14.11.17

junkie

hakan günday

aynaya bakıp kendini tanıyamamak, insanın kendi anılarını bir başkası yaşamış gibi anlatması, dünyanın kendisi dahil üzerindeki hiçbir şeye kayda değer bir varoluş nedeni bulamamak ve zihnin bedenden binlerce kilometre uzakta olması o kadar korkunç ki!

yıllar önce ortaya atılmış bir fikir etrafında toplanan, büyük sapkınlıklar içinde birbirleriyle ilişkiler kuran, dünya üzerindeki değişik terör örgütlerinden hep nefret ettim. ve savundukları ne olursa olsun attıkları sloganlarından daima iğrendim. kalabalık bir terör örgütünü herhangi bir bürokratik düzenden ayırmanın anlamı yok. hiyerarşi zaten doğada da var. bir de insanların hayatına sokmaya ne gerek var?

bazı meslekler insanı şizofrenliğe iter. gardiyanlık, polislik, askerlik, politikacılık.. o kadar zordur ki, yapılan işi hayattan ayırmak. kişinin karakterinden söküp atabilmesi. hele çalışma saatleri sonunda gündelik hayata maruz kalmaları, otoritesiz ve üniformasız. delirmelerine neden olur bütün bunlar.

dünya üzerinde bir yerden uzaklaşmanın imkanı yok. uzaklaşılan tek şey stillerdir. hayatta ancak stiller değiştirilebilir. başka bir şey değil. coğrafya, çocuklara ergenliklerini unutturacak bir derstir. başka bir boka yaramaz. aslolan hayat stilidir. ve görünmez köprüler vardır dünyada bir ülkeden diğerine giden. aynı stil hayatı dünyanın her yerinde bulabilmek bir tesadüf değildir. nasıl bir junkie her yerde dozunu bulabilirse, benim gibi biri de bastığı her toprakta kadın, silah ve uyuşturucu teklifleriyle karşılaşır.