29.3.20

insan

elio vittorini

her insan hayatının bir döneminde, bir kere olsun hastalanır ve içindeki hastalık denen bu yabancıyı tanır, onun karşısındaki çaresizliğini bilir. onun için her insan benzerini anlayabilir. ama belki de her insan insan değildir, bütün insanlık insan olmaktan uzaktır.

yağmurlu bir günde, insanın ayakkabıları delik deşikse ve su alıyorsa; gönlünü belli bir insana kaptırmamışsa, yaşayacağı bir hayatı yoksa; ne başardığı ne de başaracağı bir şey varsa; ne korkacağı ne yitireceği bir şey kalmışsa ve çevresinde dünyadaki kırımı görüyorsa, insanın içine işte böyle bir kuşku düşebilir. bir insan güler, bir başkası ağlar; ikisi de insandır, gülen insan da hasta olmuştur, hastadır ama güler; çünkü öteki insan ağlamaktadır. bu başkalarının canına kıyan, onları yok eden biri olabilir. çaresizlik içinde olup da ötekinin gazetesini ve haber başlıklarını okuyarak güldüğünü gören bir insan ise gülenin değil, ağlayanın dostluğunu arayacaktır. demek ki her insan insan değildir. biri cana kıyıyor, öbürünün canına kıyılıyor. bütün insanlık değil, ancak canlarına kıyılanlar insandır. bir insanı öldürdün mü, o insan bir insandan fazla bir şey olur. hasta olan, aç olan insan da daha insandır; açların meydana getirdiği insanlık da daha insandır.

elbette bazı insanlar insan değildir, bütün insanlık da insancıl değildir. ama bir adam alçak gönüllü olduğu için insan olmaz. gururlu olduğu için bile insan olmaz. bir insanın yoksulluğu içinde bir çocuk gibi bağırır da, gene de daha insan olabilir. yoksulluğunu yadsıyıp gururlanır da, gene de daha insan olabilir.