28.10.16

hayat

amin maalouf

bütün mutluluklar geçicidir. ister bir hafta sürsün ister otuz yıl, son gün geldiğinde aynı gözyaşları dökülür ve bir gün daha sürsün diye cehennem ateşlerine razı olunur.

ayakkabıcının iğnesi köseleye nasıl girip çıkarsa yazgı da bizim içimizden öyle defalarca geçer. korkunç geçişleri varlığımızı belirginleştiren ve şekillendiren yazgı..

karanlık dönemlerden geçmenin yolunun sahte aydınlıkları bir bir aşmak olduğu söylenmez mi? tıpkı dağda, ilkbaharda, insan bir akarsuyun ortasında kaldığında, kıyıya ancak bir kaygan taştan diğerine basa basa geçmesi gibi.

eğer önündeki kapılar bir daha yüzüne kapanacak olursa hayatının sona ermediğini düşün. sona eren şey yalnızca hayatlarının birincisidir ve diğeri başlamak üzere sabırsızlanmaktadır. o zaman bir gemiye bin, seni bekleyen bir kent vardır.