onları doğrulamamızı sağlayan nedenler, çok ender olarak, onları benimsememize yol açanlardır.

bossuet: zihnin en büyük problemi, şeylere gerçekte oldukları gibi değil, olmaları istendiği biçimde inanmaktır. bu, tutkularımızın neden olduğu bir hatadır. doğru olsun veya olmasın, istediğimiz veya umduğumuz şeye inanma eğilimi içindeyizdir.

emile durkheim: gerçeğin içinden karşı konulamaz bir ışık yayılır.

albert burloud: yetişkin birçok bilinçte, bazı soyut kavramlar niteliksel evreyi aşamazlar ve hiçbir zaman gerçekten genel haline gelemezler. yücenin, iyi yüreklinin, güzelin ve çirkinin, adilin ve adaletsizin sadece ayrı değil, aynı zamanda açık bir fikrine sahip kaç kişi vardır?

maurice merleau-ponty: dünyaya tutulmuşuz ve bu dünyadan, kendimizi ayıramadığımız için dünyanın bilincine varamıyoruz. eğer bunu yapabilseydik, niteliğin hiçbir zaman hemen kavranamayacağını ve tüm bilincin bir şeyin bilinci olacağını görecektik.

karl marx: filozoflar yalnızca dünyayı farklı tarzlarda yorumlamışlardır; şimdi söz konusu olan, bu dünyayı değiştirmektir.