14.5.18

işaret

pascal

insanın körlüğünü ve biçareliğini görünce, sessizliği içindeki evrenin tümünü ve evrenin bir köşesinde adeta kaybolmuş gibi tek başına karanlıkta bırakılmış insanı, yani kimin kendisini oraya koyduğundan ve ne yapmaya geldiğinden, ölünce ne olacağından habersiz, hiçbir şey bilmeyen insanı düşününce, uykusunda ıssız ve korkutucu bir adaya getirilmiş ve ne olduğundan bihaber uyanıp kaçış yolu bulamayan bir insan gibi dehşete kapılıyorum. ve sonra, bu zavallı halimize bakıp umutsuzluğa kapılmamamıza hayret ediyorum. etrafımda bana benzer kişiler görüyorum. benden daha bilgili olup olmadıklarını soruyorum. bana öyle olmadıklarını söylüyorlar. sonra bu zavallı kayıp ruhlar çevrelerine bakıyor ve kendilerini kaptırıp bağlanacakları hoş bir şeyler buluyorlar. bana gelince, ben bu tür şeylere bağlanmayı beceremedim ve gördüklerimin ötesinde nice şeyler olduğunu düşünerek tanrı'nın bir yerlerde, kendisine dair bir işaret bırakıp bırakmadığını araştırdım.

birbiriyle çelişen pek çok din olduğunu görüyorum ve biri hariç hepsi batıl. her bir din kendi otoritesine dayanarak kendine inanılmasını istiyor ve inanmayanları korkutuyor. onlara bu sebepten inanmıyorum. çünkü bunu herkes söyleyebilir. herkes kendine peygamber diyebilir; ancak kehanetleri gördüğüm yerde hristiyanlığı görüyorum ve bu herkesin yapabileceği bir iş değil.