8.5.18

senfoni

w. somerset maugham

orkestranın her bir üyesi, kendi küçük enstrümanını çalar. peki ya sence o üye, karmakarışık armonilerin, bambaşka bir ezgiyle yayılışının ne kadarını duyuyordur? o sadece kendi ufak payıyla ilgilenir. ama senfoninin güzel olduğunu bilir, hiç kimse duymasa dahi güzeldir ve o kendi bölümünü çalmaktan mutluluk duyar.

bu, yol ve yolcuyla ilgili. tüm varlıkların üzerinde yürüdüğü sonsuz bir tariktir; ama hiçbir varlık tarafından yaratılmamıştır; çünkü kendisi başlı başına bir varlıktır. hem her şeydir hem de hiçbir şey. her şey oradan yükselir, ona uyum sağlar ve sonunda her şey ona döner. açısız bir kare, kulağın duyamayacağı bir ses, şekli olmayan bir imgedir. engin bir ağ gibidir, deniz kadar geniş örgülerinden hiçbir şeyin geçmesine izin vermez. her şeyin sığındığı bir korunaktır. hiçbir yerdedir, ama pencereden dışarı bakmadan da görülebilir. "istememeyi iste" der öğretisi ve "her şeyi oluruna bırak." mütevazı olan bütünlüğünü korur. eğri doğruya döner. başarısızlık, başarının temelidir ve başarı, başarısızlığın pusuda beklediği yerdir, ama dönüm noktasının nerede olduğunu kim bilebilir ki? şefkatin peşinden koşan, küçük bir çocuğa bile dönüşebilir. nezaket, saldırana zaferi getirir, savunana ise emniyet sağlar. güçlü olan, kendisini yenendir.