21.3.17

ayakizlerinde adımlar

julio cortazar

bir an gelir ki her şey anlaşılır.

bazı şeyler insanın kendi vatanında yapılır ancak.

olacakları önlemek için elinden geleni yaptı, bunu her zaman yapar zavallı. fakat güçleri yoktur, ancak birkaç şey yapabilirler ve hep kötü yaparlar yaptıklarını. insanlar zannettiklerinden çok farklıdırlar.

şarap, zamandan bir eldiven gibi, demişti claudio romero bir şiirinde.

"birçok aşk arasında yalnızım." (dylan thomas)

bahçedeki tropikal ağacın çizgileri göründü belli belirsiz, şimdiki zamanda donup kalan geleceğin yavaş yavaş kesinleşmesi, gün ışığında göründüğü biçime girmesi, bu biçimi kabullenerek savunması ve sabah ışığına mahkûm etmesi gibi.

"ölünceye dek sadık ol." (apokalips)

eğer insanın bir kavanoz neskafesi varsa, bana göre yoksulluğun son kertesinde değildir, biraz daha dayanabilecek durumdadır.

aslında bu kadınların hepsi aynı.

bir sirkte de böyledir, aramızda da. insanlar bazı şeyleri, yapılabilmesi en zor şey olarak görürler, onun için de trapezcileri ya da beni alkışlarlar. ne sanıyor bu insanlar anlamıyorum, iyi çalmak için bir müzisyenin kendini parçaladığını mı, yoksa bir trapezcinin her atlayışta kaslarını incittiğini mi? oysa gerçekte zor şeyler bambaşka. insanların her an yapabildiklerini sandıkları şeyler bunlar. örneğin bir köpeğe ya da bir kediye bakmak ve onları anlamak. zorluk, büyük zorluk bunlar işte.