19.04.2022

leninizm

vedat türkali

marks'ın lenince yorumundan dünya şunları kazanmıştır: o yöntemle koca bir coğrafya parçasında, yıkılışıyla bile insanlığa engin deneyimler bırakmış ilk proleter sosyalist toplum kurulmuştur.

çin'den, kore'den, çin hindi'nden afrika'ya, küba'ya, güney amerika ülkelerine, dünyanın hemen her köşesinde tüm devrimcilere esin kaynaklığı eden leninizmdir. sırasında o devrimlerin ilk destekçisi de, lenin'in kurduğu o ilk sosyalist ülke olmuştur.

devrimin ille de sanayi ülkelerindeki sınıf savaşlarıyla gelişmiş ülkelerde olacağı dogmasını aşarak dünyayı kuşatmış emperyalist zincirin zayıf halkasına saldıran ulusal bağımsızlık savaşlarıyla bağlantılı biçimde, dünyanın sanayice gelişmiş ülkelerinin dışında herhangi bir yerinde de başarıya ulaşabileceği savıyla tarihin bu aşamasındaki toplumsal devrimi de, onun ayrılmaz bağlaşığı anti-emperyalist ulusal kurtuluş savaşlarını da en doğru değerlendiren leninizm'dir.

yoksul, topraksız köylülüğün, köy emekçilerinin toplumsal devrimde işçi sınıfı yanında yer almalarını devrimin olmazsa olmaz koşullarından sayarak köylülüğün devrimdeki doğru yerini saptayan da leninizm'dir.

ikinci enternasyonalin kapitalist düzenle bütünleşmiş olan partileri, kanlı iki cihan savaşından sonra, iktidara geçtikleri ülkelerdeki emekçi halklara, gerçek sosyalist dünyadaki uygulamalardan ürküp yılmış burjuvazilerden koparabildikleri, göz boyama biçiminde bir iki düzeltmeden öte ne kazandırmışlardır? iktidarı bıraktıkları anda da, temelde değişmeden dönen kapitalist çark, -hele sovyetler birliği'nin dağılışından sonra- emekçilere kaptırdıklarını bir biçimde geri almıştır.

ayrıca unutmamak gerekir ki, reformist partilerin iktidarda emekçilere bir şeyler kazandırdıkları ülkeler dünya soygununu paylaşan tekellerin ana vatanlarıdır; emekçilere verdikleri de geri bırakılmış başka ülkeler halklarının soygunundan, vurgunundan elde edilmiş artıdeğer, artı-ürün yağmasının parçacıklarıdır.

tüm insanlığın umut kaynağı bir düzen içinde olduğuna inanılan sovyetler birliği'nin çöküşü nasıl değerlendirilmelidir; hangi temel etkenlerin yıkıcılığından söz edilebilir?

hiçbir gerçek marksist-leninist sovyet devletinin yıkılışını marksizm-leninizm'in çöküşü diye almaz; tam tersine, işin incesine indirse, olup bitenlerden, öğretinin ne denli sağlam, sağlıklı tanılara varmamıza ışık tutacak, güçlü niteliği çıkar ortaya.

Hiç yorum yok: