15.5.20

sürgünler

james joyce

kişinin kendinden başkasını tanıması zordur.

yaşamda hiçbir şey huzur ve mutluluk getirmiyor size. yalnız şunu bilin ki özlediğiniz huzur ve mutluluk bir yerlerde sizi bekliyordur. belki de manastırın birinde, kim bilir.

bitti artık, bitti. bitirmek istiyorum bu yaşamı, alacağımı aldım artık ben bu dünyadan. her şeye bir son vermek için -ölüm. yüksek bir uçurumun tepesinden kendini bırakıvermek boşluğa, sonra da dosdoğru denizin dibine.

en güzel kadında bile en çekici şey nedir? en güzel kadında olup da öteki kadınlarda olmayan nitelikler değil de, o kadının ötekilerle ortak nitelikleri. yani. en ortak, sıradan.

bir kadınla dokuz yıl yaşamış bir adamın pek çok düşünce takılır usuna.

sevdiği kadına sahip olmak için -bedenine sahip olmak için yani- can atmayan hiçbir erkek bu yeryüzünde yaşamamıştır bugüne dek. doğa yasasıdır bu.

ölümden sonra da yaşamını sürdürür ruh. ölüm dediğin, yaşamın, geriden gelecek yeni bir yaşamın doğmasını sağlayan en yetkin aşamasıdır. doğanın da değişmez yasasıdır bu zaten.

savaş.. tüm yaşam bir fetihtir, insan tutkusunun alçaklığın buyruklarına karşı kazandığı utkudur.

biz doğmadan önce bir sonsuzluk vardı: biz öldükten sonra da başka bir sonsuzluk gelecek.

yalnız tutkunun -özgür, alnı açık, önüne geçilmez tutkunun- o gözler kamaştıran anı; kölelerin, yoksulların yaşam dedikleri şeyin bezginliğinden kaçıp kurtulabileceğimiz tek çıkış yoludur.

insanlarca konan hiçbir yasa sevi güdüsü önünde saygıya değmez. kim demiş onu, yalnız bir kişi için yaratıldık diye? eğer öyleysek, kendi varlığımıza karşı işlenen bir suçtur bu.

hiçbir yasa konmamıştır güdülerin önüne. yasalar tutsaklar ve köleler içindir. yalnızca bizi gençlik ve güzelliğe yönelten güdü ölmez.

daha nice iyi günler var önümüzde. hayır, yaşam boyunca ancak bir kez gelir öyle bir dönem. yaşamın geri kalan yılları da o dönemi anıp durmaktan başka bir şeye yaramaz.