19.5.18

juliette: erdemsizliğe övgü

marquis de sade

dünyanın neresinde olursa olsun namus ve geleneklere en çok bağlı gibi görünen yerler her zaman için en fazla ahlaksızlığın olduğu yerlerdir.

şehvet, yaşamak için gereken bir yaşam iksiridir. taşakları olmayan erkeğin tutkuları da olmaz.

bir kadınla yatmadan önce onu sevdiğini söylemek imkansız değildir. onunla yatmadan onu sevmek ise imkansızdır.

ben koyun eti yemem; çünkü koyunlar uysal hayvanlardır.

alçak gönüllülük ruhumuzu kemiren bir aldatmacadır. kültürel adetlerin saçma sonucu olarak bize yetiştirilirken öğretilen safsatalardan başka bir şey değildir. insan doğanın ona sunduklarını alçak gönüllü davranarak keşfedemez. doğa hiçbir şeyi saklı kalması için yaratmamıştır.

seks dizginlenemeyen bir duygudur. sadece zevkin doruğuna ulaşarak seksin etkilerini azaltabilirsin. en zengin insanın serveti bile bunun için yeterli olmayacaktır. bir çift sadece uyum içinde sevişerek rahatlayabilir.

düzüşmek insanlar için yemek içmek kadar önemlidir; fakat hiçbir zaman bu kabul edilip ona gereken değer verilmemiştir. alçak gönüllülükle söylememiz gereken ise şehvetin verdiği zevkten daha fazla zevk aldığımız bir şey olmadığıdır. fakat seksin verdiği mutluluk her zaman gizlenir ve onun yerine yalanlar söylenir.

evlilik her iki tarafın da haklarının yok olması, özgürlüklerinin sona ermesi, istediklerini, arzu ve tutkularını yerine getiremeden berbat bir hayata mahkum olmaları demektir.

size sürekli utanç verici, ahlak dışı olarak öğretilenler aslında sizi en çok mutlu edecek olan, hayatınıza renk katacak olan şeylerdir.

kadının doğasındaki beğenilme hissi, evlilik denen o safsatayla sona erecek kadar basit değildir. kadınlar yeni deneyimlere ve yeni sevgililere daima açıktırlar.

erkekler ve kadınlar için de gerçek olan tek şey özgürce istedikleriyle, istedikleri şekilde sevişmektir.

doğanın sana verdiği tüm güzellikleri sonuna dek değerlendirmelisin. senin vücudun hayranlarının gelip tapınacağı bir kilisedir.

insanın kendini özünden koparan ve topluma iyi görünmek için arzularından vazgeçiren şey işte bu sözünü ettiğimiz erdem saçmalığının ta kendisidir.

bir erkek, karısı ya da çok değer verdiği metresi olsun hiç fark etmez, onu kalbini ve duygularını umursamadan her gün sevişeceği bir kadın olarak görür, o kadar. dünyada erkekler hakkında bilinmesi gereken en önemli şey, biri ile sadece yatman diğerini de sevmen gerektiğidir. çünkü yatacağın erkeğe sadece vücudunu verebilirsin, kalbini asla.

en utanç verici olan her zaman için en çekici olandır.

dünyada olup bitenlere şöyle bir bakalım. sonunda göreceğimiz tek şey iyiliğin olduğu hiçbir yerden verim elde edilemediği olacaktır.

tamamen iyilikle dolu bir dünya varlığını hiçbir şekilde sürdüremez. doğanın öğretisinde doğumdan ölüme dek kaos vardır.

kötülüğün tadına varmak en müthiş duygulardan biridir.

komşunun kötü durumu için gözyaşı döküyorsan, bunu yaptığın için önce kendi zayıflığına ağlasan daha doğru olur.

diğer insanların aptalca acılarını paylaşıyor olmak sana mutsuzluk getirecektir; bu yüzden kendini üzüntüden uzak tut.

alt tabakanın can sıkıcı sorunları doğanın bize verdiği gücü yok etmeye çalışır. doğa kimseyi eşit dizayn etmemiştir, insanlar güçleri ve doğal yetenekleriyle birbirlerinden farklılıklar gösterirler.

fakirlerin gerçeği fakir kalmaktır; insanlar onlara acıyarak ve yardım ederek, onları kurtarmaya çalışarak doğanın kurallarını çiğnemektedirler.

şans zenginlerin oyuncağıdır, doğa kanunları bunu bu şekilde uygular; zayıf olanlar bunu yaşamak zorundadır. evrene bir bak, kanunların işleyişine bak: zorbalık ve adaletsizlik, düzensizliğin ilkeleridir, esas kurallar ise bu düzensizliktedir.

kalpten gelen her şey yanlıştır. ben sadece duyulara inanırım, cinsel arzu ve alışkanlıklara. aradığım, istediğim sadece budur.

dünya üzerinde karısının ölümünden dolayı sevinmeyecek hiçbir erkek yoktur.

mutluluk dönek ve uzun sürmeyen bir aldatmacadır.

tabulardan kurtulmuş bir ruh vücudun en güzel bölgeleri ile birleştiğinde, doğa ilahi zevklerin tadına varmamızı sağlar.

hiçbir engel alçaklığı ve ahlaksızlığı durdurabilecek güce sahip değildir.

insanların ne zaman biraz cesaretleri olsa sonunda ayaklarından zincirlenip zindana kapatılırlar.

mutluluk kötü ya da erdemli olmak değildir, birey olarak birini seçebilmek ve onun ardından gidebilmektir.

örneğin vespasian'ın iyi bir ruhu vardı ve neron ise tam bir şeytandı, bu her ikisinin de hisleri olduğunu göstermektedir. onları ayıran şey, ruhlarının farklı yönlerde hassasiyet göstermesidir. neron vespasian'a göre çok daha heyecan vericidir. çünkü onun yaptığı her şey insanları heyecanlandırmaya, ilgilerini çekmeye yeterli olmuştur. neron da bu sebeple her zaman mutlu bir adam olmuştur; çünkü acımasız olan güçlü olan demektir, güçlü olanın da etrafı daha kalabalık, etkisi daha yüksektir. iyilik ve erdem için çalışanlar acı çekmeye mahkumdurlar ama vahşi ve acımasız olanlar şeytanın gücü ile onurlandırılırlar.

dünyadaki en mutlu insan hiç tanınmayan, iğrenç, katil ve sık sık adam öldüren, kötülük yapan, her gün suçlarını ikiye katlayan ve kendini bu yönde geliştirendir.

soğukkanlılıkla işlenmiş cinayetler, can sıkıcı iyiliklerden kuşkusuz çok daha iyidir.