28.4.18

rüştü onur

muzaffer tayyip uslu


rüştü ölmüş. öldü diyemiyorum. bundan bir ay önce istanbul sokaklarında kol kola gezdiğim, birkaç gün evvel de yakında bir şiir kitabının çıkacağını müjdeleyen mektubunu aldığım rüştü'nün bu vakitsiz ölümüne kendimi inandırmak kolay olmayacak.

rüştü benim için şiirlerini her zaman zevkle okuduğum bir şairden ziyade, hiç çekinmeden bana derdini döken ve benim de hiç çekinmeden kendisine içimi açabileceğim, yeryüzündeki yegane insandı.

rüştü'nün şiirlerinde, insanları yorulmadan sokakları yoruluveren ve günleri birbirine benzeyen bir küçük şehrin yeknesak hayatından kurtulmak için çırpınan ve haddizatında güzel olan yaşamaktan nasibini almak arzusuyla, mütemadiyen mesut insanlarla dolu mesut memleketlere firar etmeyi düşünen insanların haleti ruhiyesi vardır. rüştü ölmek değil yaşamak istiyordu:

"benden zarar gelmez
kovanındaki arıya
yuvasındaki kuşa
ben kendi halimde yaşarım
şapkamın altında"

rüştü ölmüş. onunla aynı hastalıktan yan yana yattığımız günleri hatırlıyorum. bize o zaman ıstırabın ta kendisiymiş gibi gelen o günlerde, şimdi saadeti görür gibi oluyorum. rahmetlinin ağzından hiç düşmeyen bir söz vardı: "saadet, kaybedilenler arasındadır." fakat o saadeti, yenide ve yeniye giden yol demek olan macerada aradı. bu macera düşkünlüğü değil midir ki onu havası ve suyu kadar insanları da yabancı bir şehirde beklenmedik bir zamanda yalnız, yapayalnız ölümün kucağına terk etti.

rüştü ölmüş. demek ben artık, rüştü gelirse şöyle yaparız, böyle yaparız diye hülyalara dalamayacağım. demek artık, bir zamanlar baş başa tasarladığımız yarına ait o güzel projelerden hiçbiri tahakkuk etmeyecek. demek artık, bu şehrin caddelerinde dolaştığımız ve yeni yazdığımız şiirleri birbirimize okumak için deliler gibi sokaklara düştüğümüz günler, bulutu bulut, ağacı ağaç, denizi deniz olarak seyrettiğimiz saatler, sırf şiirden bahsederek sabahladığımız geceler birer hatıra oldu.

rüştü ölmüş. ve ben daha şimdiden insanları yorulmadan sokakları yorulan bu küçük şehirde yalnızlığımı hissetmeye başladım.