14.9.18

insanlar arasındaki eşitsizliğin kaynağı

jean-jacques rousseau

din, bağnazlığıyla akıttığı kandan daha fazla kanın esirgenmesini sağlar.

aşkın manevi unsurunun toplum alışkanlıklarından doğmuş, kadınlar tarafından, egemenliklerini kurmak, boyun eğmesi gereken cinsi üstün kılmak için ustalıkla, dikkatle kutsallaştırılmış yapay bir duygu olduğunu görmek zor değildir.

bir insanı daha önce başka bir insandan vazgeçemeyecek bir duruma getirmedikçe kul edip köleleştirmek olanaksızdır.

insanları uygarlaştıran ve insan türünü bozan şey ozana göre altın ve gümüş; ama filozofa göre demir ve buğdaydır.

özgürlük buna alışık olan sağlam, gürbüz huyları beslemek ve güçlendirmek için uygun ama yapısı böyle olmayan zayıfları, narinleri ezen, yıkan, sarhoş eden güçlü ve lezzetli besin maddeleri ve iyi cins şaraplar gibidir.

bir hayvan, kendi türünden ölü bir hayvanın önünden tedirgin olmadan geçmez.

merhamet doğal bir duygudur; her bireyin kendisine karşı duyduğu sevginin faaliyetini hafifletip yumuşatarak bütün türün karşılıklı olarak kendini muhafazasına yardım eder. bizi acı çektiğini gördüklerimizin yardımına düşünmeden koşturan bu duygudur. doğa halinde kanunların, törelerin, erdemin yerini, tatlı ve yumuşak sesine herkesin boyun eğmesi üstünlüğüne de sahip olarak bu duygu alır. gürbüz bir vahşiyi, kendi geçimini başka yerde bulabileceğini umuyorsa, zayıf bir çocuğun ya da sakat bir ihtiyarın güçlükle kazanılmış geçimini onun elinden almaktan alıkoyan bu duygudur.

eğitim sadece işlenmiş zekalarla işlenmemişler arasında bir ayrım meydana getirmekle kalmaz; işlenmiş zekalar arasındaki farkları da kültür oranında artırır. çünkü bir dev ile bir cüce aynı yolda yürüseler her ikisinin atacağı her yeni adım deve yeni bir üstünlük sağlayacaktır.