15.5.18

tımarhane

jack london

yiyecek ve barınak yokluğu, insanların aklını kaybetmesinin en büyük sebeplerinden biridir.

seyyar satıcılar, işportacılar, kapıdan satış yapanlar, yani diğerlerinden daha kıt kanaat geçinen bir işçi sınıfı, tımarhanede yatanların en büyük yüzdesini oluşturur.

bahtsızlık ve sefalet insanları altüst etmeye, bazı kişileri tımarhaneye, bazılarını da morga ya da darağacına yollamaya muktedirdir. başa kötü bir şey gelip de eş ve baba, karısına, çocuklarına duyduğu bütün sevgiye ve çalışma arzusuna rağmen iş bulamaz olunca, akıl sağlığının sarsılması ve zihnindeki ışığın sönmesi çok kolaydır. yetersiz beslenme ve hastalıklar bedenini tahrip ederken, ıstırap çeken karısını ve küçük çocuklarını gördükçe ruhu ezilirken, bu bilhassa kolaydır.

hayat bu kadar tekinsiz, mutlu olma imkânı bu kadar uzak olunca, hayatın ucuzlaması ve intiharların yaygınlaşması kaçınılmaz olur. bu olgu o kadar yaygındır ki, intihar haberi yer almayan günlük gazete bulamazsınız. mahkemelerdeki intihar girişimi davaları ise, ancak sıradan bir sarhoş kadar ilgi uyandırır ve aynı hızla, aynı ilgisizlikle görülüp geçilir.

yasa bir yalandır ve insanlar yasa aracılığıyla en utanmazca yalanları söylemektedir.