15.12.18

alıklar birliği

john kennedy toole

ben bu çağa uymayan biriyim. insanlar bunu anlıyor ve bundan hoşlanmıyorlar.

joseph addison: doğa bazen bir aptal yaratır; ama bir züppe her zaman insanın kendi eseridir.

bir insanın yeni ya da pahalı bir şeye sahip olması, dinbilimden de geometriden de habersiz olduğunun kanıtıdır.

konserve kullanmak sapıklıktır. insanın ruhuna onarılmaz zararlar verdiğinden eminim.

insan bedeni bir yere hapsedildiğinde bazı kokular salgılar. çağımızda bunları deodorant ve başka sapkın yollarla bastırmaya çalışıyoruz.

schiller, yazabilmek için, masanın üzerinde çürümeye terk ettiği elmaların kokusuna ihtiyaç duyardı.

mark twain, çağdaş bilim adamlarımızın anlamlı olduklarını kanıtlamaya çalıştıkları o köhne ve sıkıcı yazıları ancak sırt üstü yatarak kotarabiliyordu. mark twain'i yüceltmek, şu anda yaşadığımız kültürel durgunluğun nedenlerinden biridir.

iyimserlik midemi bulandırır. sapıklıktır. yaratıldığından beri insanoğluna evrende en çok yakışan şey, dert çekmektir.

işteki ilk günümün sonunda kendimi gerçekten çok yorgun hissediyorum. ancak, söylemeye çalıştığım şey, hevesimin kırıldığı, keyfimin kaçtığı ya da yenildiğim değil. yaşamımda ilk kez bir gözlemci olarak, daha doğrusu nefretle eleştirebilmek için tam ortasında yer almaya kesinkes kararlı bir biçimde, sistemle yüz yüze geldim.

platon: kitaplar babalarına karşı gelen ölümsüz oğullardır.

eskiden orta yaşlı adamlar gelip güzel bir kızın orasını burasını sallamasını izlerlerdi. oysa şimdi bir hayvan gerekiyor. bugünün insanlarının derdi ne, biliyor musun? hepsi hasta. insanın namusuyla para kazanması olanaksız artık.

t.b. macaulay: büyük bir yazar okurunun dostu ve velinimetidir.

özellikle umutsuz insanların yaşadığı sokaklarda, her köşebaşına üç ya da dört bar düşer.

hapse atılmak yaşamını anlamlandıracak ve boşuna çabalayıp durmanın yol açtığı düş kırıklığına son verecektir.

kişilikli olmak bir akıl hastalığıdır, tutarlılıksa kurtulunması gereken bir kompleks.

bir sosis satıcısını soymak simgesel bir eylemdir. hırsızlığın nedeni açgözlülük değil, daha çok satıcıyı küçümsemektir.

katlanamadığım tek şey, hep kaybedenler ya da kötü dostlardır.

john milton: iyi bir kitap, daha sonraki bir yaşam için bilerek mumyalanıp saklanan ruhu besleyen can damarıdır.

şu araba korkunç bir ayak bağı. kendimi sürekli bakım isteyen, geri zekâlı bir çocuğa bağlanıp kalmış gibi hissediyorum. kocaman, teneke bir yumurtanın üzerinde oturan bir tavuk gibiyim.

insanlar kendilerine yardım edenlerden nefret ediyorlar.

jonathan swift: dünyada gerçek bir dâhi varsa bunu anlamak kolaydır; çünkü bütün alıklar ona karşı birlik oluştururlar.

yemek yapmayı seven bir erkeğe sahip olan bir kız çok şanslı demektir.

boethius da roma'nın çöküşünde az çok benzer bir rol oynamıştı. tıpkı chesterton'ın dediği gibi, "boethius bir rehber, bir düşünür ve pek çok hristiyan için bir dost olarak içtenlikle hizmet etti; buna zorunluydu, çünkü yaşadığı devir yoz, kendi kültürüyse tamdı."

"artık geçmişle oyalanma
kendi yolunu çiz; doğruyu, iyiyi ara."

yeryüzündeki bütün hükümetleri alaşağı ettiğimiz zaman dünya savaş değil, dünya çapında toplu bir seks partisi yapacak.