21.3.16

ülkü

ülkü tamer

artık "genç şair" sayıldığım yıllar. beyoğlu'nda yürüyorum. galatasaray postanesi'nin önünde tarık'a (dursun k.) rastladım. yanında bir adam.

tarık bizi tanıştırdı.

adam "ülkü tamer"i duyar duymaz sırtını döndü bana, başını postanenin duvarına vurmaya başladı.

kalakaldım. adam bu defa da duvarı yumrukluyor. hem yumrukluyor hem "olamaz!" diye bağırıyor.

ilk kez gördüğüm biri. tek söz söyleyecek halim yok. şaşkınlıkla tarık'a baktım. tarık, "ben de bir şey anlamadım." gibilerden dudak büktü. sonra kolundan yakaladı adamı, "ne oldu?" diye sordu.

şöyle bir kendine geldi adam. "ne olacak?" dedi. "ege ernart'ı kız sanıyordum, erkekmiş. ece ayhan'ı kız sanıyordum, o da erkekmiş. son umudum ülkü tamer'di, karşıma böyle bir herif çıktı! ben kafamı duvara vurmayayım da ne halt edeyim!"