17.10.19

zaman üzerine

norbert elias

bana zamanın ne olduğu sorulmadığı sürece zamanın ne olduğunu biliyorum; ama sorulduğunda bilmiyorum, demiş yaşlı bir bilge.

godfrey hardy: en asil hırs, kalıcı değeri olan bir şeyler bırakmaktır.

her insan, var olmak için, kendinden önce gelmiş ve geçmiş öteki insanların varlığını gereksinir.

"bir bok yığını üzerinde gururla dolaşan sinek, boşuna vaktini harcar. yığın her zaman sinekten daha büyük olacaktır."

zaman, çok karmaşıklaşmış toplumlarda çok işlevli bir karaktere sahip olduğu için, kullanım alanı da geniş ve çeşitlidir.

kaynakları ve özellikleri ne olursa olsun, zaman belirlemeye hizmet eden araçlar, istisnasız her zaman sadece insanlara hitap eden mesaj kaynaklarıdır. saat denen mekanizmalar insanlarca düzenlenmiş olsalar bile bir yönüyle hareketli olayları, yani bir fiziksel ilişkiyi temsil ederler. ama bunlar belli bir yoldan, örneğin akrep ve yelkovanın değişen konumlarına göre insanların semboller dünyasının, sosyal dünyanın içine yerleştirilmiş fiziksel kökenli enstrümanlardır.

insan, kendi değişimlerinin oluşturduğu silsileyi, büyüyen, olgunlaşan ve gitgide yaşlanıp yok olan bir birey olma biçimindeki kimlik imgesini, çok geniş kapsamlı bir bilgi dağarcığına borçludur.

"peşinde bir şeyler olmasa kaplumbağa gün ışığında ortaya çıkmaz."

godfrey hardy: eski yunan matematiği kalıcıdır. yunan edebiyatından daha kalıcıdır. aiskhylos unutulduğunda da arşimet hâlâ belleklerde yaşayacaktır. kişi matematiksel ün elde edebilirse, bu en reel ve en güvenli yatırımlardan biridir.

uygarlık, tamamlanmamış bir süreçtir.

insanlar, sırf ömürlerinin sınırlılığı düşüncesinden kaçmak, ölecekleri gerçeğini örtbas etmek için nelere inanmaya hazır değiller ki..

salt fiziksel süreçlerin belirlenmesi amacıyla saatlerin kullanılması alışkanlığı esas galileo'yla başladı. yani fiziksel zamanın sosyal zamandan oldukça geç ayrılmış bir gelişme olduğunu daha önce de söylemiştik. gelgelelim fizikçiler ile filozoflar, daha yolun başında, kendi uzmanlık alanlarının üzerinde kafa yorarlarken, gelişen insan toplumunun bilgiyi besleyen toprağı ile kendi bilgileri arasındaki bağı kaybettiler. bu gelişmenin yapısı, gene fizikçilerin ve filozofların meseleyi yanlış kavramaları yüzünden, yapıdan yoksun bir tarih anlayışına kurban gitti. yapısı bulunmayan, salt geçmişe ilişkin bir gelişme olarak değersizleştirildi bu süreç. sosyologlar da zamana gereken ilgiyi göstermeyince, zaman bir bilmece, bir muamma olma özelliğini korudu.

godfrey hardy: ölümsüzlüğü önemseyen kişi, güçlerini seferber etmek ve bu anlamda bir yatırım gerçekleştirmek için matematikten daha iyi bir alan bulamaz.

insanlar, geçmişten günümüze uzanagelen gelişmenin bilgilerini bilgi dağarcıklarına katmakta gecikirlerse, ne kendilerini ne de açık duran geleceğin imkanlarını doğru dürüst kavrayabilirler.

bireylerin ve toplumların oluşturduğu gelecek belirsizdir. nihai ve kesin olan hiçbir şey yoktur.

her yerde karşımıza çıkan bir zaman duygusunun içine hapsolmuşuzdur. kişilik yapımızın bir parçası olmuştur zaman duygusu. bu biçimiyle de olağanlaşmıştır. dünyayı başka türlü algılamanın, yaşamanın yolu yok gibi gelmektedir bize.