19.1.18

anarşist banker / şeytanın saati

fernando pessoa

eğer bir insan köle olmak için doğmuşsa, onun karakterine aykırı olan özgürlük, onun için bir zorbalık olacaktır.

bilimin temeli, cehaletimizi bilmektir.

insanlık pagandır. asla hiçbir din içine işleyemedi onun. sıradan insanın ruhunda ruhun ölümsüzlüğüne inanma gücü bile yoktur. insan, ne nerede ne de niçin uyandığını bilmeden uyanan bir hayvandır.

insan tanrılara taptığında onlara fetiş gibi tapar. onun dini gözbağcılıktır. hep böyleydi, böyledir ve hep böyle olacaktır. dinler gizemlerden taşan ve dünyevi olan şeylerdir yalnızca ve dünyevi olan bunu hiç kavrayamaz; çünkü o, doğası gereği, dünyevi olamaz.

hakikat, hiçbir şeyin var olmadığıdır, ne benim ne de başka herhangi bir şeyin. az çok kusursuz ve donanımlı değişik yaratıcıları ve şeytanlarıyla tüm bu evren ve diğer evrenler boşluk içinde boşluklardır; hiçbir şeyin gereksiz yörüngesinde dönen hiçlikler, uydulardır.

adaletsizliğe karşı her yol meşrudur.

toplumsal bir kurgu ancak toplumsal devrimle, başka kurgularla birlikte burjuva toplumu çökertildiğinde yok edilebilir. elbette kavgaya girilmezse gerçekten mağlup da olunmaz. ama manevi olarak mağlup olunur; çünkü aslında gerçekten dövüşülmüş olunmaz.

hangi amaç için olursa olsun, karşılığında doğal, yani bencilce bir karşılık olmadan çalışmak doğal değildir. hangi amaç için olursa olsun, en azından bu amaca erişildiğini bilmenin karşılığı olmadan çabalarımızı buna adamak da doğal değildir.

tüm dünyadaki sermaye sahibi büyük para babalarının hepsini ortadan kaldırın; ama sermayeyi yok etmeyin. hemen ertesi gün sermaye, başka ellere geçerek, yeni mülk sahipleri kanalıyla zorbalığını uygulamaya devam edecektir. büyük para babalarını değil ama sermayenin kendisini yok edin, hiç para babası kalır mı?

yoğun bir şekilde düşünülen fikirler aynı yoğunlukla hissedilir. bu dünyadaki hiçbir şey -en soyut düşünce de dahil- köklerini insanın yüreğine daldırmadan yaşayamaz.

benim büyülü silahlarım müzik, ay ışığı ve düşlerdir. ne var ki müzik deyince sadece çalınan müzik değil, sonsuza dek çalınmadan kalacak müzik de anlaşılmalıdır. ay ışığı derken, sadece aydan gelen ve ağaçların gölgelerini uzatan ışıktan söz edildiği sanılmamalıdır; güneşin dışlamadığı ve nesnelerin aldatıcı görünümlerini güpegündüz karartan başka bir ay ışığı da vardır. her zaman kendisi olarak kalan tek şey düşlerdir. onlar bizim içine doğduğumuz, her zaman doğal ve kendimiz kaldığımız o parçamızdır.

hayatımdan zevk almayı amaçlamıyorum. sadece onun yüce olmasını istiyorum; bu ateşi sürdürmek için bedenimi, ruhumu yavaş yavaş yakmak zorunda kalsam bile.