15.2.19

erdemin ardından git

konfüçyüs

insanların yanlışları, üyesi oldukları sınıfın belirgin niteliğidir.

kendimi on beş yaşında öğrenmeye verdim. irademe otuz yaşında sahip olabildim. kuşkulardan kırk yaşında kurtuldum. göğün düzenini elli yaşında öğrendim. sezgilerim yoluyla her şeyi altmış yaşında kavradım. kalbimin isteklerini, doğru olan şeylere zarar vermeden yetmiş yaşında gerçekleştirebildim.

yanlışlarını anlamış ve kendisinin hatalı olduğunu kabul etmiş bir kişiye henüz rastlamadım.

halkın adaleti için çalışan ve ruhlara saygılı olan ama gene de onlardan uzak kalan bir kimseye akıllı denir.

akıllı insanlar sudan hoşlanır. erdemli kişiler dağlardan tat alır. bilgililer hareketlidir, erdemliler sakindir. bilgililer neşelidir, erdemliler uzun ömürlüdür.

içimizde olan şeyleri başkalarına vermek. işte buna iyilikseverliğin sanatı denir.

yiyecek pirincim, içecek suyum ve kolumu dayayacak bir yastığım var. bunlarla ben mutluyum. adaletsiz bir yoldan elde edilen zenginlik ve mevki benim gözümde uçuşan bulutlar gibidir.

bir şeye sahip olmadığı halde varmış gibi davranıyor. boş ama dolu olduğunu gösteriyor. sıkışık durumda ama serbestmiş gibi görünüyor. ölümsüzlüğü böyle elde etmek güçtür.

halk bir sistemi kabule zorlanabilir ama onu anlamaya asla zorlanamaz.

bir ülke iyi yönetiliyorsa yoksulluk ve düşkünlüğün varlığı utanç vericidir. bir ülke kötü yönetiliyorsa zenginlik ve onur gibi şeylerin varlığından utanç duyulmalıdır.

gayretli ama dürüst olmayan, doğru sözlü ama güvenilir olmayan, safdil ama içten olmayan insanlarla hiçbir işim olmaz.

yaşama ilişkin bir bilginiz yokken ölümü nasıl bilebilirsiniz?

iyi bir insan başkalarının ayak izlerine basmaz.

kafanda yer eden iftiralar ve insanı tedirgin eden iğnelemelerden kendini uzak tutabiliyor ve onlardan etkilenmiyorsan akıllı ve uzak görüşlüsündür.

halkın hükümdarına güveni yoksa o devlet ayakta kalamaz.

büyüklerle küçükler arasındaki ilişki, rüzgarla otlar arasındaki ilişkiye benzer; rüzgar esince otlar eğilir.

iyilikseverlik bütün insanları sevmektir. bilgi, insanları tanımaktır. kişi bilgi sahibi olmadan nasıl erdem sahibi olabilir?

iyi bir hükümet birlikte olduklarını mutlu kılar. uzakta olanları kendine çeker.

çalışkan olanlar ilerler ve gerçeği elde eder. ihtiyatlı olanlar kendilerini yanlışlardan korur.

sebat etmeyen bir insan ne büyücü ne de doktor olabilir. erdemde süreklilik olmazsa o kişi saygınlığını yitirir.

değerli kimi insanlar yalnızlığa çekiliyor. bazı kötü bakışlardan uzaklaşıyorlar. bazıları da anlamsız sözlerden kaçıyorlar.

bir kişi çocukken küçüklere yakışacak biçimde alçak gönüllülük gösteremezse, gençken yararlı şeyler yapamazsa, yaşlılığında da böyle yaşamayı sürdürürse, o bulaşıcı bir hastalıktır.

kendisinden çok, başkalarından az isteyen bir insan, özünü kötülüklerden uzak tutar.

ikiyüzlülük erdemi sarsar. zekice konuşma erdemi engeller. küçük şeylere karşı sabırsız olmak büyük planları bozar.

bir insan, yanlışları olup da bunları düzeltmezse bu hataları benimsemiş demektir.

bir insanın çok ama pek çok bilgisi olup da onu tutacak erdemden yoksunsa, ne kadar kazanırsa kazansın sonunda her şeyi yitirir.

yolları ayrı olan insanlar birbirine danışmaz.

ülkede doğru ilkeler egemen olduğu zaman halk arasında anlaşmazlıklar olmaz.

yüksek sınıfın akıllı, aşağı sınıfın budala insanları vardır ve bunlar asla değiştirilemez.

insanlar yaratılışta aynıdır; ancak yaşam deneyimiyle birbirinden uzaklaşır.

bütün gün payına düşecek yemeği düşünüp de kafasını başka bir şey için yormayan bir kişiyle birlikte olmak çok zordur.

kızlara karşı doğru davranışı belirlemek çok zordur. eğer onlara yakınlık gösterecek olursanız alçak gönüllülüklerini yitirirler. uzak duracak olursanız kızarlar.

küçük insan yanlışlarını örtmeye çalışır.

insanların yetenek ve erdemi tepecikler gibidir, üstünden aşılır.

bir yönetim iyi olduğu zaman, sözler ve davranışlar en geniş sınırlar içinde özgürdür. kötü bir yönetim iş başındayken davranışlar belki en geniş sınırlar içinde özgürdür ama konuşmalarda ihtiyatlı olmak gerekir.