21.10.17

hayalet

lawrence durrell

gerçeklik en çok yokluğuyla göze çarpan şeydir.

yaşamım hiç anlayamadığım, olanaksız bir geçmişin koyu sisiyle kaplı. hayaletlere yaraşır bir mahmurlukla günbegün uykuda geziyorum.

insan bazılarını ancak kan akıtarak ikna edebilir.

kafamda öylesine mükemmel bir cinsel hayat yaşamıştım ki en sonunda gerçeğine ulaştığımda bana korkunç boş geldi.

evli adam boşanmayı düşler ve bilim adamı bilimi iki amlı güzel bir kız olarak görür.

bir gün birden gerçek insanların gölgelere dönüşmüş olduğunu fark ettim -ego gibi bir özleri yoktu.

cinsel edim, günün en kalabalık saatinde kaldırımda yapılsa bile, doğası gereği mahremdir.

insan bıkıyor eski dostlardan bilge olsalar da sokrates kadar.

her fikrin, her umudun arkasında yatan dipsiz karanlıktan korktuğu için kendi düzenini getirmeye çalışmıştır insan.

birlikte ölme isteği birlikte yatma isteğinin imgesidir.

teknoloji her çağda, doğaya karşı takınılan tavırdan kaynaklanan ve tırtılın kelebeğe dönüşmesine yardım eden pasif bir mucizeden ibarettir.

doğa taşları üst üste dursunlar diye yaratmamıştır; onları yerle bir etmek için elinden geleni yapacaktır.