7.12.2013

evliliğin sorunu

adam phillips

evliliğin sorunu -aslına bakarsanız esas zevki- ona asla bir macera denemeyecek olmasıdır.

bir çift, işleyecek suç arayan iki suç ortağından oluşur. suç işlemeye en yaklaştıkları durum ise cinselliktir çoğu kez.

çift olma durumu insanı dehşete düşürebilir; çünkü öteki kişi bu duruma asla gerçekten katılmaz. ya da, daha doğrusu, o da tam aynı şeyi ister; ama başka bir bakış açısından.

kendileri sık sık öyle zannetseler de, insanlar kendilerini güvende hissetmek için değil, tehlikenin ne olduğunu keşfetmek için ilişkiye girerler. sadakatsizliğin insanı hayal kırıklığına uğrattığı yer de budur işte.

eşlerimizi sevmek için kuralların tiryakisi olmamız gerekir.

büyümek hayalî bir uzuv haline gelmektir, âşık olmak bir uzuv edinmektir.

eğer hayata bir başkasının vücudunun parçası olarak başlıyorsanız, bağımsızlığınız bir uzvun koparılmasıdır. çift olmak bize aynı zamanda bir başkası olduğumuzu, biriyle tek parça olduğumuzu hatırlatır, bizi yeniden buna ikna eder. âşık olan ya da yasta olan herkesin bildiği gibi, kibarca ayrılık denilen şey aslında bir uzvun koparılmasıdır.

bizi ailenin içine sokan da aileden koparan da cinselliktir. başka bir deyişle, insanlar saklamak zorunda oldukları şeyi -cinselliklerini- başka bir yerde saklamaları gerektiğinde, ya da başka bir yerde daha iyi gösterebileceklerine inandıklarında evlerini terk ederler.

saklayacak bir şeyiniz yoksa, gidecek bir yeriniz de yoktur. çiftlerin bazen birbirlerine tümüyle dürüst davranmayı istemelerinin nedenlerinden biri de budur.

kişinin eşine yapabileceği en zalimce şey, sadakati becerip kutlamayı becerememektir. ya da, insanlar eşleri tarafından yeterince övülmedikleri ya da en hoşlandıkları biçimde övülmedikleri için başka maceralara atılırlar.

bir ilişkiyi sürdürmek zor değildir; ama bir kutlamayı ilanihaye sürdürmek imkansızdır. uzun alkış kafa karıştırıcı olur.

birbirinden tatmin olan ve birbirine güvenen güvenli çift, iyi hayat kavramımızı oluşturan resimlerden biridir; tıpkı mutsuz çiftin mutluluğun imkânsızlığı duygumuzu temsil etmesi gibi. çocukken hepimiz ana-babalarımızın dramını gözledik, ne çok şeyin buna bağlı olduğunu gördük.

çoğu sadakatsizlik çirkin değildir, yalnızca öyleymiş gibi görünür.

birinin eşine sahip çıkıcı davrandığını söylemek pek doğru değildir, çünkü çiftler daima birbirleridir zaten. işte bu nedenle kimse hiç kimseden gerçekten ayrılmaz. ve elbette bu nedenle, kimse hiçbir zaman tam olarak birlikte değildir.

çoğu insanın ihtiyaç duyduğu fetiş, ilişkinin adından, ilişkinin resmi titrinden ibarettir.

her sadomazoşistin bildiği gibi, hiçbir şey dayanıklılık kadar baştan çıkarıcı değildir. ne kadar çok alırsanız alın işini yapmaya devam eden tek afrodizyak odur.

sevgililerimizin bize kendi erotik hezeyanlarımızı hatırlatmak için birer sufleden, birer ipucundan ibaret olduklarını, başka bir yerle bağlantı kurmamızı sağlayan insanlar olduklarını keşfetmekten korkmamızdandır.

hiçbir zaman yanlış anlaşılmayız; yalnızca zaman zaman istemediğimiz şekilde anlaşılırız. hiçbir zaman sadakatsiz değilizdir; yalnızca zaman zaman istemediğimiz şekilde sadık oluruz.

aslında bir ilişki için çabalıyorsanız, zaten bir şeyler ters gidiyor, bir şeyler eksik demektir.

cinsel ilişkiler çabalamayı sevmeyenler içindir; çünkü çalışmazlar. yalnızca az ya da çok zevk, az ya da çok umut verirler, o kadar.

çift olma durumu, üçüncü şahısların müdahalesine karşı sürekli bir dirençtir.

çift, üçüncü şahıslara karşı direnmeye devam edebilmek için onlara sürekli olarak ihtiyaç duyar. sadık insanlar düşmanı sürekli göz hapsinde tutarlar, ölçüp biçerler. düşman olmasa ne yaparlardı ki birlikte? ne yapacaklarını nasıl bilirlerdi? iki kişiden ancak arkadaş olur, çift üç kişiden oluşur.

tüm erotik hayat peygamberleri yalancı peygamberlerdir, çünkü her çift seksi kendisi için yeniden icat etmek zorundadır. sevişmeyi yaşamaktan ziyade sevişmeyi icat ederler. erotik hayatlarımızda belirsizlik hazdır, sakilliğimiz ise tutku.

çiftlerin birbirleriyle şiddetle rekabet halinde olmaları, kötü saklanan bir sırdır; kesinlikle tanık olmaktan hoşlanmayacağımız bir şey.

aynı şekilde, cinsel sadakatsizliğin - ya da şehvet peşinde koşan çokeşlilerin- olmadığı bir toplum da tehlikeli olabilir. kime hayran kalacaktık o zaman? kime eza edecektik? ne de olsa, üçüncü taraf olmadığında çift, birbirine karşı son derece korumasızdır.

ilişkilerin nasıl olup da yürümediği hakkında yazılanlar, nasıl olup da yürüdüğü hakkında yazılanlardan daha fazladır. uzun süre mutlu bir hayat yaşayan çiftleri tarif etmek için banallik dışında bir dilimiz yok neredeyse. onların bir sırrı olsun isteriz, ya da bize verecek bir şeyleri olsun. ya da bizim onlara verecek bir şeyimiz olsun; kuşkularımız dışında. gizli kalmış hiçbir şeyin olmaması ihtimalinden daha dehşet verici şey yoktur. mutlu bir evlilikten daha büyük bir skandal olamaz.

Hiç yorum yok: